Kur'an-ı Kerim
1.Cüz
1.Fâtiha Suresi 1.(7)Ayet'den 2.Bakara Suresi 141.(286)Ayet'e Kadar
Kur'an-ı Kerim 1.Cuz 13.Sayfa 2.Sure Bakara Suresi Ayet 89-93
Ve lemmâ câehum kitâbun min indillâhi musaddikun limâ meahum, ve kânû min kablu yesteftihûne alellezîne keferû, fe lemmâ câehum mâ arafû keferû bihî, fe la’netullâhi alel kâfirîn(kâfirîne).
Ve olduğu zaman onlara geldi bir kitap (Kur'an'ı Kerim), (o'nu kabul etmediler), Allah'ın katından tasdik edici, tasdik eden şeyi (Tevrat'ı) onların yanında. Ve oldular, idiler önceden (Kur'an'ı Kerim gelmeden) fetih ve zafer isterler (Allah'dan), onlara karşı kâfirler (zor durumda kaldıklarında, Tevrat'ta bahsi geçen ahir zaman Peygamberi adına). Sonra da, buna rağmen olduğu zaman onlara geldi bildikleri şey (Tevrat'ta vasfı bildirilen Peygamber) inkâr ettiler onunla (o'nu, Allah'ı). Böylece, bu sebeple, bu yüzden Allah'ın lâneti üzerine(dir) kâfirler(in).
Bi’semeşterav bihî enfusehum en yekfurû bi mâ enzelallâhu bagyen en yunezzilallâhu min fadlihî alâ men yeşâu min ibâdih(ibâdihî), fe bâû bi gadabin alâ gadab(gadabin), ve lil kâfirîne azâbun muhîn(muhînun).
Ne kötü şey sattılar, satın aldılar onunla onların nefsleri, kendileri inkâr etmeleri Allah'ın indirdiği şeyle (vahye) haset ederek, azgınlık ederler indirilmesi Allah(ın) onun fazlından dilediği kimseye onun kullarından. Böylece uğradılar gazap üzerine gazap, ve kâfirlere "bir azap horlayıcı, alçaltıcı."
Ve izâ kîle lehum âminû bi mâ enzelallâhu kâlû nu’minu bi mâ unzile aleynâ ve yekfurûne bi mâ verâehu ve huvel hakku musaddikan limâ meahum kul fe lime taktulûne enbiyâallâhi min kablu in kuntum mu’minîn(mu’minîne).
Ve olduğu zaman onlara denildi: "Âmenû olun, îmân edin şeye Allah indirdi(ği)." Dediler (ki): " İnanırız şeye bize indirildi (indirilen)." Ve inkâr ediyorlar onun arkasındaki şeyi (ondan sonra geleni). Ve o hak, gerçek (ve) tasdik edici, tasdik eden şeyi onların yanında. Söyle, de (ki): "O zaman niçin öldürüyorsunuz nebîler (ini), peygamberler (ini) Allah (ın) önceden, daha önce eğer mü'minler iseniz?"
Ve lekad câekum mûsâ bil beyyinâti summettehaztumul icle min ba’dihî ve entum zâlimûn(zâlimûne).
Ve andolsun (ki), size geldi Musa (a.s) beyyinelerle, açık delillerle. Sonra siz edindiniz buzağı(yı) (ilâh) ondan sonra. Ve siz zalimlersiniz.
Ve iz ehaznâ mîsâkakum ve refa’nâ fevkakumut tûr(tûra), huzû mâ âteynâkum bi kuvvetin vesmeû kâlû semi’nâ ve aseynâ ve uşribû fî kulûbihimul icle bi kufrihim kul bi’se mâ ye’murukum bihî îmânukum in kuntum mu’minîn(mu’minîne).
Ve biz almıştık, sizin misakinizi, kesin sözünüzü ve yükselttik, kaldırdık sizin üstünüz(e) Tur Dağı(nı). Alın size verdiğimiz şey(i) (Tevrat'ı) kuvvetle ve (emirlerimizi) işitin, dinleyin (demiştik). Dediler (ki): "İşittik ve biz asi olduk, isyan ettik." Ve içirildiler, içlerine sindirildi, yerleştirildi onların kalplerinin içine, kalplerine buzağı (sevgisi) küfürleri sebebiyle. Söyle, de (ki): "Ne kötü şey size emrediyor onunla sizin îmânınız eğer mü'minler iseniz."
5 Eylül-18 Ekim 2014 Cuma-Cumartesi
YK-44(Yunus Katı-Malatya)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder