28 Mayıs 2015 Perşembe

Gönüllerin Şampiyonu

FENERBAHÇE

<3 F <3 etihetti bu gece arenayı,
<3 E <3 sir aldı adeta GALATASARAY'ı,
<3 N <3 asıl oynamaktı gösterdi millete,
<3 E <3 vinde ağlattı o büyük aslanları,
<3 R <3 ahat vermedi sahada rakibine,
<3 B <3 abalık yapıpta yenmedi budefa eminim,
<3 A <3 lın teri tamamen kıskanmayın sakın,
<3 H <3 akaret edip durmayın boşuna,
<3 Ç <3 amurda atmayın çünkü boş artık,
<3 E <3 zilmedik ve ALLAH'ın izniylede asla ezilmeyeceğiz.

YK-44(Yunus Katı-Malatya)

Not;ben bir GALATASARAY'lı olaraktan FENERBAHÇE'li kardeşşlerimin sevincine saygı duyuyorum.

FENERBAHÇE+GALATASARAY=KARDEŞLİK <3

2014-2015 Sezonunun Şampiyonu

TEK ŞAMPİYON GALATASARAY

♥ T ♥ araftarın için rakibini sahaya gömmelisin,
♥ E ♥ linde bu güç dünya alem biliyor,
♥ K ♥ anarya kim aslan kim görsün herkes bunu.

♥ Ş ♥ en avrupa'nın fatihi değilmisin yoksa,
♥ A <3 cizlerimi güldüreceksin yoksa kendine,
♥ M ♥ ağlup etmelisin serçeyi n çünkü bizede bu yakışır,
♥ P ♥ adişahlığını yeniden ilan etme vaktin geldi,
♥ İ ♥ steğimizde şampiyonluk taraftar olarak,
♥ Y ♥ akışır bence kupa biz aslanlara,
♥ O ♥ nlar parasıyla imitasyonda alır,
♥ N ♥ asıl olsa her türlü hile onlarda değilmi.

♥ G ♥ alip olmayı hak etmedikmi biz,
<3 A ♥ rtistlik yapanlar belli sezon boyunca,
♥ L ♥ afla peynir gemisi yürümez,
♥ A ♥ lmalısın bu kupayı o yüzden,
♥ T ♥ araftarın için oyna bu son maçta,
♥ A ♥ zim eden fare betonu deler derler,
♥ S ♥ akın terinin son damlasına kadar pes etme,
♥ A ♥ ldırış etme rakip taraftarın laflarına,
♥ R ♥ ayında giden tren ol hep önüne bak,
♥ A ♥ ma karşındakilerinin kardeşin olduğunuda unutma,
♥ Y ♥ aşasın FENERBAHÇE yaşasın GALATASARAY.

YK-44(Yunus Katı-Malatya)

15 Mayıs 2015 Cuma

Miraç Kandiliniz Mübarek Olsun

Bir Miraç Kandiliniz Daha Eksildi Hayat Yaprağınızdan :-)
İnşaAllah Hayırlara Vesile Olur :-)

<3 M <3 evlanın huzuruna yükseldi bu gecede o yetim,
<3 İ <3 nsanlar için büyük bir ders ve hikmet vardır,
<3 R <3 ahmanın huzuruna kabul ettiği yüce bir kuldur o,
<3 A <3 rşın kapıları ondan başka kime sonuna kadar açıldı,
<3 Ç <3 aresizlere çare hastalara şifa kimsezizlerede kimsedir bu gece.

<3 K <3 aderinize yazılanı yaşarsınız mutlaka bundan kaçış yok,
<3 A <3 ma güzel ama güzel değil sakın kaderinize küfretmeyin,
<3 N <3 iyete göredir ameller onun için aklınızdanda geçirmeyin,
<3 D <3 uayla kaderinizi güzel yapmayı deneyin bir kerede,
<3 İ <3 stemek başarmanın temelidir temelsizde bina olmaz,
<3 L <3 ale bahçeniz var diyelim bakımını yapmazsanız ne olur,
<3 İ <3 çindeki mahsuller zamanla tek tek kuruyup gitmez mi,
<3 N <3 e yani diyeceksiniz burdaki temelde bahçenin bakımıdır,
<3 İ <3 steseydik eğe bahçemizin güzel olmasını temelini atardık,
<3 Z <3 aman aldattı belkide bizi yada düşüncelerimiz aldattı.

<3 M <3 utsuz olmak diye bir şey yoktur her şey bizim elimizde,
<3 Ü <3 zdük diyelim birini ve hemen ardındanda mutsuz olduk,
<3 B <3 u durumda elimizin yada dilimizin ettiğini bulmadık mı,
<3 A <3 ncak ve ancak  kendimize ederiz çünkü her ne edersek,
<3 R <3 abbim kaderime böyle yazdığı için böyle yaptım demeyin,
<3 E <3 linizle yaptığınızı kadere bağlamak ne kadar yanlış,
<3 K <3 işi yaptığından ibarettir iyi yaparsan sana güzel olarak döner.

<3 O <3 yüce peygamberde bunu bildiği için hep iyi olanı yapmış,
<3 L <3 akin biz onun yaptıklarını yapmıyor duydukmu kaçıyoruz,
<3 S <3 eviniyoruz belkide bu hoş olmayan çirkin davranışımıza,
<3 U <3 kalayız şımarığız burnumuz havada benciliz vesayire,
<3 N <3 eyse Yunus derki Miraç Kandiliniz Mübarek Olsun.

√√√√

YK-44(Yunus Katı-Malatya)

√√√√

9 Mayıs 2015 Cumartesi

Anneler Günü Kutlama Mesajı

TÜM ANNELERİN ANNELER GÜNÜ KUTLU OLSUN

<3 T <3 utan odur yavrunun elinden ilk tutan,
<3 Ü <3 stünü kötülüklere karşı ilk örten de anadır,
<3 M <3 utluluğu yavrusuna aşılayan ilk insandır o.

<3 A <3 nneler nasıl sevmezki canınndan bir canı,
<3 N <3 urları vardır hak katında evet onlar nurludur,
<3 N <3 e yapsak onlar için az  gelir yaptıklarımız,
<3 E <3 llerindedir gerçek huzurun ta kendisi,
<3 L <3 azımdır yaşımız kaç olursa olsun annemiz,
<3 E <3 şsizdir onların sevgileri kainatta benzeri bulunamaz,
<3 R <3 ahmandan sonra merhamette ilk sıradadırlar,
<3 İ <3 çlerinde en ufak bir kötülük yoktur olamazda,
<3 N <3 edenmi bir insan kendi canına kötü davranabilir mi.

<3 A <3 ğızlarında yavrusuna karşı hoş olmayan söz çıksada,
<3 N <3 asihattır çoğu zaman o bize hoş gelmeyen söz,
<3 N <3 asihatta aklı olanlar akıl erdirenler içindir ancak,
<3 E <3 şşek ne anlasın hoşafın tatlı olduğundan,
<3 L <3 alifedende ancak aklı olan insan anlar,
<3 E <3 mrolunmamış mıydı yoksa anne-baba hakkı,
<3 R <3 ablerinin emrini nasıl oluyorda umursamıyorlar.

<3 G <3 ülümsemeyi annenizden öğrenmediniz mi,
<3 Ü <3 stünüzde sayılamıyacak kadar hakları varken,
<3 N <3 iye onlara karşı bu vurdum duymazlığınız,
<3 Ü <3 zmeyin analarınızı çünkü kendinize yazık edersiniz.

<3 K <3 abahatlerinizi siz daha küçükken örten kadını,
<3 U <3 nutmayın ne olur bugün büyüdünüz diye,
<3 T <3 utun onun elinden ve asla bırakmayın,
<3 L <3 ütfeder belki rabbiniz işte o zaman kurtulursunuz,
<3 U <3 munuz ki bunu umursamaz iblisten olmayasınız.

<3 O <3 lmaz demeyin asla sizi yoktan vareden varken,
<3 L <3 anetlenmiş olana neden uyarsınızki hak yolu varken,
<3 S <3 iz yokkende siz varkende hep ALLAH vardı,
<3 U <3 nutmayın bunu yoksa sapanlardan olursunuz o zaman,
<3 N <3 oktayı annelerin ayaklarından öperek koyuyorum.

YK-44(Yunus Katı-Malatya)

Zeki Alasya'nın Vefat Haberi

ALLAH RAHMET ETSİN İNŞAALLAH

�� A �� rasalar da aramasalar da artık boş gelir insana çünkü hayat planladığın gibi gitmeyebilir bazen,
�� L �� akin o planlar bazende insanın en büyük kumarıdır ki böylece asla hayal kırıklığı yaşamazsın,
�� L �� ütfen unutmayalım ki bir şeylerin olumlu gitmesi o şeyin asla doğru düzgün olduğunu göstermez,
�� A �� yrıca her şeyi yaparım ederim canımın sıkıldığında ise yaramaz çocuklar gibi hüngür hüngür ağlarız,
�� H �� akikaten yaptığımız bu çocukça davranışlar bize hiç yakışıyormu yada biz o davranışların mı adamıyız?

�� R �� üyadan uyanmış sanki bu kadar şüpheci ve kalbi kırmaya yönelik olarak adlandırılan elektrikli adam,
�� A �� ğzında yüreği sanki dersin bazen de farzdır aslında o yapılanlar sadece bu bizim enayiliğimizdendir,
�� H �� er gün o kişiyi görsekte yine ona karşı olan düşüncelerimiz değişmez grup aynı şekilde devam eder,
�� M �� ıknatıs gibi bir tarzda çekeriz o kötü düşüncelerimiz değişmez hep aynı olmak zorundadır sanki,
�� E �� vimizde o düşünceler yurdumuzda o düşünceler kısacası dört bir yanımızda da o karmaşık düşünceler,
�� T �� adı tuzu kalmamıştır bu yaşamın heran beyninde bitireceksin olayları ve ALLAH'dan istemelisin belkide.

�� E �� rkeklik olarak adlandırılan bir şey var ki o şeyi adeta yüce ALLAH'ın kitabında yazan bir şeymiş gibi,
�� T �� amda o kitapta yazan bir şey olsaydı tarihe geçecek bir İpucu olurdu demek istiyorum şimdilik,
�� S �� izc  yanlışede öyle değil mi yok yok hiçte öyle düşünüyorsunuz siz yoksi yanlış düşünüyorum,
�� İ �� t ne zaman kudurur bilmem bilirmisiniz tam kemiği yerken o kemiği tutun alın ve cümbüşü seyredin,
�� N �� e desem de sadece kendme derim çünkü hayat mı doğa mı böyle olmasını gerektirir orasını bilemem.

�� İ �� nceden bir hesap varsa o zaman iki dünya bir araya gelsede o hesap görülür hesabın detayı önemsizdir,
�� N �� e olmuş diyorsanız ki bu söz ağırdır hı işte ona ne olmuş yani hesap demek iki insan arasındaki şeydir,
�� Ş �� ayet o iki insan arasındaki zerre kadarda az olsa ben o hesaplaşmanın ahirete kalmasını istemiyorum,
�� A �� ramızdaki alacak verecekleri bu dünyada halledipte öte taraflara o güzel alemlere yol alsak olmaz mı,
�� A �� ğzında çıkacak olan tek olumsuz söz bile yakar canınızı tepeden tırnağa bir şekilde anlam yüklemek,
�� L �� ay lay lom galiba o sevmeler bize göreymiş diye bir şarkı var ya işte o sevmeler harbiden bize göreymiş,
�� L �� azım gelen oymuş belkide bu yüzden hiç birinden sevilmeyi beklemektir ama yine de yaşarsın işte,
�� A �� nadan geldiğimiz kadar temiz ve saf kalabilseydik keşke ama yine de keşkeler bile kifayetsiz kalıyor,
�� H �� albuki tüm bunlar imkansız da değildir ama gel gör ki onlar tamamen ALLAH'ın işidir der Biçare Yunus.

8-9 Mayıs 2015
Cuma-Cumartesi

YK-44(Yunus Katı-Malatya)

ZEKİ ALASYA İÇİN

�� Z �� eki Alasya yada tam adıyla Zeki Şenol Alasya; Tiyatro Oyuncusu, Sinema Oyuncusu ve Yönetmen olan Zeki Alasya 18 Nisan 1943 yılında İstanbul Şehzadebaşı'da dünyaya geldi,
�� E �� hli Kıbrıs'a dayanmaktadır onun için aslen Kıbrıslıdır ve Kıbrıslı Mehmet Kamil Paşa'nın yeğenidir vede Robert Koleji'nin orta bölümünden mezun olan sanatçı, Okul döneminde bir yandan tabelacılık yapıyordu,
�� K �� oca sanat hayatına 1959'da MTTB (Millî Türk Talebe Birliği) tiyatrosunda amatör olarak başladı ve bir süre dekoratörlük ve rehberlik yaptı vede 1964 yılında, Arena Tiyatrosu'nda profesyonel oyunculuğa başladı,
�� İ �� lk rol aldığı oyunlar;  Mister Nato, Kargalar Okulu, Şampanya ve Viski'ydi ve 1965'te Ulvi Uraz Tiyatrosu'nda çalıştıktan sonra 1967'de Haldun Taner, Metin Akpınar ve Ahmet Gülhan ile birlikte Devekuşu Kabare Tiyatrosu'nun kurucuları arasında yer aldı vede topluluğun tüm oyunlarında oyuncu, yazar, yönetmen olarak çalıştı.

�� A �� slen film çevirmeye 1973'ten sonra başladı ve Metin Akpınar ile birlikte Türk sinemasında Zeki-Metin filmleri ile sinema severlerin gönlünde taht kurmuştu vede 37 yıl boyunca birçok filmde beraber yer aldılar,
�� L �� af lafı açar mı açmaz mı bilmem ama Zeki Alasya 1977'de de yönetmenlik yapmaya başladı ve yönettiği filmlerin çoğunda oyunculuk ta yaptı vede sinemaya uzun bir verdikten sonra son filmi "Güle Güle"de oynadı,
�� A �� ttık tuttuk tuta tuta bir hamsi tuttuk onuda kara kedi yedi neyse konuya dönecek olursak Zeki Alasya'ya, 1998'de Kültür Bakanlığı'nca "Devlet Sanatçısı" unvanı verildi ayrıca 2010'da, 47. Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde "Yaşam Boyu Onur Ödülü" aldı,
�� S �� anatçı Zeki Alasya ilk eşi olan Oya Alasya'dan Zeynep adında bir kız çocuğuna sahip oldu ve bu  evlilik, 1987 yılında sonlandıktan sonra yani eşi kaybettikten sonra,
�� Y �� ıllar 1983'ü gösterirken Türkiye 2. Güzeli seçilen Sema Yunak ile 13 yıl boyunca hayat arkadaşlığı yaşadı ve ardından da 2008'de kendinden 30 yaş küçük olan Jülide Atak ile yeniden dünya evine giren Zeki Alasya'nın bu evliliği sürüyordu,
�� A �� ra ara uzaklaşsada  Zeki Alasya ekranlardan hiç uzak kalmadı ve son olarak büyük bir reyting başarısı yakalayan 'Küçük Ağa' dizisinde rol alıyordu ama dizi geçtiğmiz aylarda ekrana veda etmişti.

�� İ �� ncilerinden birini daha kayıp etti Yeşilçam Usta oyuncu Zeki Alasya hayatını kaybetti ve daha 72 yaşına gireli neredeyse 1 ay gibi kısa bir süre olmuştu ama ne demişler ölüm bu hem anidir hem de fanidir,
�� Ç �� uvalımı yavaş yavaş toplayacağım ama son bir kaç cümle daha yazacağım Zeki Alasya, karaciğer hastalığı sebebiyle 22 Nisan 2015 tarihinden beri Koç Üniversitesi Hastanesi’nde tedavi görüyordu ve sanatçı bugün saat 10:30-10:32 civarında vefat etti,
�� İ �� çlerinde unutulmayanlar var ki onların başında "Salak Milyoner", "Köyden İndim Şehire", "Güler Misin Ağlar Mısın", "Nereye Bakıyorı Bu Adamlar", "Hasip ile Nasip" gibi filmleriyle eşleştirilmiş bir komedyen olarak ün kazanan Zeki Alasya'nın ün yaptığı sinema filmleridir,
�� N �� ede olsa bu veda cümlem korkmayın çok uzatmayacağım ALLAH'a emanet olun ve belkide yarın sıra sizdedir yada bendedir neyse son olarak "Akasya Durağı" dizisinde "Nuri Baba" karakterini canlandırdı ve "Cennet Mahallesi" dizisinde "Komiser Cemil" adlı mahalle konserini vede son olarak ta "Küçük Ağa" dizisinde "Mehmet Ağa" rolüyle sevenleriyle buluştu der Zavallı Yunus.

9 Mayıs 2015
Cumartesi

YK-44(Yunus Katı-Malatya)

6 Mayıs 2015 Çarşamba

Bilinmesi Gereken 7 Safha

Bismillâhirrahmânirrahîm

Allah'a iftira etmek, Allah'ın yapmadığı şeyleri yapmış göstermek, Hz. İsa'nın, Allah'ın oğlu olduğunu, Allah'ın oğul edindiğini söylemek, Allah'ın melekleri kızlar edindiğini söylemek, Allah'ın söylemediği şeyleri Allah'a izafe etmektir.

Allah oğul edinmekten, kız edinmekten münezzehtir. Allah'ın hiçbir şeye, hiç kimseye ihtiyacı yoktur, olmamıştır ve Allah, herşeyden evvel insan değildir. İnsanı Yaratan'dır. Kâinatin yegâne Yaratıcısı'dır. Kim Allah'a iftira ederse ve Allah'ın söylediklerini yalanlarsa, onlar zalimlerdir.

Bu noktada Allahû Tealâ İslâm'a 7 Safha koymuştur:

1. Safha , Allah'a ulaşmayı dilemek,
2. Safha , Allah'a ulaşmak için mürşide ulaşmak,
3. Safha , ruhu Allah'a ulaştırıp teslim etmek,
4. Safha , fizik vücudu ahsen kılarak Allah'a teslim etmek,
5. Safha , nefsi Allah'a teslim etmek,
6. Safha , ihlâsa ulaşmak,
7. Safha , iradeyi Allah'a teslim etmek.
Bütün sahâbe ve Peygamber Efendimiz (S.A.V), bu safhaları gerçekleştirmişlerdir. Ve 14 asır sonra bugün dîn adamları diyorlar ki:

"Hayır, Allah'a ulaşmayı dilemek diye bir şey yoktur Kur'ân-ı Kerimimiz'de, mürşid de yoktur. Son Mürşid Peygamber Efendimiz (S.A.V)'dir. Allah'a ölmeden evvel ruhun ulaşması mümkün değildir, çünkü insana hayat veren ruhtur. Ruh vücuttan alındığı an insan ölür. Sadece ölenlerin ruhları Allah'a ulaşır. Fizik vücudun teslimi diye de bir şey yoktur. Kim İslâm'ın 5 şartını gerçekleştirirse, Allah'a teslim olur."

Böyle söyleyenler Allah'a iftira edenlerdir, onlar zalimlerdir, Allah'ın yap dediklerini yapmayanlardır ve vermediği emirleri emirmiş gibi gösterenlerdir, insanları Allah'ın yolundan saptıranlardır.

Bugün İslâm'ın 7 safhası tamamen unutulmuş ve bu safhaları yaşamayı temin edecek olan zikir adlı ibadet, farzların arasından çıkarılmıştır. Hem zikir farz hem günün yarısından fazla zikir farz hem de 24 saat boyunca Allahû Tealâ'yı iç dünyanızdaki bir sesle, bitmeden usanmadan zikretmek (daimî zikir) de farzdır. Üçü de farz olmasına rağmen bugün ne 32 farzın içinde ne 54 farzın içinde Allah'ı zikretmek mevcuttur.

Kısaca insanları cennet saadetine ulaştıracak olan 3 temel esası, Allah'a ulaşmayı dilemek, mürşide ulaşmak ve ruhun ölmeden Allah'a ulaştırılması Kur'ân-ı Kerim'de farz kılınmasına rağmen iblis bunu yok etmiş, hakikatten çıkarmayı başarmıştır. Fizik vücudun ve nefsin Allah'a teslimini de, insanların cennet saadetine ulaşmasını emreden hususları, şeytan tatbikattan çıkararak, İslâm'ın bacaklarını kesmiştir. on Dünya saadetine ulaştıracak olan hususları da devreden çıkararak, İslâm'ın kollarını da kesmiştir. Böylece İslâm bitkisel hayata itilmiştir.

İslâm'ın bugünkü tatbikatı kimseyi Allah'ın cennetine ulaştıramaz.

http://www.kurantefsiri.com/kuran_tefsiri/ali_imran/ali_imran_suresi_tefsiri.aspx?ayet=94

7 Mayıs 2015
Perşembe  

YK-44(Yunus Katı-Malatya)

4 Mayıs 2015 Pazartesi

BİR MAYIS İŞÇİ VE EMEKÇİ BAYRAMI KUTLAMA MESAJI

BİR MAYIS İŞÇİ VE EMEKÇİ BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN

�� B �� in sekiz yüz seksen'li yıllar, ağırlıklı olarak kol emeğinin kullanıldığı makinalar daha sonraki yıllarda,
��İ �� kasten çalışma şartlarının çok kötü olduğu yıllardı ayrıca küçük çocukların karın tokluğuna çalıştırılması,
�� R �� ahatlıkla hemen hemen günde ortalama on dört -on beş saate kadar varan iş günleri söz konusuydu.

�� M �� evlatlarını arttıran Şirketler eşi görülmemiş bir hızla büyürken küçük işyerleri bu büyümenin dışında kalmıştı,
��A �� rtık işçiler, işyeri güvenliği, sağlık koşulları, örgütlenme ve grev gibi en tembel haklarını dahi tanımayan bir siyasi ve hukuki sistem ile karşı karşıyaydılar,
�� Y �� ıllar 1881 gösterirken yarım milyon işçiyi temsilen kurulan Örgütlü Meslek ve Emek Birlikleri Federasyonu,
�� I �� şığa toplanan sinekler gibi "8 saatlik iş günü" mücadelesini ülke geneline yaymak ve işçilerin kararlılıklarını göstermek amacıyla mücadeleyi yükseltti,
�� S �� anki dersin bir savaş maalesef ki ABD'nin Şikago kentinde 40 bin tekstil işçisinin gerçekleştirdiği eylem kanla bastırıldı.

�� İ ��  kinci olarak ta aynı kentte, bir fabrikada 8 saatlik işgünü için greve çıkan 1.400 işçi işten atıldı,
�� Ş �� aka gibi ya inanamıyorum aynı tarihlerde greve çıkanlara ateş açıldı ve 4 işçi yaşamını yitirdi,
�� Ç �� abalar sonucunda Saldırılar, mücadele ateşini söndürmedi, aksine körükledi. ABD ve Kanada'da sendikalar ve diğer örgütlerin yükselttiği mücadele sonucu,
�� İ �� laveten de 1 Mayıs 1886'da yaklaşık 350 bin işçi greve çıktı ve tarih işçi sınıfının böylesine örgütlü ve kararlı tepkisine ilk kez tanık oluyordu.

�� V �� Allahi böyle büyük bir eylemi daha önce ne duydum nede gördüm o gün tüm ülkede yaşam durdu ve işçiler üretimden gelen güçlerini kullanıyordu,
�� E �� tden duvar ördükleri için işçilerin bu top yekün isyanı, işverenlerin tepkisini çekti ve onlar Chicago'da greve çıkan 40 bin işçinin eylemini bastırmak için, saldırılar düzenlendi.

�� E �� vet işverenler grev kırmak için sokak çeteleriyle anlaştı ve sokak çeteleri bir taraftan işçilere saldırıyor, bir taraftan da grev kırıcılığı yapıyordu,
�� M �� eydanlarda grevci işçilerle sokak çeteleri arasında çıkan kavga sırasında, polisin işçilerin üzerine ateş açması sonucu 4 işçi yaşamını yitirdi vede Hükümet ve işverenler, işçi eylemini kolay kolay içlerine sindiremiyordu,
�� E �� leğini asarlar ya ununu eledikten sonra işte bugün de öyle 1 Mayıs sonrası işten atmalar, baskılar yoğunlaştı vede olaylara neden oldukları gerekçesiyle 8 işçi hakkında idam istemiyle dava açıldı ve işçiler idam cezasına çarptırıldı,
�� K �� urbanları misali dört yiğit işçi önderi Albert PERSONS, Adolph FISCHER, George ENGEL ve August SPIES, 1 Mayıs 1886 yılında 8 saatlik iş günü mücadelesinde önderlik yaptıkları için idam edildi,
�� Ç �� okta ölümünü tınlamayan Albert PERSONS isimli işçi, özür dileme şartıyla affedileceğinin söylenmesi üzerine, mahkeme heyetinin karşısında tarihe geçecek sözlerini söyledi: "Bütün dünya biliyor suçsuz olduğumu. Eğer asılırsam cani olduğumdan değil, emekçi olduğumdan asılacağım." ve de işçi önderlerinin cenaze törenine yüz binlerce insan katıldı,
�� İ �� çlerinde bulunanlardan ABD'de yaşanan bu olaylar uluslararası işçi örgütlerini harekete geçirdi ve II. Enternasyonal 1889'da Paris'te düzenlediği kongrede, Amerikan işçilerinin mücadelesini desteklemek amacıyla dünya çapında gösteriler düzenledi vede 1890'dan başlamak üzere 1 Mayıs'ı da, "Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü" olarak kabul etti.

�� B �� iz kendi ülkemizde ki 1 Mayıs'lara bakalım şimdi de Anadolu'da 1 Mayıs ilk kez Osmanlı döneminde, 1905 yılında İzmir'de kutlandı bunu 1909 Üsküp kutlaması izledi ve daha sonra da İstanbul'da ilk kez 1 Mayıs kutlaması 1910'da yapıldı,
�� A �� dı üstünde 1920 1 Mayısı'nda ışgal idaresinin ve Osmanlı hükümetinin yoğun baskılarına karşın 1 Mayıs İşçi Bayramı olarak kutlandı. İşçiler Haliçten başlayarakh Karaköy üzerinden Beyoğlu'na kadar bir yürüyüş yaptılar ve "Bağımsız Türkiye" yazılı bir pankart taşıdılar,
�� Y �� ürüyen ordu adeta 1921'in 1 Mayısı'nda İstanbul'un hemen tüm işçileri, özellikle şirket-i Hayriye, Seyrü Sefain, Haliç ıdaresi ve Tramvay şirketi çalışanları 1 Mayıs'ı kutladılar ve 1923 1 Mayısı'nda çok sayıda yerli ve yabancı işletmede çalışan işçiler greve çıktı,
�� R �� ahatlarını düşünmüş olacaklar ki tamamen haklılar bence işçilerin taleplerinin arasında, "yabancı şirketlere el konulması, 1 Mayıs'ın resmen işçi bayramı olarak tanınması, sekiz saatlik işgünü, hafta tatili, serbest sendika ve grev hakkı" vardı ve birçok işçi tutuklandı,
�� A �� rtık Osmanlı devleti yıkılmış yerini Türkiye Cumhuriyeti almıştı şimdi yıl yıl Türkiye'de 1 Mayıs kutlamalarına geleceğiz Cumhuriyet sonrası döneminde ki 1 Mayıs'lara bir göz atacağız 1924 1 Mayısı'nı "İşçi Bayramı" olarak kutlayan işçilerin bu eylemi engellenmek istendi ve sekiz saatlik işgünü için bildiri dağıtan birçok işçi tutuklandı,
�� M �� ayıs 1 1925'teki kutlamalar 4 Mart 1925 yılında çıkarılan Takrir-i Sükûn Kanunu (Osmanlıcası: تقرير سكون قانوني; Günümüz Türkçesi: Huzurun Sağlanması Yasası) sonrasında kutlamalara izin verilmedi ve 1935 yılına kadar hemen hemen her yıl ancak gizli kutlanabildi ve 1 Mayıs'ın bundan sonraki tarihi "yasak" larla yazıldı vede 1935 yılında çıkarılan "Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanun" adıyla çıkarılan düzenleme ile "Bahar ve Çiçek Bayramı" olarak genel tatil günlerine dahil edildi,
�� I �� şıkları bir yanmış bir sönmüş işçilerin adeta 27 Mayıs 1960' dan sonra da "yasaklar" yaşandı ve Toplu Sözleşme, Grev ve Lokavt Kanunu'nun kabul tarihi olan 24 Temmuz, işçi sınıfına 1 Mayıs'ın yerine bayram olarak dayatıldı vede ancak bu girişimlerin hepsi, kararlı mücadeleler sonucu geri döndü,
�� N ��  etice olarak ta en kitlesel 1 Mayıs, 1976'da kutlandı ve bu miting DİSK'in öncülüğünde Taksim Meydanı' nda yapıldı vede o gün Taksim Meydanı' nı 400 bin emekçi doldurdu ve bu yüzden olsa gerek 1977 yılındaki gösterilerin daha bir görkemli kutlanmasından tedirgin olan kesimler bulunmaktaydı,
�� I �� kınıp sıkılan bazı kesimlerin olmasına ve onların uzantıları vardı ama herşeye rağmen Taksim Alanı'na beşyüzbin emekçinin akması engellenemedi ve saat 14.30'da başlayacak olan kutlamalar için alan, sabahın erken saatlerinde itibaren dolmaya başladı vede işçiler, emekçiler, öğrenciler, kadınlar, çocuklar yani irili ufaklı herkes oradaydı,
�� Z �� afer kazanan komutan misali heyecanlı bir şekilde bayramlarına sahip çıkmış, coşkularını donanmış ve alanları özgür ruhlarıyla doldurmaya başlamıştı ve  Taksim alanında, iğne atsan yere düşmeyecek bir katılım vardı vede dönemin DİSK Genel Başkanı Kemal Türkler'in konuşmasının sonlarına doğru, çevredeki binalardan halkın üzerine ateş açıldı ve yaşanan paniğin ardından 37 insanımız yaşamını yitirdi ve 200'den fazla yaralı vardı.

�� K �� utlamalar 1978 yılında, önceki yıl yitirilen 37 insanın acısını içinde yaşayan yüzbinler yine Taksim Alanı'ndaydı ve hepside dimdik ayaktaydı,
�� U �� ğrunda yitirilen o insanlar sadece bir sembol olarak kalmıştı ve belkide en doğrusu buydu kim bilir kaçıncı kez böyle şeyler oluyordu,
�� T �� epedekiler çok kızmış olacak ki 1979 yılında Sıkıyönetim Komutanlığı İstanbul'da mitinge izin vermedi ve o yıl kutlamalar İzmir Konak Meydanı'nda yapıldı,
�� L �� aiklik olarak adlandırılan 80 sonrası 12 Eylül Askeri darbesinin yasaklar zincirinde 1 Mayıs da yer alıyordu ve böylece yeni bir yasaklı dönem başladı,
�� U �� lusta birçok yasak vardı ama tüm yasaklara rağmen; kısa süreli iş bırakmalar, bayramlaşmalar ve bildiri dağıtılması gibi etkinliklerle, bu onurlu günün anısının belleklerden silinmesine izin verilmedi.

�� O �� yıllar 1987: 7 yıllık aradan sonra sendikalar öncülüğünde bazı milletvekilleri, aydın, sanatçı ve bilim adamları ile birlikte yaklaşık 1000 kişilik bir grup Taksim Anıtı'na 1 Mayıs şehitlerini anmak üzere çelenk bırakmak istediler,
�� L �� akin Polis sadece milletvekillerinin araçla anıta ulaşmasına izin verdi ve 1989: Taksim'de biraraya gelen kitleye saldırıldı vede Mehmet Akif Dalcı isimli bir işçi yaşamını yitirdi,
�� S �� et çeken Polis göstericilere 1990: Yine Taksim'e yürümek isteyenlere izin verilmedi ve çıkan çatışmada İTÜ Öğrencisi Gülay Beceren felç oldu,
�� U �� ğursuzluk demeyeyim de her sene mutlaka bir insan hayatını kaybediyor 1996: 1980 sonrasının en kitlesel mitingi gerçekleştirildi be Kadıköy'ü dolduran yaklaşık 150 bin insan toplandı ama yine açılan ateş sonrası 3 kişi yaşamını kaybetti,
�� N �� ede olsa bunlar bilinecek ki bugün yani 1 Mayıs 2015'te İstanbul’da trafik durdu, yollar kapatıldı; adeta olağanüstü hal ilan edildi ve yüzlerce TOMA, 10 bin polis Taksim’de konuşlanacak neyse uzatmayayım hepinizin BİR MAYIS İŞÇİ VE EMEKÇİ BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN ve de hürriyet.com'a (http://www.hurriyet.com.tr/gundem/28881539.asp) teşekkürler Allah razı olsun der Fukara Yunus.

2-3 Mayıs 2015
Cumartesi-Pazar

YK-44(Yunus Katı-Malatya)