26 Ekim 2015 Pazartesi

AŞURE GÜNÜNÜZ MÜBAREK OLSUN

AŞURE GÜNÜNÜZ MÜBAREK OLSUN

🎡 A 🎡 şure diyipte geçmeyelim bu gün ki Muharrem Ayının 10.Günü Allah-u Teala bir çok peygamberin duasını kabul etmiş ve yani kısacası bugün bir kurtuluş günü tabiri caizse bir yeniden doğuş günüdür,
🎡 Ş 🎡 ehrullahi'l-Muharrem olarak meşhur olan, yani "Allah'ın ayı Muharrem" olarak bilinen Muharrem ayı, İlahi bereket ve feyzin, Rabbani ihsan ve keremin coştuğu ve bollaştığı bir aydır,
🎡 U 🎡 nutmamalıyız ki yüceler yücesi Hz Allah'ın ayı, günü ve yılı olmaz, ancak Allah'ın rahmetine ermenin önemli bir fırsatı olduğu için Peygamberimiz tarafından bu şekilde ifade edilmiştir,
🎡 R 🎡 ivayetlere göre Sevgili Peygamberimiz buyuruyor ki: “Ramazan orucundan sonra en faziletli oruç, Allah’ın değer verdiği ay olan Muharrem ayında tutulan aşure orucudur…” (Müslim, “Sıyâm”, 202) vede “Aşure günü orucunun, bir önceki yılın günahlarına keffaret olmasını Allah’tan umarım.” (Tirmizî, “Savm”, 48),
🎡 E 🎡 vet başta da belirttiğim gibi bugüne "Âşura" denmesinin sebebi, Muharrem ayının onuncu gününe denk gelmesidir ve Hadis kitaplarında geçtiğine göre ise, bu güne bu ismin verilmesinin hikmeti, o günde Cenâb-ı Hak on peygamberine on değişik ikram ve ihsan ettiği içindir. Bu ikramlar şöyle belirtilmektedir; 1. Hz. Âdem'in (a.s.) tevbesi Âşura Günü kabul edilmiştir, 2. Hz. Nuh (a.s.) gemisini Cûdi Dağının üzerine Âşura Gününde demirlemiştir, 3. Hz. Davud'un (a.s.) tevbesi o gün kabul edilmiştir, 4. Hz. İbrahim'in (a.s.) oğlu Hz. İsmail o gün doğmuştur, 5. Hz. Eyyûb (a.s.) hastalığından o gün şifaya kavuşmuştur, 6. Hz. Yunus (a.s.) balığın karnından Âşura Günü kurtulmuştur, 7. Hz. Yakub'un (a.s.), oğlu Hz.Yusuf'un hasretinden dolayı kapanan gözleri o gün görmeye başlamıştır, 8. Hz. Yusuf kardeşlerinin atmış olduğu kuyudan Âşura Günü çıkarılmıştır, 9. Allah, Hz. Musa'ya (a.s.) Âşura Gününde bir mucize ihsan etmiş, denizi yararak Firavun ile ordusunu sulara gömmüştür, 10. Hz. İsa (a-s.) o gün dünyaya gelmiş ve o gün semâya yükseltilmiştir(Sahih-i Müslim Şerhi, 6:140).

🎡 G 🎡 ün-ü Aşure Muharrem ayının onuncu günüdür ve Muharrem ayı, Kur'an-ı kerimde, kıymet verilen dört aydan biridir vede Muharremin birinci günü oruç tutmak, o senenin tamamını oruç tutmak gibi faziletlidir ve bir hadis-i şerif meali şöyledir: (Ramazandan sonra en faziletli oruç, Muharrem ayında tutulan oruçtur.) [Müslim], 
🎡 Ü 🎡 ç ten 1 noksan olan Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Aşûre günü Nuh aleyhisselamın gemisi, Cudi dağına indirildi. O gün Nuh ve yanındakiler, Allahü teâlâya şükür için oruçlu idiler. Hayvanlar da hiç bir şey yememişti. Allahü teâlâ denizi, beni İsrail için, aşûre günü yardı. Yine Aşûre günü Allahü teâlâ Adem aleyhisselamın ve Yunus aleyhisselamın kavminin tevbesini kabul etti. İbrahim aleyhisselam da o gün doğdu.) [Taberani],
🎡 N 🎡 adide hanım Hazreti Aişe (r.ah) İslâm öncesinde, Mekke halkının oruç tutmakta olduğu aşure gününde peygamberimizin de oruç tuttuğunu bildirmekte... Allah Rasulü Medine’ye hicret ettikten sonra da bu orucu tutmuş ve müminlere de onuncu günü ile birlikte, bir gün öncesi veya sonrası ile oruçlu olmalarını tavsiye etmiş... (Ahmed b. Hanbel, VI, 244) ve yine Hz. Âişe'nın belirttiğine göre, Kabe'nin örtüsü daha önceleri Âşura gününde değiştirilirdi,
🎡 Ü 🎡 çüncü hadisin açılamasında İmam-ı Gazali, "Muharrem ayı Hicrî senenin başlangıcıdır. Böyle bir yılı oruç gibi hayırlı bir temele dayamak daha güzel olur. Bereketinin devamı da daha fazla ümit edilir" demektedir şimdi başka bir konuya geçelim gerek Yahudilere benzememek, gerekse orucu tam Âşura Gününe denk getirmemek için, Muharrem'in dokuzuncu, onuncu ve on birinci günlerinde oruç tutulması tavsiye edilmiştir ve bu mânâdaki bir hadisi İbni Abbas rivayet etmektedir. Bunun için, müstehap olan, aşure Gününü ortalayarak, bir gün önce veya bir gün sonra oruç tutmaktır,
🎡 N 🎡 ebiler nebisi Aşurenin içinde yer aldığı Muharrem ayı da, aynı zamanda Hz. Peygamber (sav)’in torunu Hz. Hüseyin’in ve çoğu Ehl-i Beyt mensubu 70’den fazla insanın siyasi ihtiraslar uğruna Kerbela’da şehid edilmesi nedeniyle Müslümanların ortak hafızasında büyük bir acının tarihidir ve Kerbela’da acımasızca şehit edilen Hz. Hüseyin ve arkadaşları, bu hadisedeki asil duruşu ve haksızlıkla karşısındaki onurlu mücadelesi ile bütün müminlerin gönüllerinde taht kurmuş, ona ve yakınlarına bu zulmü reva görenler ise insanlığın ortak vicdanında mahkûm edilmiştir,
🎡 Ü 🎡 stünde çok durduk ama olsun ziyanı yok Âşura gününün manevi ve berraklığı üzerinde Kerbela karanlığının kesafeti de görülmektedir ve 61. hicret yılının Muharrem'ine ait 10. gününde Hazret-i İmam Hüseyin (r.a.) 55 yaşında iken Sinan bin Enes isimli bir hain tarafından Kerbelâ'da hunharca şehit edilmiştir vede bu gadr ve zulmün arkasında Emevi Halifesi Yezid, onun Küfe valisi İbni Ziyad vardır ve yarım asır öncesinden Peygamberimizin bizzat haber verildiği bu ciğerleri yakan olay Hazret-i Hüseyin'i Cennet gençlerinin efendisi olma şanına yüceltmiştir,
🎡 Z 🎡 aman-ı Aşure'de aşure paylaşmanın, dayanışmanın, birlikteliğin ve sevginin ifadesi, bolluk ve bereketin simgesidir ve aşurenin bu mecazî anlamı toplumumuz için bugün her zamankinden daha fazla önem taşımaktadır vede Milletimiz, asırlardır sürdürdüğü gelenekle bugün de; “farklılıkların ahenk içindeki ortak tada katkı sağlamaları”, “birlik” gibi kültürümüzün özünde hep var olan güzellikleri devam ettirme bilinci ile birbirinden farklı tatları aynı kazanda kaynatıp, aşure aşı yapmaya, birlikte yaşamanın sembolünü tadarken muhabbeti paylaşmaya devam etmektedir.

🎡 M 🎡 übarek aşûre günü Medine'de  oruç tutan Peygamber efendimiz, Yahudilerin de oruç tuttuklarını gördü. (Niye oruç tutuyorsunuz?) diye sordu. Onlar da, (Allah'ın İsrail oğullarını düşmanından kurtardığı bir gündür, Musa bu günde oruç tuttuğu için) dediler. Resulullah efendimiz de, Müslümanların bugün oruç tutmalarının sebebini anlatmak için, (Ben Musa aleyhisselama sizden daha layıkım) buyurdu. (Buhari, Müslim, Ebu Davu) başka bir hadis-i şerifte de Öteden beri Kureyş de, Resulullah da Aşûre günü oruç tutardı. Medine'ye gelince de yine o gün oruç tuttu ve tutulmasını emretti.(Buhari, Müslim, Tirmizi, Ebu Davud),
🎡 Ü 🎡 zerinde çok fazla hikmetin de gizli olduğu ve Muharrem'in 10. gününde yani Âşura Gününün Allah katında ayrı bir yeri vardır zira bugünde Cenâb-ı Hak on peygamberine on çeşit ikramda bulunmuş ve kudsiyetini arttırmıştır onun için bu günlerde oruç tutmak çok faziletlidir ve Hicrî Senenin ilk ayı olan Muharrem ayının 10. günü Âşura Günüdür vede Muharrem ayının diğer aylar arasında ayrı bir yeri olduğu gibi, Âşura Gününün de diğer günler içinde daha mübarek ve bereketli bir konumu bulunmaktadır ve Âşura Gününün Allah katında da çok seçkin bir yerinin olduğunu Fecr Sûresinin ikinci âyeti olan "On geceye yemin olsun" ifâdelerinin tefsirinden öğrenmekteyiz lakin bazı tefsirlerimizde bu on gecenin Muharrem'in Âşurasine kadar geçen gece olduğu beyan edilmektedir.(Hak Dini Kur ân Dili. 8 5793.) fakat yinede herşeyin en iyisjni ve en hayırlısını vede en doğrusunu yüce Allah'ımız bilir sadece O Rabbimiz bilir elbetteki inşaAllah,
🎡 B 🎡 aşı rahmet, ortası mağfiret, sonu ise, cehennemden kurtuluş olan, Ramazan ayı var denilmektedir ya hadis-i şerifte işte bu gecelerde öyle kıymetlidir ki Cenâb-ı Hak bu gecelere yemin ederek onların kudsiyet ve bereketini bildirmektedir ve İşte böylesine mânalı ve kudsî hâdiselerin yıldönümü olan bu mübarek gün ve gece, Saadet Asrından beri Müslümanlarca hep kutlana gelmiştir ve bugünlerde ibadet için daha çok zaman ayırmışlar, başka günlere nisbetle daha fazla hayır hasenatta bulunmuşlardır. Çünkü, Cenab-ı Hakkın bugünlerde yapılan ibadetleri, edilen tevbeleri kabul edeceğine dair hadisler mevcuttur vede Âşura Gününde ilk akla gelen ibadet ise, oruç tutmaktır. Muharrem ayı ve Âşura Günü, Ehl-i Kitap olan Hıristiyan ve Yahudiler tarafından da mukaddes sayılırdı ve nitekim, Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselam Medine'ye hicret buyurduktan sonra orada yaşayan Yahudilerin oruçlu olduklarını öğrendi ve "Bu ne orucudur?" diye sordu ve Yahudiler, "Bugün Allah'ın Musa'yı düşmanlarından kurtardığı Firavun'u boğdurduğu gündür. Hz. Musa (a.s.) şükür olarak bugün oruç tutmuştur" dediler vede bunun üzerine Resulullah Aleyhissalâtü Vesselam da, "Biz, Musa'nın sünnetini ihyaya sizden daha çok yakın ve hak sahibiyiz" buyurdu ve o gün oruç tuttu, tutulmasını da emretti.(Ibtıı Mâce, Siyam: 31.),
🎡 A 🎡 şûra günü yalnız ehl-i kitap arasında değil, Nuh Aleyhisselâmdan itibaren mukaddes olarak biliniyor, İslam öncesi Cahiliye dönemi Arapları arasında İbrahim Aleyhisselâmdan beri mukaddes bir gün olarak biliniyor ve oruç tutuluyordu ve bu hususta Hazret-i Âişe validemiz şöyle demektedir; "Âşûrâ, Kureyş kabilesinin Cahiliye döneminde oruç tuttuğu bir gündü. Resulullah da buna uygun hareket ediyordu. Medine'ye hicret edince bu orucu devam ettirmiş ve başkalarına da emretti. Fakat Ramazan orucu farz kılınınca kendisi Âşûrâ gününde oruç tutmayı bıraktı. Bundan sonra Müslümanlardan isteyen bugünde oruç tuttu, isteyen tutmadı." (Buhari, Savm: 69.) vede O zamanlar henüz Ramazan orucu farz kılınmadığı için Peygamberimiz ve Sahabileri vacip olarak o günde oruç tutuyorlardı. Ne zaman ki, Ramazan orucu farz kılındı, bundan sonra Peygamberimiz herkesi serbest bıraktı. "İsteyen tutar, isteyen terk edebilir" buyurdu.(Müslim. Siyam: 117.) ve böylece Âşura orucu sünnet bir oruç olarak kalmış oldu,
🎡 R 🎡 ivayetlerde zikredildiğine göre Âşura orucunun fazileti hakkında da şu mealde hadisler vardır; birinci hadis-i şerifte bir zat Peygamberimize geldi ve sordu: "Ramazan'dan sonra ne zaman oruç tutmamı tavsiye edersiniz?" Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselam, "Muharrem ayında oruç tut. Çünkü o, Allah'ın ayıdır. Onda öyle bir gün vardır ki, Allah o günde bir kavmin tevbesini kabul etmiş ve o günde başka bir kavmi de affedebilir" buyurdu.(Tîrmizî. Savm: 40.) ikinci hadis-i şerifte Yine Tirmizi’de de geçen bir hadiste Peygamberimiz şöyle buyurmuşlardır: "Âşura Gününde tutulan orucun Allah katında, o günden önce bir senenin günahlarına keffaret olacağını kuvvetle ümit ediyorum."(A.g.e., Savın: 47.) vede üçüncü hadis-i şerifte ise "Ramazan ayından sonra en faziletli oruç, Allah'ın ayı olan Muharrem ayında tutulan oruçtur”(İbni Mâce. Siyam: 43.) hadis-i şerifi ise, bu günlerde tutulan orucun faziletini ifade etmektedir
🎡 E 🎡 r kardeşlerim benim ve hatun kardeşlerim benim aşure gününde Muharrem ayına da değiniyoruz ama olsun günahı ve vebali benim boynuma İnşaAllah neyse uzatmayalım isterseniz zaten yazacağım az bir konu kaldı; bu günde oruçtan başka hayır, hasenat ve sadaka gibi güzel âdetlerin de yaşatılması isabetli ve yerinde olacaktır ve herkes imkânı nisbetinde ailesine, akraba ve komşularına ikramda bulunur; bugünlerin faziletini bildiren hâdiseleri hatırlayarak ihsanda bulunursa şüphesiz sevabını kat kat alacaktır ve bilhassa, Peygamberimiz, mü'minin aile efradına Âşura Gününde her zamankinden daha çok ikramda bulunmasını tavsiye etmiştir vede bîr hadiste şöyle buyurular: "Her kim Aşura Gününde ailesinde ve ev halkına ikramda bulunursa, Cenab-ı Hak da senenin tamamında onun rızkına bereket ve genişlik ihsan eder."(et-Tergîb ve'l-Terhİb, 2:116.) ilaveten bu aile mefhumunun içine akrabalar, yetimler, kimsesizler, konu komşular da girmektedir ki fakat, bunun İçin fazla külfete girmeye, aile bütçesini zorlamaya lüzum yoktur ancak herkes imkânı ölçüsünde ikram eder,
🎡 K 🎡abir-i tabiat'ta olanlar yani Şehitler mükâfatını almış en yüce mertebelere ulaşmıştır ki Yüce Allah'ın da zalimlere hak ettikleri cezayı en âdil bir şekilde vereceğinden şüphemiz yoktur ve Kader hükme boyun eğen her mü'min bu olaya Üzülür, ancak itidalini ve soğukkanlılığını kaybetmez vede duyguları yanlışlara ve taşkınlıklara götürmez çünkü meydana gelen bütün olaylar ezelî takdirin bir hükmüdür ve açıdan bunu bir "yas merasimi" haline dönüştürmek ehli-i sünnetin itikat ve inancına aykırıdır.

