Bismillâhirrahmânirrahîm
Ebrarın (birr sahibinin) vasfı, takva sahibi olmaktır.
Kişi Allah'a ulaşmayı dilediği andan itibaren ebrardır. Ebrar cennete girebilecek olan bütün insanları kaplayan bir bütünlüğü temsil eder. Kader hücreleri mutlaka göğün 7. katında, siccîndedir. Kişi Allah'a ulaşmayı dilemediyse füccardır ve gideceği yer cehennemdir. Kader hücreleri zemin kattan yedi kat aşağıda, illiyyindedir. İlliyyin ve siccîn, Allah'ın Kur'ân-ı Kerimi'ndeki iki tane isimdir.
28 tane basamaktan 26 tanesindeki insanlar Allah'ın cennetine girer. Çarpıcı sonuç ise Allah'ın cennetine girebilecek olanlar, her devirde yaşayan bütün insanların %10'dan azıdır. Her devirde yaşayan %90'dan daha fazlasının gideceği yer ne yazık ki cehennemdir.
Ebrar, cennete gidecek olan birrin sahipleridir. Ebrar, sevapları günahlarından fazla olanlar, mutlaka cennete gidecek sonra da ebediyyen cennette kalacak olanladır. Füccar, günahları sevaplarından fazla olanlar, cehenneme gidecek ve ebediyyen cehennemde kalacak olanlardır.
Birr, inanç açısından:
1. Allah'a inanmak.
2. Yevm'il âhire inanmak,
3. Meleklere inanmak,
4. Kitab'a inanmak,
5. Peygamberlere inanmak,
6. Hayrın Allah'tan olduğuna inanmak,
7. Şerrin nefsten olduğuna inanmaktır.
Birr, zekât açıkrabalara
1. Akrabalara (yakınlık sahipetimlere),
2. Yetimlere,
3. Miskinlere,
4. Yolda kalmış yolculara,
5. Dilencilere,
6. Kölelere,
7. Esirlere olmak üzere yedi ayrı safhada yardım etmektir.
Ahd hem Allah ile hem kullarla olan sözleşmeyi ifade etmektedir. Allah ile olan ahd ise Allah'a verilen 4 tane yemini ihtiva etmektedir. Ruhun, vechin, nefsin ve iradenin Allah'a teslimi söz konusudur. Yani insanın daimî zikrin sahibi olması, nefsinde hiç afet bırakmamış olması lâzımdır. Allahû Tealâ bu yeminlerin (ahdlerin) dördüne birden ahdallahi demektedir. Allahû Tealâ, hem Allah'a hem de dünyadaki insanlara verilen sözlerin mutlaka yerine getirilmesini istemektedir. zorlukta, darlıkta ve sıkıntı halinde sabredenlerden olunmasını istemektedir.
Allahû Tealâ, Bakara Suresinin bu âyetinde:
( Bakara Suresi 189.Ayet
Yes’elûneke anil ehilleh(ehilleti), kul hiye mevâkîtu lin nâsi vel hacc(haccı), ve leysel birru bi en te’tûl buyûte min zuhûrihâ ve lâkinnel birre menittekâ, ve’tûl buyûte min ebvâbihâ, vettekûllâhe leallekum tuflihûn(tuflihûne).
(Ey Muhammed!) Sana soruyorlar, sorarlar hilâllerden (Ay'ın hilâl şeklinden dolunay olana kadar geçirdiği hilâl şekillerinden). De, söyle (ki): "O, vakitleri bildiren "vakit ölçüsü(dür)" insanlar için, ve hac (zamanını)." Ve değildir birr, (kişiyi) ebrar yapan davranış biçimi, gelmeniz, girmeniz evler(e) onun arkasından (cahiliyet devrinde yatîkları gibi). Ve lâkin, fakat, oysa birr, (kişiyi) ebrar yapan (güzel) davranış biçimi kişi(nin) takva sahibi olur (olmasıdır). Ve gelin, girin evler(e) onun kapılarından. Ve takva sahibi olun Allah(a) (karşı). Umulur ki böylece siz felâha, kurtuluşa erersiniz. )
Evlere kapılarından girmemeyi de birrin dışında kabul etmektedir.
Ebrar olmanın vasıfları:
1. Allah'a ulaşmayı dilemek,
2. Yedi ayrı gruba yardım etmek,
3. Allah'ın namaz kılma emrini yerine getirmek,
4. Zekât vermek emrini yerine getirmek,
5. İnsanlarla olan ahdini yerine getirmek,
6. Allah'a verdiği ahdi yerine getirmek,
7. Zorlukta ve darlıkta sabredenlerden olmaktır.
Bütün birr sahipleri, takva sahibidir. Takvanın başlangıç noktası Allah'a ulaşmayı dilemektir. Başlangıç takvası, aynı zamanda başlangıç birridir. Birrin başlangıç noktası da gene Allah'a ulaşmayı dilemektir. Birr, insanı 28 basamağa kadar götürür.
Felâh geniş kapsamlı bir kurtuluş müessesesidir. Kişinin cenneti hakettiği noktada başlar, cennetin en üst safhasına ulaştığında biter. Burası peygamberlerle, sıddîklerle, şehitlerle beraber haşrolunduğu yerdir.
YK-44(Yunus Katı-Malatya)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder