16 Temmuz 2015 Perşembe

İslam'da Selamlaşmak ve Selamlaşma Adabı

İslam'da Selamlaşmak ve Selamlaşma Adabı

ﺍﻟﺴﻼﻢ ﻋﻠﻴﻜﻢ
Es-selâmu 'aleykum
Selamun Aleyküm, "barış seninle" olsun' Aleyküm selam ise, "seninlede olsun" demektir.
Selamün aleyküm denince, Ve aleyküm selam demek farzdır.
Esselamü aleyküm denince de, Vealeykümüsselam denir.
Her ikisinde de “ve” harfini söylemelidir! Ve aleyküm selam'daki “ve”' 'dahi' manasındadır.
Yani Allah(c.c.)’ın selamı bizim üzerimize olduğu gibi, sizin de üzerinize olsun! demektir.
Sadece Aleyküm selam ise, sanki 'Selam bize değil size olsun' gibi uygunsuz bir manaya gelebilir.
Selam Vermek Sünnet almak ise Farz'dır. Gayri Müslimlere Selam Verılmez.
Yanı almasını vermesini bilmeyene de onun anladığı dilden,
Günaydın, Tünaydın, Merhaba şeklinde selam vermekte tabii ki daha uygundur.
Dinimizde selamlaşmanın önemi büyüktür.
Müslümanların yanına girerken, çıkarken, karşılaşınca, ayrılırken mutlaka selam vermelidir!
Bu husustaki hadis-i şeriflerden biri şöyle: "Mümin kardeşine selam vermek, yanına gelince ona yer göstermek,
Ve hoşlandığı isimle hitap etmek aradaki sevgiyi pekiştirir." [Taberani]

Vesselam - Vesselam Nedir - Vesselam HakkındaKısaca Bilgi
vesselam ünlem (ve'sselâ:m) Arapça vesselam; "İşte o kadar, son söz şudur" anlamlarında kullanılan bir söz:
"İşsizlik kötü şey vesselam!"- O. V. Kanık.
' TOYUN HALİNDEN ANLAR MI HAM SÖZÜ KISA KESMEK LAZIM VESSELAM '
MEVLANA C. RUMİ / MESNEVİ

Aleyhissalatü Vesselam-Aleyhissalatü Vesselam Nedir-Aleyhissalatü Vesselam HakkındaKısaca Bilgi
Aleyhissalatü Vesselam
Salât ve Selâm onun üzerine olsun, meâlinde Peygamberimiz Hazret-i Muhammed'in (A.S.M.) ismini duyunca söylenmesi sünnet olan bir duâdır.

«Size selâm verildiğinde, siz de ondan daha güzeliyle selâm verin veya aynısı ile karşılık verin. Şüphesiz ki Allah her şeyin hesabını sorucudur.» Nisa sûresi, âyet: 86

Selam; Allah'ın cc 99 güzel isminden biridir. Her çeşit ârıza ve hâdiselerden sâlim kalan; Her türlü tehlikelerden kullarını selâmete çıkaran; Cennetteki bahtiyar kullarına selâm eden manasındadır.

SELÂM VERMENİN MEKRUH OLDUĞU KİMSELER

Şu kimselere selâm vermek mekruhtur (doğru değildir)
Hadis okuyana,
Ezan ve kamet okuyana ve dinlerken ezan ile kametin sözlerini tekrar eden cemaate.
Helada bulunana. Ebu Hanife'ye göre helada bulunan kimse verilen selâmı içinden alır. Fakat diliyle iade edemez. Ebu Yusuf'a göre ise ne içinden ne de dışından alıp veremez. İmam Muhammed'e göre heladan çıktıktan sonra verir.
Namaz kılana.
Dilenciye. Dilencinin verdiği selâm da alınmaz.
Mahkemede karar veren hâkime. Hâkime verilen selâmı da iade etmek borç değildir.
Ders veren hocaya. Hoca verilen selâmı iade etmek zorunda değildir.
Oyun oynayana.
Gülene.
Yalancıya.
Manasız şeylerle uğraşana.
Küfredenlere.
Alaycılara.
Karı-kız gözlemek için yol başlarında duranlara.
Çıplak olanlara.
Sokakta meşgul olana.
Herkesin gözü önünde yemek yiyene.
Şarkı okuyana,
Falcılara.
Kafirlere.
«Bu açıklamayı, "Selâm, kelâmdan öncedir.» diyen Peygamber hadisini incelerken İbni Kemâl haşa vermiştir.

Peygamberimiz diyor ki:
Selâm vermeden konuşmaya başlayanlara sakın karşılık vermeyin (kendi kendine konuşsun dursun.)

Peygamberimiz diyor ki:
İki mü'min selâmlaşınca lânetlik şeytan, «Yazık, bu iki mü'min Allah kendilerini affetmedikçe birbirinden ayrılmayacaklardır!..» diye ağlayıp dövünmeye başlar.

Din uluları diyor ki:
Hıristiyanlar, ellerini ağızlarına koyarak; Yahudiler, parmağıyla işaret ederek Mecusiler (ateşperestler) eğilerek (reverans ederek); Araplar, «Allah uzun ömürler versin» diyerek; Müslümanlar da, «Esselâmü aleyküm.» diyerek selâmlaşırlar.

Bütün selamlaşmaların en güzeli ve Allah katında makbul olanı Müslümanlarınkidir.
Peygamberimiz diyor ki:
İmrân İbnil Hasîn anlatıyor: Bir gün bir adam gelerek Peygambere (s.a.v.), «Esselâmü aleyküm..» diye selâm verir. Peygamber de selâmını aldıktan sonra adama, «Bu selâmına karşılık on sevap alacaksın.» der.
Bir başkası gelir, «Esselâmü aleyküm ve rahmetûllah» der. Onun da selâmını aldıktan sonra «Sen de yirmi sevap kazandın» der.
Daha sonra gelip de, «Esselâmü aleyküm ve rahmetullahi ve berekâtühü» diyerek selam verene, «Sen otuz sevap kazandın.» der.
Nihayet en son gelerek «Esselâmü aleyküm ve rahmetullahi ve berekâtühü ve mağfiretûh» diye selâm verene de sevgili Peygamberimiz (s.a.v.), «Sen de kırk sevap kazandın.» diye cevap verir.

Kaynak: http://www.msxlabs.org/forum/muslumanlik-islamiyet/81760-islamda-selamlasmak-ve-selamlasma-adabi.html#ixzz3g4On1UmD

16 Temmuz 2015
Perşembe

YK-44(Yunus Katı-Malatya)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder