31 Ocak 2015 Cumartesi

Hz. Muhammed (s.a.v)'in Mucizeleri

Hz. Muhammed (s.a.v)'in Mucizeleri

Alemlerin efendisi, Hz. Peygamberimiz Aleyhis Selatü Vesselama salat ve selam olsun. Cenabı Hak'kın "Sen olmasaydın ben bu alemleri yaratmazdım" dediği iki cihan güneşi peygamber efendimizin birbirinden güzel ve olağanüstü mücizeleri bulunmaktadır. Daha doğmadan Hz. Şuayb'ın Suhufunda, İncil ve Tevratta başladı aslında mucizeler. Hz. Şuaybın Suhufunda ve tevratta Muhammed diye geçer efendimizin ismi. İncilde ise Ahmet diye geçer. Efendimizin doğduğu gece dünyanın birçok yerinde muciler meydana geliyordu. Mecusilerin bin yıldır yanan ateşi sönüyor. İran hükümdarının görkemli sarayının sütunları yıkılıyor, Mekkede bulunan putların hepsi yüzüstü yatıyor ve sema gölü kuruyordu. Adeta dünya efendimizi karşılamaya hazırlanıyordu. Onun getirdiklerine aykırı ne varsa ya yıkılıyor, ya da sarsılıyordu. 

Peygamberlik gelmeden bazı mucizeler oluyordu. Peygamberimizin olduğu bir kervanı bulutun koruması bir mucizedir. Ayrıca efendimiz çobanlık yaparken, Mekke’de olan panayır ve eğlencelere ne zaman katılmak istese, Allahü Teâlâ ona bir uyku vererek katılmasına engel olurdu.

Peygamberimiz Aleyhisselatü Vesselam 40 yaşına geldiğinde artık peygamberlik gelmişti. Dünya artık bambaşka bir dünya idi. Mekke bambaşka bir şehirdi. Müşrikler o zamana kadar çok sevdikleri Hz. Muhammed'ten artık yavaş yavaş nefret etmeye başlıyorlardı. Efendimize inanmıyor ve onu, atalarının dinini yok etmeye çalışmakla suçluyorlardı. Peygamber efendimiz ne kadar anlatmış ise de inanmadılar. Kendisinden mucize göstermesini istediler. Öncelikle şunu bilmeliyiz ki, peygamberimizin en büyük mucizesi Kur'anı Kerimdir. Bindörtyüz yıl öncesinde bildirilenler hala günümüze ışık tutmaktadır. O zaman da bildirilenler günümüzde bilim adamları tarafından tek tek doğrulanmaktadır.

Daha birçok mucizesi vardır efendimizin.

Miraç Hadisesi; Peygamberimizin en büyük mucizesidir. Bir gece yatağından kalkarak Mescidi Harama geldi. Cebrail Aleyhisselam refakatinde Burak'a binerek Mescidi Aksaya gelmişti. Orada onu bütün peygamberler karşılıyordu. Mescidi Aksa'da diğer peygamberlere iki rekât namaz kıldıran efendimiz, arşa yükseliyor, sevgilisine kavuşacağı anı sabırsızlıkla bekliyordu. Efendimiz Beyt'ül Maktise varınca orada bir kayadan göğe yükseltiliyordu. Miraç yolunda mucize sayılabilecek birçok olay cereyan ediyordu. Her bir katında biriyle karşılaşıyor. Sayısız melekler görüyor ve cennet ile cehennemin durumları ona gösteriliyordu. O mübarek gecede biz inananlara müthiş hediyeler getiriliyordu. efendimiz tarafından. Bunların en büyüğü beş vakit namazdır. Beş vakit namaz bu gece farz kılındı. Sonra Allaha şirk koşmayan herkesin sonunda affedileceği müjdeleniyordu. Bu ne güzel bir haberdi. Daha sonra bakara süresinin son iki ayeti bu gece nazil oluyordu.

Ayın İkiye Bölünmesi; Müşrikler Efendimize bir gün madem peygambersin ayı ikiye böl dediler. Efendimizde şahadet parmağı ile aya işaret etti ve ay ikiye ayrıldı. Bir yarısı müşriklerin istediği gibi Ebu Kubeys dağının üzerinde, diğer yarısı ise, Kuaykıan dağı üzerinde görünüyordu. Bu mucize karşısında müşrikler yine inanmadılar.

Parmakları arasından su çıkarması; Peygamber efendimiz bazı yolculuklarda susuz kalındığı zaman elini bir kaptaki suya sokunca parmakları arasından su fışkırırdı. Bütün sahabeler ve hayvanlar bu sudan kana kana içerlerdi.     Ölen bir kızı diriltmesi; Peygamberimiz komşusunun ölen kızını dirilterek, onun konuşmasını sağlamıştı.

Koyunun beni yeme ya Rasulullah demesi; Hayberde peygamberimizin önüne zehirli koyun kebabı konulmuş, fakat koyun peygamberimize "beni yeme Ya Rasulullah" diyerek uyarmıştı.

Hurma Kütüğünün Ağlaması; Peygamberimiz Mescidi Nebevi'ye minber yapılınca daha önce oturduğu hurma kütüğü kendisine oturmayı bıraktığı için ağlamıştı. Peygamberimiz ona sarılınca hurma kütüğü sustu.

Peygamber Efendimiz (s.a.v)'in müşriklerden kaçarken Hz. Ebu Bekir'le beraber saklanmak için sığındıkları mağaranın ağzının örümcek tarafından örülmesi ve aynı mağarann girişine bir kuşun yuva yapmasıdır. Peygamber Efendimiz (s.a.v) kum attığı zaman insanların gözlerinin kör olması gibi...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) yolda giderken birden önüne Ebu Cehil çıkar iki eli arkasındadır ve elinde taş vardır derki; bil bakalım elimde ne var? Bakalım gerçekten iddaa ettiğin gibi peygambermisin? Peygamber Efendimiz (s.a.v) şöyle der; benim peygamber olduğumu istersen elindeki taşa sor.Birden Ebu Cehil'in elindeki taş dile gelir ve EŞHEDÜ ENLA İLAHE İLLALLAH VE EŞHEDÜ ENNE MUHAMMEDEN ABDUHÜ VE RASULUHÜ der.Ebu Cehil hemen elindeki taşı yere atar ve Peygamber Efendimize şöyle der; gerçekten sen çok büyük bir sihirbazsın.
Daha birçok mucizesi olan Peygamber Efendimizin, başlangıçta da dediğimiz gibi en büyük mucizesi Kur'an-ı Kerim'dir. Onu okuyup anladığımızda İslam dininin ne kadar büyük bir din olduğunu kavrayacağız. Biz insanoğlu kendi vücudumuzu incelediğimizde başka bir mucize aramamıza gerek kalmayacaktır. 

Dağ,Taş ve Cansız Bazı Varlıklarla İlgili Mucizeler

Bu bölümde Efendimizin (asm) dağlar ve taşlar gibi bazı cansız varlıklarla ilgili göstermiş olduğu mucizelerden bir kısmını nakledeceğiz.

Tesbih Eden Yiyecekler

Kadı İyaz, Şifâ-i Şerif isimli eserinde Buharî gibi sahih kaynaklara dayanarak naklediyor ki:
Peygamberimizin (asm) yanında ve hizmetinde bulunan Hazret-i Abdulah İbni Mes’ud der ki:
”Biz Allah Resulü’nün (asm) yanında yemek yerken, yediği yiyeceklerin tesbihlerini işitiyorduk.”[1]

Avuç İçinde Tesbih Eden Taşlar

Sahih hadis kitaplarından naklediliyor. Hazret-i Enes demiş ki: “Allah Resulü’nün (asm) yanındaydık. Avucuna küçük taşları aldı; mübarek elinde tesbih etmeye başladılar. Sonra Hazreti Ebu Bekir’in eline koydu; yine tesbih ettiler.”[2] Aynı hadise hakkıda Hazret-i Ebu Zer demiş ki: “Sonra Hazret-i Ömer’in eline koydu; yine tesbih ettiler. Sonra aldı, yere koydu, sustular. Sonra yine aldı, Hazret-i Osman’ın eline koydu; yine tesbihe başladılar.” Sonra, Hazret-i Enes ve Ebu Zer diyorlar ki: “Ellerimize koydu, sustular.”[3]

Peygamberimize (asm) Selam Veren Taşlar

Hazret-i Ali ve Hazret-i Câbir ve Hazret-i Aişe’den sahih kaynaklarda nakledilen bir mucizedir.
“Dağ, taş, Allah Resulü’ne (asm) “Selâm sana ey Allah’ın Resûlü!” diyorlardı.”

Hazret-i Ali’den nakledilen rivayette diyor ki:
“Peygamberlik vazifesinin verilmesinin ilk zamanlarında, Mekke çevresinde Allah Resulü (asm) ile beraber gezdiğimizde, ağaç ve taşa rast geldiğimiz vakit “Selâm sana ey Allah’ın Resûlü!” diyorlardı.””[4]

Hazret-i Cabir’den nakledilen rivayette diyor ki:
 “Allah Resulü (asm) taş ve ağaca rast geldiği vakit, ona secde ediyordular. Yani, boyun eğip “Selâm sana ey Allah’ın Resûlü!” diyorlardı.”[5]

Hazreti Câbir’in bir rivayetinde, Allah Resulü (asm) demiş ki “Bana selâm veren bir taş biliyorum.”[6] Bazılar o taşın Hacerü’l-Esved olduğunu söylemişlerdir.

Hazret-i Aişe (r.anha), bir rivayette Allah Resulü’nün (asm) şöyle dediğini bize nakletmektedir:  “Cebrâil bana vahiy getirmeye başladıktan sonra hangi taşın ve hangi ağacın yanından geçsem, bana mutlaka‘Esselâmü aleyke yâ Resulallah’ derlerdi.”[7]

Duaya Amin Diyen Ev

Peygamberimizin (asm) amcası Hazret-i Abbas’tan naklediliyor ki: Allah Resulü (asm), Hazreti Abbas ve dört oğlunu (Abdullah, Ubeydullah, Fazl, Kusem) beraber, “mülâet” denilen bir perde altına alarak üzerlerine örttü. “Yâ Rabbi! Bu benim amcamdır ve babamızın öz kardeşidir. Bunlar da onun çocuklarıdır. Ben abâmla onların üzerlerini örttüğüm gibi, sen de onları örterek ateşten koru.”[8] deyip dua etti. Birden, evin damı ve kapısı ve duvarları “Âmin, âmin” diyerek duaya iştirak ettiler.[9]

Uhud’un Sallanması

Başta Buharî, İbni Hibban, Ebû Davud, Tirmizî gibi sahih hadis kitapları beraber olarak, Hazret-i Enes[10], Ebu Hüreyre[11], Hazreti Osman[12] ve Aşere-i Mübeşşereden Said ibni Zeyd’den[13] naklediyorlar ki:
Allah Resulü (asm), Hazreti Ebu Bekir (ra), Hazreti Ömer (ra) ve Hazreti Osman (ra) ile Uhud Dağının başına çıktılar. Uhud Dağı, ya onların azamet ve heybetlerinden veya kendi sürur ve sevincinden sallanmaya başladı. Allah Resulü (asm) ferman etti ki:
“Dur ey Uhud! Şüphesiz üzerinde bir peygamber, bir sıddık ve iki şehid var.”

Şu hadîs aynı zamanda, Hazreti Ömer (ra) ve Hazreti Osman (ra)’ın şehid olacaklarını haber vermektedir.

Sebir’in Korkusu, Hira’nın Çağrısı

Allah Resulü (asm) Mekke’den hicret ettiği ve Kureyş müşrikleri takibe çıktıkları vakit, Sebîr isimli dağa çıktılar. Sebîr dedi: “Yâ Resulallah, benden ininiz. Korkarım, benim üstümde sizi vururlarsa Allah beni cezalandırır... Onun için korkarım.” Sonrasında Hira Dağı çağırdı  “Ya Resulallah! Bana gel.”[14]

Bu örneklerden anlaşılır ki, o koca dağlar birer müstakil kuldur, Allah’ı tesbih ederler ve vazifedardırlar. Peygamber’i (asm) tanır ve severler; başıboş değillerdir.

Titreyen Minber

Sahih hadis kaynaklarında, Hazret-i Abdullah ibni Ömer’den rivayet ediliyor ki:
“Allah Resulü (asm) minberde hutbe okurken, “Onlar Allah’ın kudret ve azametini hakkıyla bilemediler. Halbuki kıyamet gününde yeryüzü bütünüyle Onun tasarrufundadır; gökler de Onun kudretiyle dürülmüştür.”[15] âyetini okudu ve dedi ki “Cebbâr olan Allah kendini tâzîm ediyor ve buyuruyor ki: Cebbar Benim, Cebbar Benim; her şeyden büyük ve her şeyden yüce olan Benim.” Allah Resulü (asm) sözünü söylediği vakit minber öyle sarsıldı ve öyle titredi ki; Allah Resulü’nü (asm) düşürmesinden korktuk. Düşürecek derecede şiddetli sallandı.”[16]

Devrilen Putlar

Sahih kaynaklarda, ümmetin alimi ünvanına sahip, Kur’ân tercümanı Hazret-i İbni Abbas[17] ve Allah Resulü’nün (asm) hizmetinde bulunan, sahabenin önde gelen alimlerinden biri olan İbni Mes’ud’dan[18] haber veriliyor ki:
Mekke’nin Fethi gününde, Kâbe ve etrafında, taşta kurşunlarla sabitlenmiş üç yüz altmış put vardı. Allah Resulü (asm) elinde yay gibi bir değnekle o sanemlere birer birer işaret ederek “Hak geldi, bâtıl yok oldu. Muhakkak ki bâtıl yok olup gidicidir.”[19] ayetini okuyarak, hangisine işaret ediyorsa, yere düşüyordu. Putun yüzüne işaret ettiğinde arkasına düşüyor, arkasına işaret ettiğinde ise yüz üstüne düşüyordu. Bu şekilde bütün putlar yere yuvarlandılar.[20]

Rahib Bahira’nın Gördükleri

Meşhur Rahib Bahîra’nın siyer kitaplarında detaylıca anlatılan meşhur hadisesidir. Allah Resulü’ne (asm) peygamberlik vazifesi verilmeden önce, amcası Ebu Talib ve bir kısım Kureyşlilerle beraber Şam tarafına, ticarete gidiyorlardı. Rahib Bahira’nın kilisesi civarına geldiklerinde istirahat etmek için kervanı durdurdular. O sıralarda inzivaya çekilen ve insanların içine çıkmayan Rahip, birden kafilenin yanına geldi. Kàfile içinde Hazret-i Muhammed’i (asm) gördü. Sonra kàfileye dedi ki: “Şu, Alemlerin Efendisidir ve peygamber olacaktır.” Kureyşliler dediler: “Nereden biliyorsun?”Mübarek rahip dedi ki:“Siz gelirken baktım ki, havada, üstünüzde bir parça bulut vardı. Siz otururken, şu Muhammedü’l-Emin’in (a.s.m.) tarafına bulut meyletti, gölge yaptı. Hem görüyordum ki, taş, ağaç ona secde eder gibi bir vaziyet gördüm. Bu ise ancak peygamberlere  yapılır.”[21]

* * *

Bu mucizeler beraber değerlendirilediğinde öyle kopmaz bir zincir olur ki, hiçbir şüphe onu koparamaz ve sarsamaz. Şu tür mucizeler yani cansızların Allah Resulü’nün (asm) peygamberliğini tasdik etmeleri mucizeleri genellikle mânevî tevatür hükmünde kesin ve kat’iyeti ifade eder. Herbir nakledilen mucize, diğer mucizelerin  tamamının kuvvetinden bir kuvvet daha alır. Evet, zayıf bir direk, kuvvetli direklerle omuz omuza geldiği vakit, kuvvetleşir. Zayıf, kuvvetsiz bir adam, asker olup orduya girse öyle kuvvetleşir ki, bin adama meydan okur.

* * *

Düşmana Atılan Taşlar

Kur’anda“Attığın zaman sen atmadın; ancak Allah attı.”[22] ayetiyle işaret edilen Bedir Savaşı’nda vuku bulan bir hadisedir.

Allah Resulü (asm) bir avuç toprakla küçük taşları aldı ve “Bu yüzler kahrolsun!..” diyerek müşrik ordusunun yüzüne attı. Söylenen bu tek sözün her kulağa gitmesi gibi, atılan toprak ve taşlar da aynen öyle her bir müşriğin gözüne gitti. Müşrikler kendi gözüyle meşgul olup, hücum etmekteyken, birden kaçmaya başladılar.[23]

Huneyn Savaşı’nda da Bedir Savaşı’nda olduğu gibi, düşman ordusunun şiddetli hücumu esnasında yine bir avuç toprak atıp, “Bu yüzler kahrolsun!..” diyerek, herbirinin kulağına bir “Bu yüzler kahrolsun!” cümlesi girdiği gibi, Allah’ın izniyle herbir düşman askerinin yüzüne bir avuç toprak gitti, gözleriyle meşgul olup kaçtılar.[24]

İşte, Bedir’de ve Huneyn’de meydana gelen şu harika hâdise, sıradan sebeplerin ve insan kudretinin dahilinde olmadığı için Kur’an  “Attığın zaman sen atmadın; ancak Allah attı.”[25]  diye ferman eder. Yani, “O hâdise bir insanın kudretinin haricindedir. Ancak Allah’ın kudretiyle olmuştur.”

Bir Yahudi’nin Suikast Girişimi

Başta Buharî ve Müslim olmak üzere, sahih hadis kaynaklarında nakledilen bir mucizedir. Hayber Savaşı’nda, Yahudi bir kadın, bir keçiyi biryan yapıp pişirmiş ve gayet tesirli bir zehirle zehirleyip, Allah Resulü’ne (asm) göndermişti. Sahabeler yemeye başladılar. Allah Resulü (asm) birden dedi ki: “Pişirilen keçi bana‘Ben zehirliyim!..’ diyor.” diye haber verdi. Sonra herkes elini çekti. Fakat o şiddetli zehirin tesirinden, Bişr ibni’l-Bera’ aldığı birtek lokmadan vefat etti.

Allah Resulü (asm), o Zeynep ismindeki Yahudi kadını çağırdı. Sordu: “Neden böyle yaptın?” Kadın dedi ki: “Eğer peygambersen sana zarar vermeyecek. Eğer padişahsan, insanları senden kurtarmak için yaptım.”[26] Bazı rivayetlerde o kadını ölümle cezalandırdığı veya ölen sahabenin akrabalarına kısas için verip onların öldürdükleri nakledilmiştir.[27]

Şu mucizevi hadiseyle ilgili bazı detaylar da şöyledir. Bir rivayette, o keçi haber verdiğinde bazı sahabeler de söylediklerini işittiler.[28]

Bir rivayette vardır ki, Allah Resulü (asm), haber verdikten sonra dedi ki: “Bismillah deyiniz, ondan sonra yiyiniz. Zehir daha tesir etmeyecektir.” Şu rivayeti gerçi İbni Hacer-i Askalânî kabul etmemiştir, fakat başka hadis alimleri kabul etmişlerdir.[29]

Bazı kötü niyetli ve ortalığı karıştırma gayretinde olan Yahudiler, Allah Resulü’ne (asm) ve O’na yakın olan sahabelere birden darbe vurmak istedikleri halde, birden gaipten haber verilmiş gibi suikast girişiminin ortaya çıkması ve tuzaklarının akîm kalması ve o ihbarın ifade ettiği vakıa doğru çıkması ve hiçbir vakit sahabeleri nazarında gerçeğe aykırı bir haberi görülmeyen Hazreti Muhammed’in (asm) “Şu keçi bana söylüyor.” demesi, herkesin kulağıyla o keçiden o sözü işitmesi kadar kesin kanaatleri olmuştur.[30]

* * *

Hazret-i Mûsâ’nın (as) “yed-i beyzâ” yani elinin nur saçması ve “asâ” mucizesine benzer, üç olayda Peygamberimizin (asm) mucizesini nakledeceğiz:

Nur Saçan Değenek

Hazret-i İmam-ı Ahmed ibni Hanbel, Ebu Saidi’l-Hudrî’den nakleder ki:
Allah Resulü (asm), Katâde ibni Numan’a, karanlıklı, yağmurlu bir gecede bir değnek verir ve ferman eder ki: “Sana, lâmba gibi, onar arşın her tarafta ışık verecek. Evine gittiğin zaman bir siyah şahıs gölge göreceksin. O şeytandır. Onu hanenden çıkar, kov.” Katâde değneği alır, gider. Yed-i beyzâ gibi ışık verir. Evine gider, o siyah şahsı görür, evinden çıkarıp kovalar.[31]

Bedir’de Kılınca Dönüşen Değenek

Pek çok mucizenin ve olağanüstü hadisenin gerçekleştiği Bedir Savaşı’nda, Hazreti Ukkâşe’nin müşriklerle döğüşürken kılıcı kırıldı. Allah Resulü (asm), ona, kırılan kılıcına mukàbil, kalınca bir değnek verdi. Dedi: “Bununla savaş.” Birden, değnek, Allah’ın izniyle, uzun, beyaz bir kılıç oldu. Onunla savaşmaya devam etti. Hayatı miktarınca, tâ Yemâme harbinde şehid oluncaya kadar boynunda taşıdı.[32] Şu hâdise kesindir. Çünkü Hazreti Ukkâşe hayatı boyunca, o kılıcıyla iftihar etmiş ve o kılıç “el-avn” namıyla meşhur olmuştur.

Uhud’da Kılınca Dönüşen Değenek

İbnü Abdi’l-Berr[33] gibi bir asrının büyük bir alimi ve sahih kaynaklardan naklediyor ki:
Uhud Savaşı’nda, Allah Resulü’nün (asm) halası oğlu olan Abdullah ibni Cahş savaşırken kılıcı kırıldı. Allah Resulü (asm) ona bir değnek verdi. O değnek onun elinde bir kılıç oldu; onunla savaşmaya devam etti. O mucizenin eseri olan kılıç bâki kaldı.[34] Meşhur İbnü Seyyidi’n-Nâs, siyer kitabında haber veriyor ki: Bir zaman sonra, Abdullah o kılıcı Buğa-yı Türkî isimli bir adama sattı.[35]

İşte bu iki kılıç, Hazreti Mûsâ’nın (as) mucize olan asası gibi birer mu’cizedir. Fakat Asâ-yı Mûsâ, Hazreti Musa’nın (as) vefatından sonra mucizeliği kalmamıştır. Fakat Allah Resulü’nün (asm) mucizesinin eseri olan bu kılıçlar baki kalmışlardır.

_______________________________________________
[1]Buharî, Menâkıb: 25; Tirmizî, Menâkıb: 6 (tahkik: İbrahim A’vad) no. 3633; Müsned, 1:460; Kadı İyâz, eş-Şifâ, 1:306; Ali el-Kari, Şerhu’ş-Şifâ, 1:627; İbni Kesîr, el-Bidâye ve’n-Nihâye, 6:97-98, 133.
[2]Kadı İyâz, eş-Şifâ, 1:306; Hafâcî, Şerhu’ş-Şifâ, 3:70; Ali el-Kari, Şerhu’ş-Şifâ, 1:627.
[3]Kadı İyâz, eş-Şifâ, 1:306; el-Heysemî, Mecme’u’z-Zevâid, 5:179, 8:298-299; İbni Kesîr, el-Bidâye ve’n-Nihâye, 6:132-133.
[4]Tirmizî, Menâkıb: 6; Dârîmî, Mukaddime: 4; el-Heysemî, Mecme’u’z-Zevâid, 8:260; el-Hâkim, el-Müstedrek, 2:607; Ali el-Kari, Şerhu’ş-Şifâ, 1:628.
[5]Kadı İyâz, eş-Şifâ, 1:307; Hafâcî, Şerhu’ş-Şifâ, 3:71.
[6]Müslim, Fedâil: 2; Tirmizî, Menâkıb: 5; Müsned, 5:89, 95, 105; İbni Hibban, Sahih, 8:139.
[7]Kadı İyâz, eş-Şifâ, 1:307; Hafâcî, Şerhu’ş-Şifâ, 3:71; el-Heysemî, Mecme’u’z-Zevâid, 8:259.
[8]Beyhâkî, Delâilü’n-Nübüvve, 6:71
[9]Kadı İyâz, eş-Şifâ, 1:608; Ali el-Kari, Şerhu’ş-Şifâ, 1:628; el-Hâkim, el-Müstedrek, 2:309; el-Heysemî, Mecmeu’z-Zevâid, 9:269-270.
[10]bk. Buharî, Fedâilü’l-Eshâb: 5, 6, 7; Tirmizî, Menâkıb: 19, no. 3697; Ebû Dâvud, Sünnet: 9 (Bâb: fi’l-Hulefâ).
[11]Müslim, Fedâilü’s-Sahâbe: 6 (no. 2417); Tirmizî, Menâkıb: 19.
[12]Tirmizî, Menâkıb: 19.
[13]Tirmizî, Menâkıb: 19; el-Hâkim, el-Müstedrek, 3:450.
[14]Kadı Iyâz, eş-Şifâ, 1:308; Hafâci, Şerhu’ş-Şifâ, 3:75.
[15]Zümer Sûresi, 39/67.
[16]Müslim, Sıfatü’l-Kıyâme: 19-26; Müsned, 2:88; el-Hâkim, el-Müstedrek, 2:252; Kadı Iyâz, eş-Şifâ, 1:308; Hafâci, Şerhu’ş-Şifâ, 3:75; Ali el-Kari, Şerhu’ş-Şifâ, 1:630; İbni Hibban, Sahih, 9:214.
[17]Müslim, Cihad: 87, no. 1781.
[18]Buhârî, Mağâzî: 48, Mezâlim: 32, Tefsîrü’l-Kur’ân: 12; Tirmizî, Tefsîrü’l-Kur’ân: 18 (Bâb: Sûretu Benî İsrâil); İbni Hibban, Sahih, no. 1702.
[19]İsrâ Sûresi, 17/81.
[20]el-Heysemî, Mecmeu’z-Zevâid ve Menbeu’l-Fevâid, 6:176 (Hz. İbni Mes’ud’dan).
[21]Kadı Iyâz, eş-Şifâ, 1:308; Ali el-Kari, Şerhu’ş-Şifâ, 1:631; Tirmizî, Menâkıb: 3 (Bab, Mâcâe fî Bed’i’n-Nübüvve); el-Mubârekforî, Tuhfetü’l-Ahvezî, no: 3699; el-Hâkim, el-Müstedrek, 2:615; İbni Hişâm, Siretü’n-Nebî, s. 115.
[22]Enfâl Sûresi, 6/17.
[23]el-Heysemî, Mecmeu’z-Zevâid, 6:84.
[24]Müslim, Cihad: 76, 81 (Bâb: Gazvet-ü Huneyn); Dârîmî, Siyer: 15 (Bâb: Şâheti’l-Vücûh); Müsned, 5:286.
[25]Enfâl Sûresi, 6/17.
[26]Hz. Ebû Hureyre’den: Buharî, Tıb: 55, Cizye: 7, Mağâzî: 41; Ebû Dâvud, Diyât: 6, no: 4509, 4511, 1512; Dârîmî, Mukaddime: 11; Müsned, 2:451 Hz. Enes’ten: Müslim, no: 2992; Buharî, el-Hibe: 28; Ebû Dâvud, Diyât: 6, no: 4508. Hz. Câbir ibni Abdullah’tan: Dârîmî, Mukaddime: 11; Ebû Dâvud, Diyât: 6, no. 4510, 4511. Zehirli keçi hakkında rivâyet yolları ve yeterli bilgi için bk. Ebû Dâvud, Diyât: 6.
[27]el-Hâkim, el-Müstedrek, 3:219, 4:109; Beyhakî, Delâilü’n-Nübüvve: 6:256, 264; İbnü’l-Kayyım, Zâdü’l-Me’âd, 3:336.
[28]bk. Hz. Câbir’in hadisi: et-Tebrîzî, Mişkâtü’l-Mesâbîh, no. 5931, Ebû Dâvud, Diyât: 6; Dârîmî, Mukaddime: 11; el-Cizrî, Câmiu’l-Usûl, 8888, el-Heysemî, Mecmeu’z-Zevâid, 8:295-296.
[29]Kadı Iyâz, eş-Şifâ, 1:317-319; Ali el-Kari, Şerhu’ş-Şifâ, 1:645.
[30]Ebû Dâvud, Diyât, 6; Dârimî, Mukaddime, 11; Mecmeu’z-Zevâid, 8:295-296; Beyhakî, Delâîlü’n-Nübüvve, 4:262.
[31]Müsned, 3:65; es-Sâ’âtî, el-Fethü’r-Rabbânî, 22:66-67; el-Heysemî, Mecmeu’z-Zevâid, 2:166-167; el-Hindî, Kenzü’l-Ummâl, 12:376; Kadı Iyâz, eş-Şifâ, 1:3323; Ali el-Kari, Şerhu’ş-Şifâ, 1:671; el-Askalânî, el-İsâbe, no. 7076.
[32]Kadı Iyâz, eş-Şifâ, 1:333; Ali el-Kari, Şerhu’ş-Şifâ, 1:671; Hafâcî, Şerhu’ş-Şifâ, 3:156; İbni Hişâm, Siretü’n-Nebî, 1:637; İbnü’l-Kayyım, Zâdü’l-Meâd (tahkik: Arnavûd), 3:186.
[33]Kadı Iyâz, eş-Şifâ, 1:333; Hafâcî, Şerhu’ş-Şifâ, 3:157; İbni Seyyidi’n-Nâs, Uyûnu’l-Eser, 2:20; el-Askâlânî, el-İsâbe, no. 4583.
[34]İbni Abdi’l-Berr, el-İstibâb, 2:274 (İsâbe’nin kenarında); İbni Hacer, el-İsâbe, 2:287; İbni Seyyidi’n-Nâs, Uyûnü’l-Eser, 2:32; Abdürrezzâk, el-Musannef, 11:279.
[35]İbni Seyyidi’n-Nâs, 2:32; Abdurrezzâk, el-Musannef, 11:279. 

Yazar: 
Yusuf Sıddık

http://www.hzmuhammedinhayati.gen.tr/hz-muhammedin-mucizeleri.html

http://yk-44.blogspot.com.tr/

http://www.mumsema.org/peygamberlerin-kissalari/23344-peygamber-efendimiz-s-a-v-ebu-cehil-ve-tas.html

http://www.resulullah.org/dagtas-ve-cansiz-bazi-varliklarla-ilgili-mucizeler

29-30-31 Ocak 2015
Perşembe-Cuma-Cumartesi 

YK-44(Yunus Katı-Malatya) 

17 Ocak 2015 Cumartesi

25. Hz. Muhammed (s.a.v)

25. Hz. Muhammed (sav):
Kur’an-ı Kerim’de adı, ismi 4 defa geçmektedir. Kur’an-ı Kerim’in 47. suresi onun zadını taşımaktadır. 38 ayettir. Hz. Muhammed’e 4 büyük kitaptan dördüncüsü ve sonuncusu olan ilahi beyanlardan Kur’an-ı Kerim indirilmiştir. Hz. Peygamber’in soyu Hz. İsmail kanalıyla Hz. İbrahim’e dayanır. Son peygamberdir. Kureyş kabilesindendir. Sırtında, tam iki kürek kemiğinin ortasında nübüvvet mühürü bulunmaktadır. Hz. Peygamber, fil vakasından 50 gün sonra Rebiülevvel ayının 12 Pazartesi günü dünyaya geldi (20 Nisan 571). 40 yaşındayken peygamberlik verildi. O’na ilk inananlar kadınlardan eşi Hz. Hatice, çocuklardan amcasının oğlu Hz. Ali, gençlerden azatlısı Hz. Zeyd, erkeklerden en yakını Hz. Ebu Bekir idi. Bütün insanlığa gönderilen son peygamber olduğu için Hatemü’l Enbiya denmiştir. İlk kez peygamber olmayan bir adama,Peygambeer efendimizin amcası olan, Ebu Leheb'e sure inmiştir. Bu sure uyarı amaçlıdır. 111. Tebbet {Mesed} suresidir. 5 ayettir. İlk atası İsmail (a.s)'dir. Bulunduğu dönem M.S 610'dur. Mekke, Hicaz Bölgesine gönderilmiştir. Kureyş Halkı ve tüm İnsanlık için gelmiştir. Arapça adıda şöyledir محمد .
•İslamın 4 büyük halifesiylede Hz. Muhammed Mustafa (sav) efendimiz akrabadır.
•Hazreti Osman, Rasûl-i Ekrem (sav)'in iki kızları Rukayye ve Ümmü Külsûm ile evlendiği için, "İki nur sahibi" mânâsına "Zinnûreyn" sıfatını kazanmıştı ve kızı Fatımâyıda Hazretı Aliye vermiştir.
•Ayrıca diğer iki halifede Peygamber efendimizin kayın babasıdır, Hazretı Ebubekir Aişe annemizin babasıdır ve Hazreti Ömerde Hafsa annemizin babasıdır.
•Ve Hazreti Ömerde Hazreti Ali ve Fâtıma'nın kızları Ümmü Gülsüm ile evlenmiştir yani damatlarıdır.
• Hz. Hatemü’l-Enbiya Efendimizin katıldığı savaşlar şöyle: 1. Bedir Savaşı '' Bedr-i
Kübra''(Büyük Bedir): Hicretin (M.S 622 tarihinde Hz. Muhammed ve Sahabeler'in Mekke'den - Medine'ye göç etmesi) 2. senesinin Ramazan ayı, 2. Uhud Savaşı: (625) (Bedir Savaşının üzerinden 13 ay sonra), 3. Hendek Savaşı (H.5. Yılı, 627 Şubat Ayı), 4. Hudeybiye Antlaşması (628), 5. Hayber'in Fethi (629) Hayber Savaşı, 6. Mute Savaşı (629), 7. Mekke'nin Fethi (630), 8. Huneyn Savaşı (631) ve de 9. Tebük Seferi (631)'dir.
• Uhud Savaşı'nda Peygamberimizin amcası Hz. Hamza şehit olmuştur.
• Hz. Muhammed(s.a.v.)'in süt annesi olarak genelde Halime-i Sadiye bilinmesine rağmen tarihi kayıtlara göre kendisine süt annelik yapmış üç hanım bulunmaktadır. Bunlar kronolojik sıra ile Süveybe, Halime-i Sadiye ve Ümmü Eyme'dir.
• Resulı-i Ekrem (s.a.s)'in 9 Amcası vardır, Amcalarının isimleri şöyledir: 1- Haris, 2- Zübeyr, 3- Ebû Leheb, 4- Kusem, 5- Ebû Talib, 6- Dırar, 7- Hacl, 8- Hz. Abbas ve de 9- Hz. Hamza'dır.
•Peygamber Efendimiz bazı evliliklerini siyası bir maksat güderek yapmıştır.
•Peygamber Efendimizin eşlerininisimlerine ÜMMEHÂTU'L-MÜ'MİNÎN  (Ezvac-ı Tahirat (Peygamber Eşleri) denilir ve toplamda 13 tanedir bunlarda sırasıyla şöyle:
1- Hz. Hatice {Haticetü'l-Kübra} binti Hüveylid (r.an), 2- Hz. Sevde binti Zem'a (r.an), 3- Hz. Aişe binti Ebû Bekir (r.an), 4- Hz. Hafsa binti Ömer, 5- Hz. Zeyneb {muhtaçların anası} binti Huzayme (r.an), 6- Hz. Ümmü Seleme {Hind) (r.an), 7- Hz. Zeyneb {Berre/gariplerin annesi} binti Cahş, 8- Hz. Cüveyriye binti Hâris (r.an), 9- Hz. Safiyye binti Huyey (r.an), 10- Hz. Reyhâne binti Zeyd (r.an), 11- Hz. Meymune {Berre} binti Hâris (r.an), 12- Hz. Ümmü Habibe {Remle} binti Ebû Süfyan (r.an) ve de 13- Hz. Mâriye {Mâriyetü’l-Kıbtiyye, Ümmü İbrahim} binti Şem'ûn (r.a)'dir.
•Habib-i Ekrem Efendimiz'in çocuklarının isimleri şöyle: 1- Hz. Kasım, 2- Hz. Zeynep, 3- Hz. Rukiyye, 4- Hz. Ümmü Gülsüm (Ümmü Külsüm), 5- Hz. Fatıma (Fatımatü'l Zehra), 6- Hz. Abdullah (Tahir yada Tayyip) ve de 7- Hz. İbrahim'dir.
•Peygamber Efendimiz oğlu Kasım'ın ölümüyle Ebul Kasım adı verilmiştir.
• Peygamber Efendimiz'in çevresindeki insanlara Sahabe-i Kiram denilmektedir.
•İslam dininin Peygamberi Hz.  Muhammed (s.a.v) in değişik olaylar karsısında inananları aydınlatmak , hüküm koymak ve Kur’an-ı Kerim’de bulunan ayetleri daha açık bir dille ifade etmek için söylemiş olduğu sözlerin genel adına "hadis" denmektedir.
•Mevâhib-i Ledünniye isimli kitaptan  400 tane ismini bulabilirsiniz.
•Peygamber Efendimiz Hicretin 11. Senesi, Rebiülevvel ayının 12’si, pazartesi günü. Miladi: 8 Haziran 632 (63 yaşında)'dir.

16 Aralık 2014 - 15 Ocak 2015
Çarşamba - Perşembe

YK-44(Yunus Katı-Malatya)

24. Hz. İsa (a.s)

24. Hz. İsa (as):
Kur’an-ı Kerim’de adı, ismi 25 defa geçmektedir. Hz. İsa'ya 4 büyük kitaptan üçüncüsü olan ilahi beyanlardan İncil indirilmiştir. Babasız olarak doğmuştur. Daha beşikteyken konuşmuş, ölüleri diriltmiş, hastaları ve körleri iyileştirmişti. Onun doğduğu sene miladi takvimin başlangıcı kabul edilir. Otuz yaşındayken Hz. İsa’ya vahiy geldi. İsa (as) zamanında tıp ilmi üstündü. İsa (as) ölüleri diriltiyor, doktorların iyileştiremediği ağır hastaları iyileştiriyordu. Allahın Cebrail (as) vasıtasıyla konuştuğu peygamber haricindeki tek insan, tek kadın Hz. Meryem onun annesidir. Ve Allah onun adına 19. Meryem suresini indirmiştir. 98 ayettir. Zayıf hadislere görede ilk ve tek kadın peygamberdir. (Ama işin doğrusunu ancak ve ancak ALLAH bilir). İlk atası yok çünkü ALLAH onu insanlığa örnek olsun diye Hz. Meryem'e ruhundan (Hz. Cebrail vasıtasıyla) üfürerek babasız olarak yaratılmıştır. Bulunduğu dönem M.S 20'dir. Kudüs, Filistin Bölgesine gönderilmiştir. İsrailoğulları için gelmiştir. Arapça adıda şöyledir عيسى .

16 Aralık 2014 - 15 Ocak 2015
Çarşamba - Perşembe  

YK-44(Yunus Katı-Malatya)

23. Hz. Yahya (a.s)

23. Hz. Yahya (as):
Kur’an-ı Kerim’de adı, ismi 5 defa geçmektedir. Hz. Zekeriyya’nın (as) oğludur. Adı daha önce hiç kullanılmamış bir isimdir ve Allah tarafından konulmuştur. Zekeriyya (as) Allah’a dua edip kendisinin ve Hz. Yakup neslinin ilim ve sünnetini sürdürecek varis istediğinde Allah, ona bir çocuk vermeyi müjdeledi. Küçük yaşta hikmet sahibi olan Hz. Yahya’ya nübüvvet görevi verilmişti. O da babası Hz. Zekeriyya gibi Yahudilerce öldürülen bir peygamberdi. Hazreti İsa’nın (as) müjdecisidir. İlk atası yok Zekeriyya (a.s)'dır. Bulunduğu dönem M.S 20'dir. Kudüs Bölgesine gönderilmiştir. İsrailoğulları için gelmiştir. Arapça adıda şöyledir يحيى .

16 Aralık 2014 - 15 Ocak 2015
Çarşamba - Perşembe  

YK-44(Yunus Katı-Malatya)

22. Hz. Zekeriya (a.s)

22. Hz. Zekeriyya (as):
Kur’an-ı Kerim’de adı, ismi 7 defa geçmektedir. Hazreti Süleyman’ın (as) soyundandır. Marangozlukla geçiniyordu. Yahudiler arasında ibadet, bilgi ve görgüsüyle temayüz etmiştir. İsrailoğullarının peygamberi ve danışmanıydı. Kudüs’te Hz. Meryem’in himayesini üstlenmiş, ona koruyuculuk yapmıştır. İsrailoğulları tarafından ağaçla birlikte kesilerek şehit edildi. İlk atası Süleyman (a.s)'dır. Bulunduğu dönem M.Ö 50'dir. Kudüs ve Bölgesine gönderilmiştir. İsrailoğulları için gelmiştir. Arapça adıda şöyledir زكريا .

16 Aralık 2014 - 15 Ocak 2015
Çarşamba - Perşembe  

YK-44(Yunus Katı-Malatya)

21. Hz. Zülkifl (a.s)

21. Hz. Zülkifl (as):
Kur’an-ı Kerim’de adı, ismi 2 defa geçmektedir. Hz. Eyyub’un (as) oğludur. Zülkifl (as), Şam’da oturdu. Sabreden, Allah’ın rahmetine ulaşan ve Salihlerden olduğu bildirilen peygamberlerdendir. İlk atası Eyyub (a.s)'dur. Bulunduğu dönem M.Ö 550?'dir. Şam, Necef Bölgesine gönderilmiştir. İsrailoğulları için gelmiştir. Arapça adıda şöyledir ذو الكفل  .

16 Aralık 2014 - 15 Ocak 2015
Çarşamba - Perşembe  

YK-44(Yunus Katı-Malatya)

20. Hz. Yunus (a.s)

20. Hz. Yunus (as):
Kur’an-ı Kerim’de adı, ismi 4 defa geçmektedir. Kur’an-ı Kerim’in 10. suresi onun adını taşımaktadır. 109 ayettir. Asur devletinin başkenti olan Ninova halkına peygamber olarak görevlendirilmiştir. Allah, Kur’an-ı Kerim’de, onu balık sahibi diyerek anar. İlyas’tan (as) sonra peygamber olarak gönderildi. Yunus (as) otuz üç yıl kavmini, Allah’a iman ve ibadete davet ettiği halde kendisine iki kişiden başka iman eden olmadı. İman edenlerden biri Rubil, diğeri Tenuh idi. İlk atası Yakub (a.s)'dur. Bulunduğu dönem M.Ö 800'dür. Ninova, Musul, Irak Bölgesine gönderilmiştir. Yunus Kavmi için gelmiştir. Arapça adıda şöyledir يونس .

16 Aralık 2014 - 15 Ocak 2015
Çarşamba - Perşembe  

YK-44(Yunus Katı-Malatya)

19. Hz. Elyasa (a.s)

19. Hz. Elyesa (as):
Kur’an-ı Kerim’de adı, ismi 2 defa geçmektedir. Hz. İlyas’a (as) yardımcı olarak gönderilmiştir. Hz. İlyas’ın amcasının oğlu olduğu söylenir. Elyesa (as) ömrünün sonuna kadar İsrailoğullarının arasında kalıp, onları Allah’a davet etti. İlyas ve Elyesa (as) Lübnan sınırları içinde bulunan Baalbek kentinde yaşamış ve orada vefat etmişlerdi. İlk atası Yusuf (a.s)'tur. Bulunduğu dönem M.Ö 850'dir. Şam, Kudüs, Filistin Bölgesine gönderilmiştir. İsrailoğulları için gelmiştir. Arapça adıda şöyledir اليسع .

16 Aralık 2014 - 15 Ocak 2015
Çarşamba - Perşembe  

YK-44(Yunus Katı-Malatya)

18. Hz. İlyas (a.s)

18.  Hz. İlyas (as):
Kur’an-ı Kerim’de adı, ismi 3 defa geçmektedir. Baalbek'te yaşamaktadır. İsrailoğullarından Ba’l adlı bir puta tapan topluma peygamber olarak gönderilmiştir. Hz. Musa’nın hizmetini yürüten Yuşa b. Nun’un torunudur. Kavmi onu yalanladığı için sünnetullah gereği helak oldu. Kur’an-ı Kerim’de salih kimseler ve peygamberler arasında zikredilir. İlk atası Harun (a.s)'dur. Bulunduğu dönem M.Ö 900'dür. Baalbek, Şam Bölgesine gönderilmiştir. İlyas Kavmi için gelmiştir. Arapça adıda şöyledir إلياس .

16 Aralık 2014 - 15 Ocak 2015
Çarşamba - Perşembe  

YK-44(Yunus Katı-Malatya)

17. Hz. Süleyman (a.s)

17. Hz. Süleyman (as):
Kur’an-ı Kerim’de adı, ismi 17 defa geçmektedir. Hz. Davud’un oğludur. Soyu Hz. İbrahim’e dayanır. Babası Hz. Davud’un vefatından sonra kendisine krallıkla birlikte peygamberlik verildi. Süleyman (as) krallık ve kadılıkta babasından üstündür. Babası ise Allah’a ibadette oğlundan daha ileriydi. Bütün canlılarla konuşabilme yeteneğine sahiptir. İnsanların yanı sıra kuşlar, rüzgârlar ve cinler ona hizmet etmek üzere tahsis edilmiştir. İlk atası Davud (a.s)'dur. Bulunduğu dönem M.Ö 900'dlür. Kudüs, Filistin, Yemen Bölgesine gönderilmiştir. İsrailoğulları, Sebe Halkı için gelmiştir. Arapça adıda şöyledir سليمان .

16 Aralık 2014 - 15 Ocak 2015
Çarşamba - Perşembe  

YK-44(Yunus Katı-Malatya)

16. Hz. Davud (a.s)

16. Hz. Davud (as):
Kur’an-ı Kerim’de adı, ismi 16 defa geçmektedir. Hz. Davud'a 4 büyük kitaptan ikincisi olan ilahi beyanlardan Zebur indirilmiştir. Demirciydi. Gür sesli, güzel huylu, temiz kalpli ve çok anlayışlıydı. Sesi o kadar güzeldi ki dağlar ve kuşlar kendisine eşlik ederdi. Önceleri Tâlût’un ordusunda bir asker olarak savaşmış, daha sonra Allah’ın kendisine verdiği peygamberlik ve hükümdarlıkla İsrailoğullarına kral olmuştur. İlk atası Yakub (a.s)'dur. Bulunduğu dönem M.Ö 1000'dir. Kudüs, Filistin, Ürdün Bölgesine gönderilmiştir. İsrailoğulları için gelmiştir. Arapça adıda şöyledir داود .

16 Aralık 2014 - 15 Ocak 2015
Çarşamba - Perşembe  

YK-44(Yunus Katı-Malatya)

15. Hz. Harun (a.s)

15. Hz. Harun (as):
Ksur’an-ı Kerim’de adı, ismi 20 defa geçmektedir. Hz. Musa’nın (as) kardeşidir. Kardeşi Musa’dan (as) bir yaş büyüktür. Onun yardımcısı olarak görevlendirilmiştir. Hz. Musa Medyen’den Mısır’a dönünce Harun’a Allah’ın buyruklarını iletmiş, o da bunları kabul ederek Hz. Musa’ya yardımcı olmuştur. Güzel konuşması ve hitabet yeteneği, en güçlü özelliğidir.  Hz. Harun'un babasının adının verildiği, 3. sure olan, Âli İmrân suresi inmiştir ve 200 ayettir. İlk atası Yakub (a.s)'dur. Bulunduğu dönem M.Ö 1550'dir. Mısır, Tih Çölü Bölgesine gönderilmiştir. İsrailoğulları için gelmiştir. Arapça adıda şöyledir هارون .

16 Aralık 2014 - 15 Ocak 2015
Çarşamba - Perşembe  

YK-44(Yunus Katı-Malatya)

14. Hz. Musa (a.s)

14. Hz. Musa (as):
Kur’an-ı Kerim’de adı, ismi 136 defa geçmektedir. Hz. Musa'ya 4 büyük kitaptan birincisi olan ilahi beyanlardan Tevrat indirilmiştir. Kur’an-ı Kerim’de kendisinden ve mücadelesinden en çok bahsedilen peygamberdir. Hz. Şuayb’ın (as) damadıdır. Sağ elinde nübüvvet beni vardı. İsrailoğullarına peygamber olarak gönderildi. İsrailoğulları onun önderliğinde Mısır’dan çıktılar. İlk atası Yakub (a.s)'dur. Bulunduğu dönem M.Ö 1550'dir. Mısır, Filistin Bölgesine gönderilmiştir. İsrailoğulları için gelmiştir. Arapça adıda şöyledir موسى .  
Kur'an-ı Kerîm'in üçüncü suresi. Sure, Medine'de nazil olmuştur. Surenin 33. ayetinde Musa (a.s.)'in babası İmrân'dan bahsedildiği için İmrân Âilesi anlamına bu adı almıştır ve de iki yüz ayettir.
Ali İmran, Hz. Musa (a.s.) ile kardeşi Hz. Harun (a.s.)'un babaları İmrân'ın adına nisbet edilen aile, İmrân ailesi. Aynı zamanda Hz. Meryem'in babasının da adının İmrân olmasından dolayı İmrân ailesi denince hangisinin kasdedildiği hakkında iki görüş ortaya çıkmıştır. Ayet-i Kerime'de bu konuda açıklık yoktur. Ama 3/33-34'ü izleyen ayetlerde Hz. Meryem'den söz edildiği için burada kastedilen ailenin Hz. Meryem'in babası İmrân'ın ailesi olduğu kanaatı ileri sürülmektedir. Fakat ulû'l-azm peygamberler olan Hz. Âdem, Hz. Nuh ve Hz. İbrahim (a.s.) sayılırken ayette bunlardan hemen sonra Âli İmrân'dan söz edildiğine göre burada kasdedilenin Hz. Musa (as) ve ailesi olduğu hususunda ikinci bir görüş ileri sürülmektedir ki, genellikle bu görüş tercih edilir. Kur'an-ı Kerim'in Âli İmrân Suresi de adını yukarıda söz konusu ettiğimiz ayette geçen Âli İmrân tabirinden almaktadır.

16 Aralık 2014 - 15 Ocak 2015
Çarşamba - Perşembe  

YK-44(Yunus Katı-Malatya)

13. Hz. Eyyûb (a.s)

13. Hz. Eyyub (as):
Kur’an-ı Kerim’de adı, ismi 4 defa geçmektedir. Hz. Eyyub’un (as) annesi, Lut’un  (as) kızı idi. Babası, Hz. İbrahim’e iman edenlerdendi. Davud’a (as) göre Eyyub (as), insanların en halimi, en sabırlısı ve öfkelerini en çok yeneni idi. Yoksul bulundurmadıkça yemek yemezdi. Çok ağır bir hastalık geçirmiş, sabrıyla sembol olmuştur. İlk atası İshak (a.s)'dır. Bulunduğu dönem M.Ö 1770?'dir. Ürdün - Suriye Sınırı ve Bölgesine gönderilmiştir. Eyyub Kavmi için gelmiştir. Arapça adıda şöyledir أيوب .

16 Aralık 2014 - 15 Ocak 2015
Çarşamba - Perşembe  

YK-44(Yunus Katı-Malatya)

12. Hz. Yusuf (a.s)

12. Hz. Yusuf (as):
Kur’an-ı Kerim’de adı, ismi 27 defa geçmektedir. Kur’an-ı Kerim’in 12. suresi onun adını taşımaktadır. 111 ayettir. Hz. Yakub’un 12 oğlundan en çok sevdiği oğludur. Suretçe Âdem’i (as) andırırdı. Kardeşleri kendisini kıskanmışlar, kuyuya atmışlardır. Kendisine rüyaları yorumlama yeteneği verilmiştir. Bu bilgi ve yeteneği sayesinde Mısır’a yönetici olmuştur. Kur’an-ı Kerim’de toplu olarak bir sürede, baştan sona anlatılan tek kıssa onunkidir (Yusuf Suresindedir). Bu kıssa Kur’an-ı Kerim’de “kıssaların güzeli” olarak nitelenmiştir. İlk atası Yakub (a.s)'dur. Bulunduğu dönem M.Ö 1750'dir. Mısır, Filistin Bölgesine gönderilmiştir. Tüm İsrailoğulları için gelmiştir. Arapça adıda şöyledir يوسف .

16 Aralık 2014 - 15 Ocak 2015
Çarşamba - Perşembe  

YK-44(Yunus Katı-Malatya)

11. Hz. Yakûb (a.s)

11. Hz. Yakub (as):
Kur’an-ı Kerim’de adı, ismi 16 defa geçmektedir. Hz. İshak'ın oğludur. Hz. İbrahim’in (as) torunudur. Evlat acısı ile evlat ihaneti ile imtihan edilmiştir. Oğlu Hz. Yusuf’uny (as) acısı dolayısıyla gözleri kapanmış, sonra ona kavuşmasıyla yeniden açılmıştır. Mısır’a gitmeden önce Filistin civarında peygamberlik yapmıştır. İlk atası İshak (a.s)'dir. Bulunduğu dönem M.Ö 1830'dur. Nablus (Filistin) Bölgesine gönderilmiştir. İsrailoğulları için gelmiştir. Arapça adıda şöyledir يعقوب .

16 Aralık 2014 - 15 Ocak 2015
Çarşamba - Perşembe  

YK-44(Yunus Katı-Malatya)

10. Hz. Şuayb (a.s)

10. Hz. Şuayb (as):
Kur’an-ı Kerim’de adı, ismi 11 defa geçmektedir. Kavmini, güzel ve yüksek sözlerle uyarmaya çalıştığı için ve hitabet yeteneğinden  dolayı ‘Peygamberlerin Hatibi’ olarak anılırdı. Ölçü ve tartıda hile yapan iki halka gönderildi. Hz. Şuayb’in kızlarından biriyle Hz. Musa evlenmiştir. İlk atası İshak (a.s)'dir. Bulunduğu dönem M.Ö 1850'dir. Akabe Körfezi,Yemen,Sudi Arabistan Bölgesine gönderilmiştir. Tüm Medyen ve Eyke halkı için gelmiştir. Arapça adıda şöyledir شعيب .

16 Aralık 2014 - 15 Ocak 2015
Çarşamba - Perşembe  

YK-44(Yunus Katı-Malatya)

9. Hz. İshak (a.s)

9. Hz. İshak (as):
Kur’an-ı Kerim’de adı, ismi 15 defa geçmektedir. Hz. İbrahim’in ilk eşi Sare’den doğma oğludur. İsrailoğulları soyunun başlangıcını temsil ediyor. İsrailoğullarına gönderilen, Kur’an’da adı geçen bütün peygamberlerin atasıdır. Suretçe, babası İbrahim’e (as) benzerdi. Yaşlanınca gözleri görmez oldu. İshak (as), babası Hz. İbrahim’in vefatından sonra Şam’da peygamberlikle vazifelendirildi. Rivayete göre İshak (as) ile annesi Hz. Sare, Şam’dan Mekke’ye gelip hac ettiler. İlk atası İbrahim  (a.s)'dir. Bulunduğu dönem M.Ö 1890'dır. El-Halil (Filistin) Bölgesine  gönderilmiştir. İshakoğulları için gelmiştir. Arapça adıda şöyledir إسحاق .

16 Aralık 2014 - 15 Ocak 2015
Çarşamba - Perşembe 

YK-44(Yunus Katı-Malatya)

8. Hz. İsmail (a.s)

8. Hz. İsmail (as):
Kur’an-ı Kerim’de adı, ismi 12 defa geçmektedir. Hz. İbrahim’in Hacer’den doğma oğludur. Çobanlık yaptı ve babası Hz. İbrahim (as) ile Kâbe’yi inşa etti. Hacla ilgili pek çok merasim ve kurban kesme konularında Hz. İbrahim (as) ile birlikte insanlara (Müslümanlara) örnek oldu. Hz. Muhammed (sav) onun soyundan geliyor. Hz. İsmail, 137 yaşında  iken Mekke’de vefat etti ve naaşı annesi Hacer’in kabrinin yanına defnedildi. İlk atası İbrahim  (a.s)'dir. Bulunduğu dönem M.Ö 1900'dür. Mekke Bölgesine gönderilmiştir. Cürhüm Kabilesi için gelmiştir. Arapça adıda şöyledir إسماعيل .

16 Aralık 2014 - 15 Ocak 2015
Çarşamba - Perşembe

YK-44(Yunus Katı-Malatya)

7. Hz. Lût (a.s)

7. Hz. Lût (as):
Kur’an-ı Kerim’de adı, ismi 27 defa geçmektedir. Hz. İbrahim’e (as) iman eden ilk kişidir, onunla birlikte hicret edenlerdendir. Hz. İbrahim’in kardeşinin oğludur. Lut’un (as) peygamber olarak gönderildiği topluluk, gayr-i meşru fiil işliyorlardı. Lut (as), Allah tarafından kendilerine yüksek meziyetler, hüküm ve ilim verilen peygamberlerden. Allah, O’nu küfür ve ahlâksızlıkları destan olan Sodom ve diğer dört şehir halkına peygamber olarak gönderdi. Lut (as) onların içinde yaklaşık yirmi dokuz yıl kaldı. Lut (as) vefat edinceye kadar Şam-Filistin toprağında amcası İbrahim (as) ile oturdu. İlk atası Nuh (a.s)'dur. Bulunduğu dönem M.Ö 2000'dir. Sodom (Ürdün) Bölgesine gönderilmiştir. Lut (Gomore) [Ashabü’l- Mü’tefike] Kavmi için gelmiştir. Arapça adıda şöyledir لوط .

16 Aralık 2014 - 15 Ocak 2015
Çarşamba - Perşembe

YK-44(Yunus Katı-Malatya)

6. Hz. İbrahim (a.s)

6. Hz. İbrahim (as):
Kur’an-ı Kerim’de adı, ismi 69 defa geçmektedir. Kur’an-ı Kerim’in 14. suresi onun adını taşımaktadır. 52 ayettir. Babası Âzer yada amcası Âzer veya üvey babası (babalığı) Âzer, Harran halkındandı. İbrahim (as), ayak izlerine varıncaya kadar Efendimiz’e insanların en çok benzeyeniydi. Babil hükümdarı Nemrut tarafından ateşe atılmış, ateş kendisini yakmamıştı. Hz. İbrahim’in ilk çocuğu Hacer validemizden İsmail, Sare validemizden ikinci çocuğu İshak dünyaya geldi. Oğlu Hz. İsmail (as) ile birlikte Kâbe’yi inşa etti. Çok misafirperver biriydi. Kurban kesmek ibadeti Hz. İbrahim’den öğrenildi. Allah’ın dostu olarak anılır. Hz. İbrahim'e 10 sahife indirildi (sayfa verildi). İlk atası Nuh (a.s)'dur. Babil,Irak,Filistin Bölgesine gönderilmiştir. Bulunduğu dönem M.Ö 2000'dir. İbrahim Kavmi için gelmiştir. Arapça adıda şöyledir إبراهيم .

16 Aralık 2014 - 15 Ocak 2015
Çarşamba - Perşembe

YK-44(Yunus Katı-Malatya)

5. Hz. Salih (a.s)

5. Hz. Salih (as):
Kur’an-ı Kerim’de adı, ismi 8 defa geçmektedir. İsa (as) gibi yalın ayak yürür, ayakkabı giymezdi. Dağları ve yüksek kayaları oyarak inşa ettikleri görkemli evlerle ünlü bir topluluğa gönderilmiştir. Ticaretle uğraşmıştır. Bulunduğu topluluk kendilerine denemek için gönderilen Hz. Salih’in devesini öldürdüler. Böylece İmtihanı kaybedip helak oldular. İlk atası Nuh (a.s)'dur. Bulunduğu dönem M.Ö 2500'dir. Hicir Bölgesine (Arabistan, Ürdün) gönderilmiştir. Semûd Kavmi için gelmiştir. Arapça adıda şöyledir صالح .

16 Aralık 2014 - 15 Ocak 2015
Çarşamba - Perşembe

YK-44(Yunus Katı-Malatya)

4. Hz. Hûd (a.s)

4. Hz. Hud (as):
Kur’an-ı Kerim’de adı, ismi 10 defa geçmektedir. Kur’an-ı Kerim’in 11. suresi onun adını taşımaktadır. 123 ayettir. Yaşadıkları yer olan İrem şehrinde, yüksek binalar inşa etme yarışına girmiş bir to0luluğa gönderilmiştir. Ticaretle uğraşmıştır. Tufandan sonra gönderilen peygamberlerin ilklerinden. Bu topluluk, bugün Yemen’de Hadramevt’in kuzeyine denk düşen bir bölgede yaşamaktaydı. Hz. Hud (as) zühd, takva ve ibadet ehli idi. Cömert ve şefkatliydi, yoksullara bol bol sadaka verirdi. İlk atası Nuh (a.s)'dur. Bulunduğu dönem M.Ö 3000'dir. Ahkaf (Yemen,Umman) bölgesine gönderilmiştir. (Birinci) Âd Kavmi için gelmiştir. Arapça adıda şöyledir هود .

16 Aralık 2014 - 15 Ocak 2015
Çarşamba - Perşembe

YK-44(Yunus Katı-Malatya)

3. Hz. Nuh (a.s)

3. Hz. Nuh (as):
Kur’an-ı Kerim’de adı, ismi 43 defa geçmektedir. Kur’an-ı Kerim’in 71. suresi onun adını taşımaktadır. 28 ayettir. Hz. Nuh’un meskeni Irak’ta idi. Varlıklı bir kavimle uzun ve çetin bir imtihanı oldu. Kavminden kendisini çok az kişi iman etmiştir. Karısı ve çocuklarından biri de iman etmeyenler arasındadır. Allah, Hz. Nuh’a ağaç dikmesini emretti ve kırk yılda yetişen ağaç, gemi yapımında kullanıldı. Gemi tamamlandığında Allah, ailesini, inananları ve her canlıdan bir çifti gemiye almasını emretti. Kırk gün süren yağmurun ardından seller yeryüzünde taşmadık yer bırakmadı. Hz. Nuh ve gemidekiler dışında yeryüzünde bulunanların hepsi tufanda boğulup helak oldu.i Nuh’un gemisi, altı ay su üzerinde dünyanın her tarafını dolaşarak Cudi Dağı’nın eteğine yanaştı. Nuh tufanından sonra yeni bir nesil yaratılmıştır. Tufandan sonra dünya adeta yeniden kuruldu. Bu yüzden Hz. Nuh’a ikinci Âdem deniliyor. İlk atası İdris (a.s)'dir. Bulunduğu dönem bilinmemektedir. Kainata gönderilmiştir. Nuh Kavmi'ne (insanlık için) gelmiştir. Arapça adıda şöyledir نوح .

16 Aralık 2014 - 15 Ocak 2015
Çarşamba - Perşembe

YK-44(Yunus Katı-Malatya)

2. Hz. İdris (a.s)

2. Hz. İdris (as):
Kur’an-ı Kerim’de adı, izmi 2 defa geçmektedir. Hz. Âdem’in torunu. Onun dönemindeki temel sorun, dürüstlüğün kalmaması. Bu yüzden doğruluk sıfatları öne çıkarılarak görevlendirilmiş. Hz. İdris, sıddık özelliğinin yanı sıra sabırlı olmasıyla da övülmüş. Astronomi ve matematikle ilk uğraşan, ilk defa iğne ile dikiş diken ve elbise yaparak giyen, ölçü ve tartı aletlerini ilk defa kullanan, ilkyazı yazanın olduğu rivayet edilir. Hz. İdris'e kitap olarak 30 sahife indirildi (sayfa verildi). İlk atası Şit (a.s)'dır. Ayrıca Şit  (a.s)'in adı Kur’an-ı Kerim’de geçmez ama peygamber olduğu bilinmektedir vede kendisine 50 sahife indirildi (sayfa verildi). Bulunduğu dönem bilinmemektedir. Kainata gönderilmiştir. Kimin için gelmiş bilinmemektedir. Arapça adıda şöyledir إدريس .

16 Aralık 2014 - 15 Ocak 2015
Çarşamba - Perşembe

YK-44(Yunus Katı-Malatya)

1. Hz. Âdem (a.s)

1. Hz Âdem (as):
Kur’an-ı Kerim’de adı, ismi 25 defa geçmektedir. İlk insan, ilk peygamber, ilk örtünen, toprağı ilk işleyendir. Allah-û Teâlâ, ilk insan Hz. Âdem’i cesedini topraktan yarattığı için ‘edîmü’l-ard’ denildi. Hz. Âdem’le aynı .nefisten benzer bir varlık olarak eşi Havva yaratıldı. Hz. Âdem ve Havva’nın doğan çocuklarıyla nesiller artmaya başladı. İlk ve en büyük sorun, oğulları Kabil ile Habil arasında meydana gelen kıskançlık ve bunun sonucunda kardeşi Habil’i öldürmesi. Hz. Âdem’in çocukları olan insanlar sayıları az ama sorunları büyüktü. Bu yüzden Allah onlara Hz. Adem’i peygamber olarak görevlendirdi. Hz. Âdem’e kitap olarak 10 sahife indirildi (sayfa verildi). İlk atası yok çünkü çamurdan yaratılmıştır.Bulunduğu dönem bilinmemektedir. Kainata gönderilmiştir. Tüm insanlık için gelmiştir. Arapça adıda şöyledir آدم .

16 Aralık 2014 - 15 Ocak 2015
Çarşamba - Perşembe

YK-44(Yunus Katı-Malatya)

16 Ocak 2015 Cuma

Kur'an-ı Kerim'de İsmi Geçen 25 Peygamber Ve Diğer Peygamberler

Kur'an-ı Kerim'de İsmi Geçen 25 Peygamber Ve Diğer Peygamberler

Öncelikle Allah'ın selam ve rahmeti, mağfiret ve hidayeti üzerinize olsun inşaAllah,
Amin amin amin amin...

Şimdi kısaca peygamberliğin ne demek olduğunu ve peygamberlerin ortak özelliklerini anlatıp daha sonrada Kur'an-ı Kerim'de ismi geçen 25 peygamberden ve kısaca o peygamberlerin hayatından bahsedeceğim sizlere.

Kitap gönderilen peygambere Resul denir. Nebi, kendinden önce gelen Resulün dinini tebliğ eden peygamberdir. Yeni din getirmeyip, önceki dine davet eden peygamberlere Nebi denir. Her resul, nebidir; fakat her nebi resul değildir.

Peygamberler, Allah’ın insanlar arasından seçtiği mümtaz kişilerdir. Allah’ın dinini, yani emir ve yasaklarını insanlara duyurur. İman eden ve sâlih amel işleyenleri dünya ve âhirette mükâfatla müjdeler, kâfir olup kötü işler yapanları da azabla korkuturlar…
Kur’ân-ı Kerim’de şöyle buyrulur:
“Biz Peygamberleri, ancak rahmetimizin müjdecileri ve azabımızın da habercileri olarak göndeririz”. (el-En’âm, 48)

Kur’an-ı Kerim’de Allah’ın Elçileri “Resul” ve “Nebi” olarak zikrolunmuştur. Resul ve Nebi kelimeleri Arapça kökenlidir.
“Peygamber” kelimesi ise Farsça’dır.
“Yalvaç” veya “Yalavaç” Türkçedir.
Türkler “Peygamber” kelimesini sözde ve yazıda kullanırken, Araplar kullanmamaktadır.
“Peygamber” kelimesi; Türk halkı arasında anlam bakımından anlaşılırlığı ve yaygınlığı vaz geçilmez bir kelime haline dönüşmüştür.

Peygamberlerin ortak özellikleri:
Peygamberler, hertürlü ahlâk güzelliğine sahip örnek insanlardır. Onlarda bulunması gereken bazı özellikler şunlardır:
1- Sıdk: Doğruluk demektir. Peygamberler son derece doğru insanlardır. Asla yalan söylemezler. Oldu dedikleri olmuştur, olacak dedikleri zamanı gelince mutlaka olacaktır.
2- Emânet: Güvenilir olmak demektir. Peygamberler her hususta güvenilir kimselerdir, emanete asla hıyanet etmezler.
3- Fetânet: Akıllı ve uyanık olmak demektir. Peygamberler akıllı, uyanık ve yüksek zekâ sahibidirler.
4- İsmet: Günah işlememek demektir. Peygamberler gizli ve açık hiçbir şekilde günah işlemezler.
5- Tebliğ: Bildirmek demektir. Peygamberler Allah’tan aldıkları dinî hükümleri olduğu gibi hiçbir değişiklik olmadan insanlara bildirmişlerdir

Peygamberlerin Görevleri:
Peygamberler en doğru bir şekilde insanlara Allah’ı tanıtmışlar, inanç esaslarını, ibadet şekillerini öğretmişlerdir. Dinî hükümleri ve güzel ahlâk ilkelerini açıklamışlar, kendileri de söylediklerini yaparak insanlara örnek olmuşlardır.
Peygamberler, Allah’ın emirlerini yapanları cennetle müjdelemişler, yapmayanların ise cehennem azabı ile cezalandırılacaklarını haber vermişlerdir.
slâm dininin inanç esaslarında Allah’ın peygamberlerinden hiçbirisi diğerinden ayrılmaz. Hepsi peygamber olarak kabul edilir, her peygamberin getirdiği ve tebliğ ettiği dînin hak din olduğu benimsenir. Çünkü İslâm dininin îman esasına göre; gerçek din, semavî din tektir ve Allah tarafından elçiler aracılığı ile gönderilir.

°Allahü Teâlâ, rahmeti gereği kullarını hidayet yolunda tutmak ve doğruya sevk etmek için her dönemde, her mekâna peygamber göndermiş. Bu İlahi tatbikat son Peygamber Hz. Muhammed’in (sav) gönderilmesine kadar sürdü. Kur’an-ı Kerim’de Hz. Âdem’den (as) Hz. Muhammed’e (sav) kadar 25 peygamberin ismi zikrediliyor. Peki bu 25 peygamberi ne kadar tanıyoruz?

°İslâm dininin inanç esaslarında Allah’ın peygamberlerinden hiçbirisi diğerinden ayrılmaz. Hepsi peygamber olarak kabul edilir, her peygamberin getirdiği ve tebliğ ettiği dînin hak din olduğu benimsenir. Çünkü İslâm dininin îman esasına göre; gerçek din, semavî din tektir ve Allah tarafından elçiler aracılığı ile gönderilir.
°Vahiy meleği vasıtasıyla Yüce Allah tarafından gönderilen ilâhî emirleri ve yasakları insanlara bildirmekle vazifeli kimselere Kur’an-ı Kerîm’in dilinde "Nebî, resûl, beşir ve nezîr" adlari verilir. Bunlar her bakimdan üstün ve seçkin kimselerdir. Peygamberler günah işlemezler, yalan söylemezler, emanete hiyanet etmezler, Allah’tan aldıkları emirleri olduğu gibi insanlara bildirirler. Çok zekî, uyanık ve mantıklı kimselerdir. Peygamberlerin bir kısmı bir kavme, bir bölgeye, bazıları da bütün âleme ve insanlığa gönderilmiştir.
°İlk insan ve ilk peygamber Hz. Âdem (as) ile başlayan insanlık tarihi, onun ardından gelen diğer peygamberle devam etmiş. Allahü Teâlâ, akıl ve iradenin yanında insanı göz-kulak gibi dış duyular, sezgi ve feraset gibi iç duyularla donatmış. Bu nimet imkânlarının yanı sıra peygamberler gönderip kitaplar indirerek insanı desteklemiş. Peygamberler, Allah’ın hikmeti, adaleti, rahmeti ve bereketinin gereği olarak insanlığa hidayet rehberleri ve dünya hayatında yol kılavuzları olarak gönderilmiş. Kur’an-ı Kerim’de, gönderilen peygamberlerin sayısı konusunda kesin bir bilgi verilmiyor. Bu çerçevede âyetlerde önemle vurgulanan husus, her millete, her bölgeye bir uyarıcının gönderildiği. Allahü Teâlâ, Mü’min Suresi’nde “And olsun ki senden önce de biz peygamberler gönderdik. Onlardan bir kısmının hikâyesini sana anlattık bir kısmınınkini ise anlatmadık.” mealindeki âyette bütün peygamberleri bize bildirmediğini beyan ediyor.
° Peygamberlerin sayısı konusunda bildiğimiz en kesin rakam, Kur’an-ı Kerim’de isimleri zikredilen peygamberler. Kur’an-ı Kerim’de Hz. Âdem’den (as) Hz. Muhammed’e (sav) kadar 25 peygamberin adı zikrediliyor. Bunların 18’i En’am Suresi’nin 83-86. ayetlerinde, diğerleri ise çeşitli surelerde geçiyor: Âl-i İmran 33, Araf 65, Hud 61, 84, Enbiya 85 ve Ahzab 40. âyet-i kerimelerde beyan ediliyor.
°Kur’an-ı Kerim'de peygamberlerin sadece bir kısmından bahsedilir ve bunları bilmemizde vâcip'tir. Onlar da şunlardır: 1. Hz. Âdem (a.s), 2. Hz. İdris (a.s), 3. Hz. Nuh (a.s), 4. Hz. Hûd (a.s), 5. Hz. Salih (a.s), 6. Hz. İbrahim (a.s), 7. Hz. Lût (a.s), 8. Hz. İsmail (a.s), 9. Hz. İshak (a.s), 10. Hz. Şuayb (a.s), 11. Hz. Yakûb (a.s), 12. Hz. Yusuf (a.s), 13. Hz. Eyyûb (a.s), 14. Hz. Musa (a.s), 15. Hz. Harun (a.s), 16. Hz. Davud (a.s), 17. Hz. Süleyman (a.s), 18. Hz. İlyas (a.s), 19. Hz. Elyasa (a.s), 20. Hz. Yunus (a.s), 21. Hz. Zülkifl (a.s), 22. Hz. Zekeriya (a.s), 23. Hz. Yahya (a.s), 24. Hz. İsa (a.s) ve de 25. Hz. Muhammed (s.a.v)'dir.
°Bunlardan başka Kur’an-ı Kerîmde isimleri geçen fakat peygamber mi yoksa veli (evliya) mi olup olmadıkları hakkında kesin bilgi olmayanlar vardır ki; bunlar da şunlardır: Hz. Lokman ve Hz. Zülkarneyn, Hz. Hızır, Hz. Üzeyir. Bunlardan Hızır’ın adı, Kur’ân-ı Kerîm’de peygamber olarak geçmez, Musa’yla birlikte yaptıkları seyahat anlatılır.
° Kur`an-ı Kerîm’de ismi geçmediği halde peygamber olarak meşhûr olanlar da şunlardır  [peygamber olduğu  hadis veya rivayetlerle bildirilenler]: 1. Şît, 2. Danyal -Daniel, 3. Kalib (Caleb ) bin Yufna(Yufenna) [Kehf:60'da bahsedilen kişi olduğu iddia edilir], 4. Hezekiel (Hızkıl) [Bakara:243'de bahsedilen olayı yaşadığı iddia edilir], 5. İşmoil (Şem’un, Şemuyel, İşmuyel,Samuel) [Bakara 246:247:248'de bahsedilen peygamber olduğu iddia edilir], 6. Şeya (İşeya , Yeşeya), 7. Haykuk. 8. İrmiya (Yeremya) [Bakara:259'da bahsedilen olayı yaşadığı iddia edilir (aynı ayet Uzeyr içinde delil sayılmaktadır, çelişkili)], 9. Cercis (Cerciz, Circis), 10. Şemun (Şemsun), 11.  Hâlid bin Sinan, vede 12. Yûşâ'dır.
°Teftazani Şerhu’l Akaid kitabında 124 bin veya 224 bin rakamlarının, kesinlik düzeyine sahip olmadığı gibi inanç haline getirilmesinin de uygun bulunmadığını bildiriyor.
Sahabeden Ebu Zerr el-Gıfari r.a. şöyle anlatır:
Ben Hz. Rasulullah’a: “Ey Allah’ın Rasulü! Nebilerin ilki hangisidir?” diye sordum. “Adem’dir.” buyurdu. Ben tekrar: “O Nebi miydi?” diye sordum, “Evet o, Allah ile bizatihi konuşmuş bir Nebi idi.” dedi. Ben: “Ey Allah’ın Rasulü, peygamberlerin sayısı kaçtır?” diye sordum; “Yüzyirmidörtbindir.” buyurdular (Suyutî: ed-Dürrü’l-Mensur 1/125).

Kur'an-ı Kerim'de ezberlemiz gereken başlıca sureler:
1] Fatiha Suresi, 7 ayettir, 2] Bakara Suresi, 286 ayettir, 3] Al-i İmran Suresi, 200 ayettir, 4] Nisa Suresi, 176 ayettir, 5] Maide Suresi, 120 ayettir, 6] Enam Suresi, 165 ayettir, 7] Araf Suresi, 206 ayettir, 8] Enfal Suresi, 75 ayettir, 9] Tevbe Suresi, 129 ayettir, 10] Yunus Suresi, 109 ayettir, 11] Hud Suresi, 123 ayettir, 12] Yusuf Suresi, 111 ayettir, 13] Rad Suresi, 43 ayettir, 14] İbrahim Suresi, 52 ayettir, 19] Meryem Suresi, 98 ayettir, 25] Furkan Suresi, 77 ayettir, 31] Lokman Suresi, 34 ayettir, 32] Secde Suresi, 30 ayettir, 36] Yasin Suresi, 83 ayettir, 40] Mümin Suresi, 85 ayettir, 43] Zuhruf Suresi, 89 ayettir, 47] Muhammed Suresi. 38 ayettir, 48] Fetih Suresi, 29 ayettir, 52] Tur Suresi, 49 ayettir, 53] Necm Suresi, 62 ayettir, 54] Kamer Suresi, 55 ayettir, 55] Rahman Suresi, 78 ayettir, 62] Cuma Suresi, 11 ayettir, 71] Nuh Suresi, 28 ayettir, 72] Cin Suresi, 28 ayettir, 75] Kıyamet Suresi, 40 ayettir, 76] İnsan Suresi, 31 ayettir, 97] Kadir Suresi, 5 ayettir, 103] Asr Suresi, 3 ayettir, 104] Hümeze Suresi, 9 ayettir, 105] Fil Suresi, 5 ayettir, 106] Kureyş Suresi, 4 ayettir, 107] Maun Suresi, 7 ayettir, 108] Kevser Suresi, 3 ayettir, 109] Kafirun Suresi, 6 ayettir, 110] Nasr Suresi, 3 ayettir, 111] Tebbet Suresi, 5 ayettir, 112] İhlas Suresi, 4 ayettir, 113] Felak Suresi, 5 ayettir vede 114] Nas Suresi, 6 ayettir.

"Muhammed, ancak bir peygamberdir. Ondan önce de peygamberler gelip geçmiştir." (Al-i İmran Suresi, 1)
"Buna rağmen daha önceki toplumlara da nice peygamberler göndermiştik." Zuhruf Suresi, 6)

Ey Muhammed! And olsun, senden önce de birçok peygamber gönderdik. Sana onların kimini anlattık, kimini de anlatmadık." (Mümin suresi: 78)

t“Her kavmin bir hidayet davetçisi vardır.” (Ra’d, 7)

“Her ümmetin bir peygamberi vardır” (Yunus, 47)

Onlara o şehir sahihlerini misâl getir. Hani oraya elçiler gelmişti. Biz o zaman kendilerine iki elçi göndermiştik de onları tekzîb etmişlerdi. Biz de bir üçüncü ile (bunları) kuvvetlendirmiştik ve: 'Biz size gönderilmiş elçileriz demişlerdi.(Yasin:13,14,15,16,17)

•Suhuf; "sahife" kelimesinin çoğulu olup Allah tarafından vahiy meleği Cebrâil vâsıtasıyla "dört peygambere" gönderildiğine inanılan ilâhî risâlelerdir. Dört kutsal kitapla karıştırılmamalıdır.
•Ebû Zer'den rivâyet edilen zayıf bir hadîs-i şerîfe göre -bugüne ulaşmamış olan bu sayfaların sayısı- 100 olup şu peygamberlere indirilmiştir: Âdem Peygamber'e 10, Şît Peygamber'e 50, İdrîs Peygamber'e 30 vede İbrâhim Peygamber'e 10 sahife.
Not: Bu suhufların hiçbiri günümüze ulaşmamıştır.
•Suhuflar; her peygamberin getirdiği şeriatte temel esâsların aynılığını, değişmezliğini göstermesi bakımından önemlidir:
1. Herkes, yaptıklarından mes'uldür. Bir şahsın yaptıklarından ancak kendisi sorumludur.
2. Hiç kimse, başkasının cezasıyla cezâlandırılmaz.
3. Her şahıs, yaptığının karşılığını görecektir.
4. Başkasının yaptığı amellere kimse ortak olamaz.
5. Hiç kimse, yapmadığı amelin karşılığını alamaz.

1. Hz Âdem (as):
Kur’an-ı Kerim’de adı, ismi 25 defa geçmektedir. İlk insan, ilk peygamber, ilk örtünen, toprağı ilk işleyendir. Allah-û Teâlâ, ilk insan Hz. Âdem’i cesedini topraktan yarattığı için ‘edîmü’l-ard’ denildi. Hz. Âdem’le aynı .nefisten benzer bir varlık olarak eşi Havva yaratıldı. Hz. Âdem ve Havva’nın doğan çocuklarıyla nesiller artmaya başladı. İlk ve en büyük sorun, oğulları Kabil ile Habil arasında meydana gelen kıskançlık ve bunun sonucunda kardeşi Habil’i öldürmesi. Hz. Âdem’in çocukları olan insanlar sayıları az ama sorunları büyüktü. Bu yüzden Allah onlara Hz. Adem’i peygamber olarak görevlendirdi. Hz. Âdem’e kitap olarak 10 sahife indirildi (sayfa verildi). İlk atası yok çünkü çamurdan yaratılmıştır.Bulunduğu dönem bilinmemektedir. Kainata gönderilmiştir. Tüm insanlık için gelmiştir. Arapça adıda şöyledir آدم .
2. Hz. İdris (as):
Kur’an-ı Kerim’de adı, izmi 2 defa geçmektedir. Hz. Âdem’in torunu. Onun dönemindeki temel sorun, dürüstlüğün kalmaması. Bu yüzden doğruluk sıfatları öne çıkarılarak görevlendirilmiş. Hz. İdris, sıddık özelliğinin yanı sıra sabırlı olmasıyla da övülmüş. Astronomi ve matematikle ilk uğraşan, ilk defa iğne ile dikiş diken ve elbise yaparak giyen, ölçü ve tartı aletlerini ilk defa kullanan, ilkyazı yazanın olduğu rivayet edilir. Hz. İdris'e kitap olarak 30 sahife indirildi (sayfa verildi). İlk atası Şit (a.s)'dır. Ayrıca Şit  (a.s)'in adı Kur’an-ı Kerim’de geçmez ama peygamber olduğu bilinmektedir vede kendisine 50 sahife indirildi (sayfa verildi). Bulunduğu dönem bilinmemektedir. Kainata gönderilmiştir. Kimin için gelmiş bilinmemektedir. Arapça adıda şöyledir إدريس .
3. Hz. Nuh (as):
Kur’an-ı Kerim’de adı, ismi 43 defa geçmektedir. Kur’an-ı Kerim’in 71. suresi onun adını taşımaktadır. 28 ayettir. Hz. Nuh’un meskeni Irak’ta idi. Varlıklı bir kavimle uzun ve çetin bir imtihanı oldu. Kavminden kendisini çok az kişi iman etmiştir. Karısı ve çocuklarından biri de iman etmeyenler arasındadır. Allah, Hz. Nuh’a ağaç dikmesini emretti ve kırk yılda yetişen ağaç, gemi yapımında kullanıldı. Gemi tamamlandığında Allah, ailesini, inananları ve her canlıdan bir çifti gemiye almasını emretti. Kırk gün süren yağmurun ardından seller yeryüzünde taşmadık yer bırakmadı. Hz. Nuh ve gemidekiler dışında yeryüzünde bulunanların hepsi tufanda boğulup helak oldu.i Nuh’un gemisi, altı ay su üzerinde dünyanın her tarafını dolaşarak Cudi Dağı’nın eteğine yanaştı. Nuh tufanından sonra yeni bir nesil yaratılmıştır. Tufandan sonra dünya adeta yeniden kuruldu. Bu yüzden Hz. Nuh’a ikinci Âdem deniliyor. İlk atası İdris (a.s)'dir. Bulunduğu dönem bilinmemektedir. Kainata gönderilmiştir. Nuh Kavmi'ne (insanlık için) gelmiştir. Arapça adıda şöyledir نوح .
4. Hz. Hud (as):
Kur’an-ı Kerim’de adı, ismi 10 defa geçmektedir. Kur’an-ı Kerim’in 11. suresi onun adını taşımaktadır. 123 ayettir. Yaşadıkları yer olan İrem şehrinde, yüksek binalar inşa etme yarışına girmiş bir to0luluğa gönderilmiştir. Ticaretle uğraşmıştır. Tufandan sonra gönderilen peygamberlerin ilklerinden. Bu topluluk, bugün Yemen’de Hadramevt’in kuzeyine denk düşen bir bölgede yaşamaktaydı. Hz. Hud (as) zühd, takva ve ibadet ehli idi. Cömert ve şefkatliydi, yoksullara bol bol sadaka verirdi. İlk atası Nuh (a.s)'dur. Bulunduğu dönem M.Ö 3000'dir. Ahkaf (Yemen,Umman) bölgesine gönderilmiştir. (Birinci) Âd Kavmi için gelmiştir. Arapça adıda şöyledir هود .
5. Hz. Salih (as):
Kur’an-ı Kerim’de adı, ismi 8 defa geçmektedir. İsa (as) gibi yalın ayak yürür, ayakkabı giymezdi. Dağları ve yüksek kayaları oyarak inşa ettikleri görkemli evlerle ünlü bir topluluğa gönderilmiştir. Ticaretle uğraşmıştır. Bulunduğu topluluk kendilerine denemek için gönderilen Hz. Salih’in devesini öldürdüler. Böylece İmtihanı kaybedip helak oldular. İlk atası Nuh (a.s)'dur. Bulunduğu dönem M.Ö 2500'dir. Hicir Bölgesine (Arabistan, Ürdün) gönderilmiştir. Semûd Kavmi için gelmiştir. Arapça adıda şöyledir صالح .
6. Hz. İbrahim (as):
Kur’an-ı Kerim’de adı, ismi 69 defa geçmektedir. Kur’an-ı Kerim’in 14. suresi onun adını taşımaktadır. 52 ayettir. Babası Âzer yada amcası Âzer veya üvey babası (babalığı) Âzer, Harran halkındandı. İbrahim (as), ayak izlerine varıncaya kadar Efendimiz’e insanların en çok benzeyeniydi. Babil hükümdarı Nemrut tarafından ateşe atılmış, ateş kendisini yakmamıştı. Hz. İbrahim’in ilk çocuğu Hacer validemizden İsmail, Sare validemizden ikinci çocuğu İshak dünyaya geldi. Oğlu Hz. İsmail (as) ile birlikte Kâbe’yi inşa etti. Çok misafirperver biriydi. Kurban kesmek ibadeti Hz. İbrahim’den öğrenildi. Allah’ın dostu olarak anılır. Hz. İbrahim'e 10 sahife indirildi (sayfa verildi). İlk atası Nuh (a.s)'dur. Babil,Irak,Filistin Bölgesine gönderilmiştir. Bulunduğu dönem M.Ö 2000'dir. İbrahim Kavmi için gelmiştir. Arapça adıda şöyledir إبراهيم .
7. Hz. Lût (as):
Kur’an-ı Kerim’de adı, ismi 27 defa geçmektedir. Hz. İbrahim’e (as) iman eden ilk kişidir, onunla birlikte hicret edenlerdendir. Hz. İbrahim’in kardeşinin oğludur. Lut’un (as) peygamber olarak gönderildiği topluluk, gayr-i meşru fiil işliyorlardı. Lut (as), Allah tarafından kendilerine yüksek meziyetler, hüküm ve ilim verilen peygamberlerden. Allah, O’nu küfür ve ahlâksızlıkları destan olan Sodom ve diğer dört şehir halkına peygamber olarak gönderdi. Lut (as) onların içinde yaklaşık yirmi dokuz yıl kaldı. Lut (as) vefat edinceye kadar Şam-Filistin toprağında amcası İbrahim (as) ile oturdu. İlk atası Nuh (a.s)'dur. Bulunduğu dönem M.Ö 2000'dir. Sodom (Ürdün) Bölgesine gönderilmiştir. Lut (Gomore) [Ashabü’l- Mü’tefike] Kavmi için gelmiştir. Arapça adıda şöyledir لوط .
8. Hz. İsmail (as):
Kur’an-ı Kerim’de adı, ismi 12 defa geçmektedir. Hz. İbrahim’in Hacer’den doğma oğludur. Çobanlık yaptı ve babası Hz. İbrahim (as) ile Kâbe’yi inşa etti. Hacla ilgili pek çok merasim ve kurban kesme konularında Hz. İbrahim (as) ile birlikte insanlara (Müslümanlara) örnek oldu. Hz. Muhammed (sav) onun soyundan geliyor. Hz. İsmail, 137 yaşında  iken Mekke’de vefat etti ve naaşı annesi Hacer’in kabrinin yanına defnedildi. İlk atası İbrahim  (a.s)'dir. Bulunduğu dönem M.Ö 1900'dür. Mekke Bölgesine gönderilmiştir. Cürhüm Kabilesi için gelmiştir. Arapça adıda şöyledir إسماعيل .
9. Hz. İshak (as):
Kur’an-ı Kerim’de adı, ismi 15 defa geçmektedir. Hz. İbrahim’in ilk eşi Sare’den doğma oğludur. İsrailoğulları soyunun başlangıcını temsil ediyor. İsrailoğullarına gönderilen, Kur’an’da adı geçen bütün peygamberlerin atasıdır. Suretçe, babası İbrahim’e (as) benzerdi. Yaşlanınca gözleri görmez oldu. İshak (as), babası Hz. İbrahim’in vefatından sonra Şam’da peygamberlikle vazifelendirildi. Rivayete göre İshak (as) ile annesi Hz. Sare, Şam’dan Mekke’ye gelip hac ettiler. İlk atası İbrahim  (a.s)'dir. Bulunduğu dönem M.Ö 1890'dır. El-Halil (Filistin) Bölgesine  gönderilmiştir. İshakoğulları için gelmiştir. Arapça adıda şöyledir إسحاق .
10. Hz. Şuayb (as):
Kur’an-ı Kerim’de adı, ismi 11 defa geçmektedir. Kavmini, güzel ve yüksek sözlerle uyarmaya çalıştığı için ve hitabet yeteneğinden  dolayı ‘Peygamberlerin Hatibi’ olarak anılırdı. Ölçü ve tartıda hile yapan iki halka gönderildi. Hz. Şuayb’in kızlarından biriyle Hz. Musa evlenmiştir. İlk atası İshak (a.s)'dir. Bulunduğu dönem M.Ö 1850'dir. Akabe Körfezi,Yemen,Sudi Arabistan Bölgesine gönderilmiştir. Tüm Medyen ve Eyke halkı için gelmiştir. Arapça adıda şöyledir شعيب .
11. Hz. Yakub (as):
Kur’an-ı Kerim’de adı, ismi 16 defa geçmektedir. Hz. İshak'ın oğludur. Hz. İbrahim’in (as) torunudur. Evlat acısı ile evlat ihaneti ile imtihan edilmiştir. Oğlu Hz. Yusuf’uny (as) acısı dolayısıyla gözleri kapanmış, sonra ona kavuşmasıyla yeniden açılmıştır. Mısır’a gitmeden önce Filistin civarında peygamberlik yapmıştır. İlk atası İshak (a.s)'dir. Bulunduğu dönem M.Ö 1830'dur. Nablus (Filistin) Bölgesine gönderilmiştir. İsrailoğulları için gelmiştir. Arapça adıda şöyledir يعقوب .
12. Hz. Yusuf (as):
Kur’an-ı Kerim’de adı, ismi 27 defa geçmektedir. Kur’an-ı Kerim’in 12. suresi onun adını taşımaktadır. 111 ayettir. Hz. Yakub’un 12 oğlundan en çok sevdiği oğludur. Suretçe Âdem’i (as) andırırdı. Kardeşleri kendisini kıskanmışlar, kuyuya atmışlardır. Kendisine rüyaları yorumlama yeteneği verilmiştir. Bu bilgi ve yeteneği sayesinde Mısır’a yönetici olmuştur. Kur’an-ı Kerim’de toplu olarak bir sürede, baştan sona anlatılan tek kıssa onunkidir (Yusuf Suresindedir). Bu kıssa Kur’an-ı Kerim’de “kıssaların güzeli” olarak nitelenmiştir. İlk atası Yakub (a.s)'dur. Bulunduğu dönem M.Ö 1750'dir. Mısır, Filistin Bölgesine gönderilmiştir. Tüm İsrailoğulları için gelmiştir. Arapça adıda şöyledir يوسف .
13. Hz. Eyyub (as):
Kur’an-ı Kerim’de adı, ismi 4 defa geçmektedir. Hz. Eyyub’un (as) annesi, Lut’un  (as) kızı idi. Babası, Hz. İbrahim’e iman edenlerdendi. Davud’a (as) göre Eyyub (as), insanların en halimi, en sabırlısı ve öfkelerini en çok yeneni idi. Yoksul bulundurmadıkça yemek yemezdi. Çok ağır bir hastalık geçirmiş, sabrıyla sembol olmuştur. İlk atası İshak (a.s)'dır. Bulunduğu dönem M.Ö 1770?'dir. Ürdün - Suriye Sınırı ve Bölgesine gönderilmiştir. Eyyub Kavmi için gelmiştir. Arapça adıda şöyledir أيوب .
14. Hz. Musa (as):
Kur’an-ı Kerim’de adı, ismi 136 defa geçmektedir. Hz. Musa'ya 4 büyük kitaptan birincisi olan ilahi beyanlardan Tevrat indirilmiştir. Kur’an-ı Kerim’de kendisinden ve mücadelesinden en çok bahsedilen peygamberdir. Hz. Şuayb’ın (as) damadıdır. Sağ elinde nübüvvet beni vardı. İsrailoğullarına peygamber olarak gönderildi. İsrailoğulları onun önderliğinde Mısır’dan çıktılar. İlk atası Yakub (a.s)'dur. Bulunduğu dönem M.Ö 1550'dir. Mısır, Filistin Bölgesine gönderilmiştir. İsrailoğulları için gelmiştir. Arapça adıda şöyledir موسى .  
Kur'an-ı Kerîm'in üçüncü suresi. Sure, Medine'de nazil olmuştur. Surenin 33. ayetinde Musa (a.s.)'in babası İmrân'dan bahsedildiği için İmrân Âilesi anlamına bu adı almıştır ve de iki yüz ayettir.
Ali İmran, Hz. Musa (a.s.) ile kardeşi Hz. Harun (a.s.)'un babaları İmrân'ın adına nisbet edilen aile, İmrân ailesi. Aynı zamanda Hz. Meryem'in babasının da adının İmrân olmasından dolayı İmrân ailesi denince hangisinin kasdedildiği hakkında iki görüş ortaya çıkmıştır. Ayet-i Kerime'de bu konuda açıklık yoktur. Ama 3/33-34'ü izleyen ayetlerde Hz. Meryem'den söz edildiği için burada kastedilen ailenin Hz. Meryem'in babası İmrân'ın ailesi olduğu kanaatı ileri sürülmektedir. Fakat ulû'l-azm peygamberler olan Hz. Âdem, Hz. Nuh ve Hz. İbrahim (a.s.) sayılırken ayette bunlardan hemen sonra Âli İmrân'dan söz edildiğine göre burada kasdedilenin Hz. Musa (as) ve ailesi olduğu hususunda ikinci bir görüş ileri sürülmektedir ki, genellikle bu görüş tercih edilir. Kur'an-ı Kerim'in Âli İmrân Suresi de adını yukarıda söz konusu ettiğimiz ayette geçen Âli İmrân tabirinden almaktadır.
15. Hz. Harun (as):
Ksur’an-ı Kerim’de adı, ismi 20 defa geçmektedir. Hz. Musa’nın (as) kardeşidir. Kardeşi Musa’dan (as) bir yaş büyüktür. Onun yardımcısı olarak görevlendirilmiştir. Hz. Musa Medyen’den Mısır’a dönünce Harun’a Allah’ın buyruklarını iletmiş, o da bunları kabul ederek Hz. Musa’ya yardımcı olmuştur. Güzel konuşması ve hitabet yeteneği, en güçlü özelliğidir.  Hz. Harun'un babasının adının verildiği, 3. sure olan, Âli İmrân suresi inmiştir ve 200 ayettir. İlk atası Yakub (a.s)'dur. Bulunduğu dönem M.Ö 1550'dir. Mısır, Tih Çölü Bölgesine gönderilmiştir. İsrailoğulları için gelmiştir. Arapça adıda şöyledir هارون .
16. Hz. Davud (as):
Kur’an-ı Kerim’de adı, ismi 16 defa geçmektedir. Hz. Davud'a 4 büyük kitaptan ikincisi olan ilahi beyanlardan Zebur indirilmiştir. Demirciydi. Gür sesli, güzel huylu, temiz kalpli ve çok anlayışlıydı. Sesi o kadar güzeldi ki dağlar ve kuşlar kendisine eşlik ederdi. Önceleri Tâlût’un ordusunda bir asker olarak savaşmış, daha sonra Allah’ın kendisine verdiği peygamberlik ve hükümdarlıkla İsrailoğullarına kral olmuştur. İlk atası Yakub (a.s)'dur. Bulunduğu dönem M.Ö 1000'dir. Kudüs, Filistin, Ürdün Bölgesine gönderilmiştir. İsrailoğulları için gelmiştir. Arapça adıda şöyledir داود .
17. Hz. Süleyman (as):
Kur’an-ı Kerim’de adı, ismi 17 defa geçmektedir. Hz. Davud’un oğludur. Soyu Hz. İbrahim’e dayanır. Babası Hz. Davud’un vefatından sonra kendisine krallıkla birlikte peygamberlik verildi. Süleyman (as) krallık ve kadılıkta babasından üstündür. Babası ise Allah’a ibadette oğlundan daha ileriydi. Bütün canlılarla konuşabilme yeteneğine sahiptir. İnsanların yanı sıra kuşlar, rüzgârlar ve cinler ona hizmet etmek üzere tahsis edilmiştir. İlk atası Davud (a.s)'dur. Bulunduğu dönem M.Ö 900'dlür. Kudüs, Filistin, Yemen Bölgesine gönderilmiştir. İsrailoğulları, Sebe Halkı için gelmiştir. Arapça adıda şöyledir سليمان .
18.  Hz. İlyas (as):
Kur’an-ı Kerim’de adı, ismi 3 defa geçmektedir. Baalbek'te yaşamaktadır. İsrailoğullarından Ba’l adlı bir puta tapan topluma peygamber olarak gönderilmiştir. Hz. Musa’nın hizmetini yürüten Yuşa b. Nun’un torunudur. Kavmi onu yalanladığı için sünnetullah gereği helak oldu. Kur’an-ı Kerim’de salih kimseler ve peygamberler arasında zikredilir. İlk atası Harun (a.s)'dur. Bulunduğu dönem M.Ö 900'dür. Baalbek, Şam Bölgesine gönderilmiştir. İlyas Kavmi için gelmiştir. Arapça adıda şöyledir إلياس .
19. Hz. Elyesa (as):
Kur’an-ı Kerim’de adı, ismi 2 defa geçmektedir. Hz. İlyas’a (as) yardımcı olarak gönderilmiştir. Hz. İlyas’ın amcasının oğlu olduğu söylenir. Elyesa (as) ömrünün sonuna kadar İsrailoğullarının arasında kalıp, onları Allah’a davet etti. İlyas ve Elyesa (as) Lübnan sınırları içinde bulunan Baalbek kentinde yaşamış ve orada vefat etmişlerdi. İlk atası Yusuf (a.s)'tur. Bulunduğu dönem M.Ö 850'dir. Şam, Kudüs, Filistin Bölgesine gönderilmiştir. İsrailoğulları için gelmiştir. Arapça adıda şöyledir اليسع .
20. Hz. Yunus (as):
Kur’an-ı Kerim’de adı, ismi 4 defa geçmektedir. Kur’an-ı Kerim’in 10. suresi onun adını taşımaktadır. 109 ayettir. Asur devletinin başkenti olan Ninova halkına peygamber olarak görevlendirilmiştir. Allah, Kur’an-ı Kerim’de, onu balık sahibi diyerek anar. İlyas’tan (as) sonra peygamber olarak gönderildi. Yunus (as) otuz üç yıl kavmini, Allah’a iman ve ibadete davet ettiği halde kendisine iki kişiden başka iman eden olmadı. İman edenlerden biri Rubil, diğeri Tenuh idi. İlk atası Yakub (a.s)'dur. Bulunduğu dönem M.Ö 800'dür. Ninova, Musul, Irak Bölgesine gönderilmiştir. Yunus Kavmi için gelmiştir. Arapça adıda şöyledir يونس .
21. Hz. Zülkifl (as):
Kur’an-ı Kerim’de adı, ismi 2 defa geçmektedir. Hz. Eyyub’un (as) oğludur. Zülkifl (as), Şam’da oturdu. Sabreden, Allah’ın rahmetine ulaşan ve Salihlerden olduğu bildirilen peygamberlerdendir. İlk atası Eyyub (a.s)'dur. Bulunduğu dönem M.Ö 550?'dir. Şam, Necef Bölgesine gönderilmiştir. İsrailoğulları için gelmiştir. Arapça adıda şöyledir ذو الكفل  .
22. Hz. Zekeriyya (as):
Kur’an-ı Kerim’de adı, ismi 7 defa geçmektedir. Hazreti Süleyman’ın (as) soyundandır. Marangozlukla geçiniyordu. Yahudiler arasında ibadet, bilgi ve görgüsüyle temayüz etmiştir. İsrailoğullarının peygamberi ve danışmanıydı. Kudüs’te Hz. Meryem’in himayesini üstlenmiş, ona koruyuculuk yapmıştır. İsrailoğulları tarafından ağaçla birlikte kesilerek şehit edildi. İlk atası Süleyman (a.s)'dır. Bulunduğu dönem M.Ö 50'dir. Kudüs ve Bölgesine gönderilmiştir. İsrailoğulları için gelmiştir. Arapça adıda şöyledir زكريا .
23. Hz. Yahya (as):
Kur’an-ı Kerim’de adı, ismi 5 defa geçmektedir. Hz. Zekeriyya’nın (as) oğludur. Adı daha önce hiç kullanılmamış bir isimdir ve Allah tarafından konulmuştur. Zekeriyya (as) Allah’a dua edip kendisinin ve Hz. Yakup neslinin ilim ve sünnetini sürdürecek varis istediğinde Allah, ona bir çocuk vermeyi müjdeledi. Küçük yaşta hikmet sahibi olan Hz. Yahya’ya nübüvvet görevi verilmişti. O da babası Hz. Zekeriyya gibi Yahudilerce öldürülen bir peygamberdi. Hazreti İsa’nın (as) müjdecisidir. İlk atası yok Zekeriyya (a.s)'dır. Bulunduğu dönem M.S 20'dir. Kudüs Bölgesine gönderilmiştir. İsrailoğulları için gelmiştir. Arapça adıda şöyledir يحيى .
24. Hz. İsa (as):
Kur’an-ı Kerim’de adı, ismi 25 defa geçmektedir. Hz. İsa'ya 4 büyük kitaptan üçüncüsü olan ilahi beyanlardan İncil indirilmiştir. Babasız olarak doğmuştur. Daha beşikteyken konuşmuş, ölüleri diriltmiş, hastaları ve körleri iyileştirmişti. Onun doğduğu sene miladi takvimin başlangıcı kabul edilir. Otuz yaşındayken Hz. İsa’ya vahiy geldi. İsa (as) zamanında tıp ilmi üstündü. İsa (as) ölüleri diriltiyor, doktorların iyileştiremediği ağır hastaları iyileştiriyordu. Allahın Cebrail (as) vasıtasıyla konuştuğu peygamber haricindeki tek insan, tek kadın Hz. Meryem onun annesidir. Ve Allah onun adına 19. Meryem suresini indirmiştir. 98 ayettir. Zayıf hadislere görede ilk ve tek kadın peygamberdir. (Ama işin doğrusunu ancak ve ancak ALLAH bilir). İlk atası yok çünkü ALLAH onu insanlığa örnek olsun diye Hz. Meryem'e ruhundan (Hz. Cebrail vasıtasıyla) üfürerek babasız olarak yaratılmıştır. Bulunduğu dönem M.S 20'dir. Kudüs, Filistin Bölgesine gönderilmiştir. İsrailoğulları için gelmiştir. Arapça adıda şöyledir عيسى .
25. Hz. Muhammed (sav):
Kur’an-ı Kerim’de adı, ismi 4 defa geçmektedir. Kur’an-ı Kerim’in 47. suresi onun zadını taşımaktadır. 38 ayettir. Hz. Muhammed’e 4 büyük kitaptan dördüncüsü ve sonuncusu olan ilahi beyanlardan Kur’an-ı Kerim indirilmiştir. Hz. Peygamber’in soyu Hz. İsmail kanalıyla Hz. İbrahim’e dayanır. Son peygamberdir. Kureyş kabilesindendir. Sırtında, tam iki kürek kemiğinin ortasında nübüvvet mühürü bulunmaktadır. Hz. Peygamber, fil vakasından 50 gün sonra Rebiülevvel ayının 12 Pazartesi günü dünyaya geldi (20 Nisan 571). 40 yaşındayken peygamberlik verildi. O’na ilk inananlar kadınlardan eşi Hz. Hatice, çocuklardan amcasının oğlu Hz. Ali, gençlerden azatlısı Hz. Zeyd, erkeklerden en yakını Hz. Ebu Bekir idi. Bütün insanlığa gönderilen son peygamber olduğu için Hatemü’l Enbiya denmiştir. İlk kez peygamber olmayan bir adama,Peygambeer efendimizin amcası olan, Ebu Leheb'e sure inmiştir. Bu sure uyarı amaçlıdır. 111. Tebbet {Mesed} suresidir. 5 ayettir. İlk atası İsmail (a.s)'dir. Bulunduğu dönem M.S 610'dur. Mekke, Hicaz Bölgesine gönderilmiştir. Kureyş Halkı ve tüm İnsanlık için gelmiştir. Arapça adıda şöyledir محمد .
•İslamın 4 büyük halifesiylede Hz. Muhammed Mustafa (sav) efendimiz akrabadır.
•Hazreti Osman, Rasûl-i Ekrem (sav)'in iki kızları Rukayye ve Ümmü Külsûm ile evlendiği için, "İki nur sahibi" mânâsına "Zinnûreyn" sıfatını kazanmıştı ve kızı Fatımâyıda Hazretı Aliye vermiştir.
•Ayrıca diğer iki halifede Peygamber efendimizin kayın babasıdır, Hazretı Ebubekir Aişe annemizin babasıdır ve Hazreti Ömerde Hafsa annemizin babasıdır.
•Ve Hazreti Ömerde Hazreti Ali ve Fâtıma'nın kızları Ümmü Gülsüm ile evlenmiştir yani damatlarıdır.
• Hz. Hatemü’l-Enbiya Efendimizin katıldığı savaşlar şöyle: 1. Bedir Savaşı '' Bedr-i
Kübra''(Büyük Bedir): Hicretin (M.S 622 tarihinde Hz. Muhammed ve Sahabeler'in Mekke'den - Medine'ye göç etmesi) 2. senesinin Ramazan ayı, 2. Uhud Savaşı: (625) (Bedir Savaşının üzerinden 13 ay sonra), 3. Hendek Savaşı (H.5. Yılı, 627 Şubat Ayı), 4. Hudeybiye Antlaşması (628), 5. Hayber'in Fethi (629) Hayber Savaşı, 6. Mute Savaşı (629), 7. Mekke'nin Fethi (630), 8. Huneyn Savaşı (631) ve de 9. Tebük Seferi (631)'dir.
• Uhud Savaşı'nda Peygamberimizin amcası Hz. Hamza şehit olmuştur.
• Hz. Muhammed(s.a.v.)'in süt annesi olarak genelde Halime-i Sadiye bilinmesine rağmen tarihi kayıtlara göre kendisine süt annelik yapmış üç hanım bulunmaktadır. Bunlar kronolojik sıra ile Süveybe, Halime-i Sadiye ve Ümmü Eyme'dir.
• Resulı-i Ekrem (s.a.s)'in 9 Amcası vardır, Amcalarının isimleri şöyledir: 1- Haris, 2- Zübeyr, 3- Ebû Leheb, 4- Kusem, 5- Ebû Talib, 6- Dırar, 7- Hacl, 8- Hz. Abbas ve de 9- Hz. Hamza'dır.
•Peygamber Efendimiz bazı evliliklerini siyası bir maksat güderek yapmıştır.
•Peygamber Efendimizin eşlerininisimlerine ÜMMEHÂTU'L-MÜ'MİNÎN  (Ezvac-ı Tahirat (Peygamber Eşleri) denilir ve toplamda 13 tanedir bunlarda sırasıyla şöyle:
1- Hz. Hatice {Haticetü'l-Kübra} binti Hüveylid (r.an), 2- Hz. Sevde binti Zem'a (r.an), 3- Hz. Aişe binti Ebû Bekir (r.an), 4- Hz. Hafsa binti Ömer, 5- Hz. Zeyneb {muhtaçların anası} binti Huzayme (r.an), 6- Hz. Ümmü Seleme {Hind) (r.an), 7- Hz. Zeyneb {Berre/gariplerin annesi} binti Cahş, 8- Hz. Cüveyriye binti Hâris (r.an), 9- Hz. Safiyye binti Huyey (r.an), 10- Hz. Reyhâne binti Zeyd (r.an), 11- Hz. Meymune {Berre} binti Hâris (r.an), 12- Hz. Ümmü Habibe {Remle} binti Ebû Süfyan (r.an) ve de 13- Hz. Mâriye {Mâriyetü’l-Kıbtiyye, Ümmü İbrahim} binti Şem'ûn (r.a)'dir.
•Habib-i Ekrem Efendimiz'in çocuklarının isimleri şöyle: 1- Hz. Kasım, 2- Hz. Zeynep, 3- Hz. Rukiyye, 4- Hz. Ümmü Gülsüm (Ümmü Külsüm), 5- Hz. Fatıma (Fatımatü'l Zehra), 6- Hz. Abdullah (Tahir yada Tayyip) ve de 7- Hz. İbrahim'dir.
•Peygamber Efendimiz oğlu Kasım'ın ölümüyle Ebul Kasım adı verilmiştir.
• Peygamber Efendimiz'in çevresindeki insanlara Sahabe-i Kiram denilmektedir.
•İslam dininin Peygamberi Hz.  Muhammed (s.a.v) in değişik olaylar karsısında inananları aydınlatmak , hüküm koymak ve Kur’an-ı Kerim’de bulunan ayetleri daha açık bir dille ifade etmek için söylemiş olduğu sözlerin genel adına "hadis" denmektedir.
•Mevâhib-i Ledünniye isimli kitaptan  400 tane ismini bulabilirsiniz.
•Peygamber Efendimiz Hicretin 11. Senesi, Rebiülevvel ayının 12’si, pazartesi günü. Miladi: 8 Haziran 632 (63 yaşında)'dir.

((( Hz Muhammedin Hayatı
Sevgili Peygamberimiz 20 Nisan 571 Pazartesi günü Mekke’de doğdu Babası Abdullah, annesi Âmine, dedesi Abdülmuttalip, büyük babası Vehb, babaannesi Fatıma, anneannesi ise Berre’dir. Doğduktan sonra 4 yaşına kadar sütannesi Halime’nin yanında, bundan sonra 2 yıl boyunca da annesi Amine’nin yanında kaldı, 6 yaşında iken annesi Âmine dönüşte Ebva denilen yerde hastalanıp vefat etti ve orada toprağa verildi Bu sırada yolculukta kendileriyle birlikte olan Ümmü Eymen onu Mekke’ye ulaştırdı ve dedesine teslim etti.6 yaşından 8 yaşına kadar dedesi Abdulmuttalib’in yanına kaldı O da ölünce, vasiyeti üzerine amcası Ebu Talib’in evine taşındı 8 yaşından 13 yaşına kadar amcası Ebu Tallib'in yanında kaldı Ve 13 yaşından itibaren de amcaları ile birlikte ticarete atıldı ve bu alanda doğrulukla, dürüstlükle tanındı Henüz 20 yaşında iken hırsızlık, gasp, eşkıyalık, zulüm ve haksızlıklara karşı bir tedbir almak amacıyla bazı Mekkelilerin oluşturduğu Hılfulfudül adlı kuruluşa katıldı ve etkili bir üye olarak görev yapqtı. 25 yaşına geldiğinde Hz Hatice ile evlendi Hz Hatice bu esnada kırk yaşında idi ve onunla evlenmeye karar verişinde Sevgili Peygamberimiz “el-Emin: Güvenilir, dürüst” olarak tanınması birinci derecede rol oynamıştı. 35 yaşına geldiğinde Ka’be hakemliği yaptı. 40 yaşlarına yaklaştığında kendisinde insanların arasından uzaklaşıp kırsal alana çıkmak, yaratılışın ve evrenin inceliklerini düşünmek arzusu uyandı Bu münasebetle belli sürelerde Hira-Nur dağındaki mağarada kalmaya başladı Nihayet 40 yaşında iken 610 Ramazan ayında bir gün Cebrail Aleyhisselam geldi ve vahiy süreci başlamış oldu İlk vahiy edilen ayetler, “Yaratan Rabb’inin adıyla oku!” diye başlıyordu Böylece Yüce Allah tarafından Peygamberlikle görevlendirilmiş oldu.` Peygamber Efendimizin İslam davetine evet diyerek ilk inanma şerefine Hz Hatice, Hz Ali, Hz Zeyd b Harise ve Hz Ebu Bekir eriştiler Bunları Hz Osman, Abdurrahman b Avf, Sa’d b Ebi Vakkas, Talha ve Zübeyr Hazretleriyle diğerlerini takip ettiler. Peygamberliğin ilk altı yılı dolarken Hz Hamza ve Hz Ömer gibi yiğitlik ve cesaretleriyle tanınan zatlar Müslüman oldu.
10 Peygamberlik yılında peş peşe Hz Hatice ve Ebu Talib ölünce düşmanların eza ve cefaları bir kat daha arttı Çünkü bunlar hatırlı insanlardı, çevreleriyle Peygamberimize destek veriyorlardı Bu sırada Hz Peygamber, dış destek sağlamak amacıyla Taife gitti Ne var ki Taifliler İslam’ı kabul etmediler, Hz Peygamber’e destek vermediler, üstelik onu taşlattılar, üstü başı kan içinde kaldı, Taif dışında bir bağa sığınarak taşlanmaktan kurtulabildi.
Ardı arkası kesilmeyen bu sıkıntılar devam ederken aynı günlerde Sevgili Peygamberimiz Mirac’ta İlahi ikramların doruğuna eriştirildi, Yüce Allah’ın huzuruna yükseltildi ve İlahi buyrukları, aracı olmaksızın dinlenme ve alma imkânına kavuşturuldu.
Bütün zorluklara rağmen Hz Peygamber İslam’ı tebliğ çabalarını sürdürüyordu Birer yıl arayla 1 ve 2 Akabe Biatları yapıldı Bunu takip eden zaman diliminde Yüce Allah’ın izni ve buna bağlı olarak Hz Peygamber’in müsaadesi üzerine Müslümanlar Mekke’den Medine’ye göç ettiler İslam tarihi literatüründe buna, “hicret” denilmiştir En sonunda Sevgili Peygamberimiz de Hz Ebu Bekir ‘le birlikte Medine’ye göç etti. Efendimiz(sav) Medineli Müslümanlar yani Ensar = Yardımcılar ile Muhacirler = hicret edenler arasında kardeşlik kurdu.
Puta tapıcılarla Müslümanlar arasında Bedir, Uhud, Hendek, Müreysi gibi savaşalar oldu Hz Peygamber’in sağlığında İslam elçisi dokunulmazlığı olduğu halde öldüren ve Medine’ye saldırmayı tasarlayan Hıristiyanlara karşı da Mute ve Tebük seferleri düzenlendi, 630 yılında Mekke fethedildi Hz Peygamber, çıkmaya mecbur olduğu vatanına üstünlük sağlayarak ve genel af ilan ederek girdi.
Peygamber Efendimiz, 632 yılında hac esnasında Mekke’de Arafat’ta yüz binden fazla Müslüman’a bir konuşma yaptı İslam düşüncesinin bir özeti olan ve insan hakları bakımından çok mükemmel prensipler içeren bu konuşma İslam tarihinde “Veda Hutbesi” diye anılmaktadır.
İslamiyet’i sabırla, azimle, cesaretle, insanlara ulaştıran Sevgili Peygamberimiz, 8 Haziran 632 Pazartesi günü hayata gözlerini yumdu, Allah’ın rahmetine kavuştu, cenaze namazı erkekler, kadınlar ve çocuklar olmak üzere sıra ile cenazenin bulunduğu hücre-i saadette kılındı ve orada toprağa verildi  )))

http://www.zaman.com.tr/cuma_kuran-i-kerimde-ismi-gecen-25-peygamber_2193750.html

http://www.yenidenergenekon.com/kuran-i-kerimde-adi-gecen-peygamberler-ve-ozellikleri/

http://masal246.blogcu.com/kur-an-i-kerim-de-adi-gecen-peygamberler/11432562

http://www.hzmuhammedinhayati.gen.tr/

http://www.sorularlaislamiyet.com/article/11989/al-i-imran-hakkinda-bilgi-verir-misiniz.html

http://peygamberlerinhikayeleri.blogspot.com.tr/2014/02/peygamberler-nerede-yasadi-anilar.html

http://tr.m.wikipedia.org/wiki/Suhuf#Suhuf_indirilen_peygamberler

16 Aralık 2014 - 15 Ocak 2015
Çarşamba - Perşembe

YK-44(Yunus Katı-Malatya)