🎡 O 🎡 laya birde ben değineceğim ve sonra da konuyu bitireceğim Allah'ın izniyle inşaAllah bence peygamber efendimiz Hz Muhammed Mustafa Ahmedin nebi s.a.v'in bu gün oruç tutmayı bırakmasının en büyük sebebi bizi biz ümmetini biz Müslümanları düşünmesidir yani herşey bizler için biz sıkıntı çekmeyelim diye ta 14 asır öncesinden aşure gününde peygamber efendimiz s.a.v de oruç tutmuş o zaman bu oruç bize de farz diyerek Ramazan ayında tutulan ve farz olan oruçla bu orucun bize angaryaymış gibi gelecek belki hiç oruç tutmayacağız,
🎡 L 🎡 af-ı hakikat ile de belkide bu oruç az bunu tutalım diğerini tutmuyoruz ama Allah affeder nasılsa deriz de zamanla iki farzıda boşlarız ve zamanla bu ibadetleri terk etmemizden endişe etmiş efendimiz Hz Muhammed Mustafa Ahmedin nebi s.a.v onun için efendimiz s.a.v'e binlerce kez Salat-ı selamlar *Allahumme Salli Âlâ Seyyidina Muhammedin Ve Âlâ Âlî Seuyyidina Muhammed... İnşaAllah* olsun inşaAllah yüce Rabbimiz razı olsun Ondan(s.a.v'den) İnşaAllah,
🎡 S 🎡 evgilinin peygamberimiz s.a.v'in vefatından sonra 2.Halife Hz Ömer zamanında yaşanan benzer bir konuda aynen şöyledir; Hazret-i Ömer, Kudüs'te iken, Müslümanların imzaladıkları dokunulmazlık antlaşmasına ne derece bağlı kaldıklarını gösteren enteresan bir olay cereyan etmiştir;
' Halife Hazret-i Ömer'le Patrik, Kıyamet Kilisesini ziyaret etmekte bulundukları bir sırada, namaz vakti gelir ve Patrik, namazı hemen oracıkta, kilisenin içinde kılması için Hazret-i Ömer'e ricada bulunur vede fakat Hazret-i Ömer, bu ricayı kabul etmeyerek, namazı kilisenin içinde kılmayarak dışarı çıkarak avluda kılar,
🎡 U 🎡 ğursuzluk mu var acaba diyen Patrik, Hazret-i Ömer'den bu şekilde hareket etmesinin, yani, namazı içerde kılmayıp, dışarıda kılmasının sebebini sorar ve Hz Ömer Faruk'un verdiği cevap son derece düşündürücüdür; eğer ısrarlarınıza uyarak namazı kilisenin içinde kılsaydım, belki ilerde Müslümanlar, 'Ömer burada namaz kılmıştı' diyerek kiliseyi camiye çevirmeye kalkabilirlerdi ve böyle bir durum ise, size verdiğimiz, 'mâbedlerinize dokunmamak' söz ve ahdimize aykırı düşer vede Kur'an bize, verdiğimiz söz ve yaptığımız andlaşmaları yerine getirmeyi emrediyor ve bu sebeple ben, içeride namaz kılıp da ilerde andlaşma şartlarını bozmaya sebebiyet verecek bir durum ortaya çıkarmak istemedim vede insan, verdiği sözün arkasında mertçe durmalı; yanlış anlama ve uygulamalara fırsat tanımamalıdır vede Halife Hazreti Ömer bin Hattab veya Müminlerin Komutanı (Emirül Mu'minīn) yada Ömer-el Faruk'a selam olsun ve Allah-u Teala razı olur inşaAllah,
🎡 N 🎡 asıl olsa aşure günü bitti buna ne gerek var demeyin çünkü Allah'ın günü bir gün kadar az ve sayılı sonsuz kadar da uzun değil tabi ki Allah'ımızın günü sonsuzdur lakin biz insanların görebileceği açıdan sonsuz değildir neyse konuya dönelim yani aşure günü bu sene bitti ama Allah'ımız izin verirse önümüzdeki yıllarda var inşaAllah ve Hicri yılbaşında okunan bu dua, Aşure günü de okunabilir:(Elhamdülillâhi Rabbil-âlemîn. Vessalâtü vesselâmü alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âlihî ve sahbihî ecmaîn. Allahümme entel-ebediyyü'l-kadîm, el-hayyül-kerîm, el-hannân, el-mennân. Ve hâzihî senetün cedîdetün. Es'elüke fîhe'l-ısmete mineşşeytânirracîm, vel avne alâ hâzihin-nefsil-emmâreti bissûi vel-iştiğâle bimâ yukarribünî ileyke, yâ zel-celâli vel-ikrâm, birahmetike yâ erhamerrâhimîn. Ve sallallâhu ve selleme alâ seyyidinâ ve nebiyyinâ Muhammedin ve alâ âlihî ve sahbihî ve ehl-i beytihî ecmaîn.) daha fazla uzatmadan AŞURE GÜNÜNÜZ MÜBAREK OLSUN der Zavallı Akılsız Yunus.

İnançlı Müminlerin Ahirettedir Nasipleri Elbette Delil İkindi Namazındadır
İMAN EDİN

21-22-23-24-25-26 Ekim 2015
Çarşamba-Perşembe-Cuma-Cumartesi-Pazar-Pazartesi

YK-44(Yunus Katı-Malatya)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder