Kur'an-ı Kerim
1.Cüz
1.Fâtiha Suresi 1.(7)Ayet'den 2.Bakara Suresi 141.(286)Ayet'e Kadar
Kur'an-ı Kerim 1.Cuz 14.Sayfa 2.Sure Bakara Suresi Ayet 94-101
Kul in kânet lekumud dârul âhiretu indallâhi hâlisaten min dûnin nâsi fe temennevûl mevte in kuntum sâdikîn(sâdikîne).
De, söyle (ki): "Eğer ise sizin için, sizin ahiret yurdu Allah'ın katı(ndaki) halis, özel diğer insanlardan başka, o zaman temenni edin ölüm(ü) eğer siz iseniz (sözünüzde) sadıklar, doğruyu söyleyenler!"
Ve len yetemennevhu ebeden bimâ kaddemet eydîhim vallâhu alîmun biz zâlimîn(zâlimîne).
Ve asla onu (ölümü) temenni etmezler, sonsuza kadar, ebediyyen şey ile, sebebiyle takdim ettikleri onların elleri, elleri (ile işledikleri günahlar). Ve Allah, en iyi bilen(dir) zalimleri.
Ve le tecidennehum ahrasan nâsi alâ hayâtin, ve minellezîne eşrakû yeveddu ehaduhum lev yuammeru elfe seneh(senetin), ve mâ huve bi muzahzihıhî minel azâbi en yuammer(yuammere), vallâhu basîrun bimâ ya’melûn(ya’melûne).
Ve mutlaka onları bulursun en hırslı, çok hırslı insanlar(ın) hayat üzerine, hayata karşı. Ve o kimselerden, onlardan Allah'a ortak koştular, şirk koştular, onların herbiri şâyet ömürlendirilse bin sene (yinede yaşamayı isterler). Ve o değildir onu uzaklaştırıcı azaptan, ömürlendirilmek, ömürlendirilmesi. Ve Allah hakkıyla gören(dir) şeyi (günah olanı) yapıyorlar (ya).
Kul men kâne aduvven li cibrîle fe innehu nezzelehu alâ kalbike bi iznillâhi musaddikan limâ beyne yedeyhi ve huden ve buşrâ lil mu’minîn(mu’minîne).
De (ki) kim oldu düşman Cebrail'e: "Artık muhakkak ki o (Cebrail a.s), onu (Kur'an-ı Kerim'i) indirdi üzerine, senin kalbine (Hz.Muhammed s.a.v.'in) Allah'ın izniyle, tasdik eden şeyi onun elleri arasında, onun önünde (bulunan kitapları), ve hidayet edici, hidayet eden (rehberi olan), ve müjde (olsun) mü'minler için, mü'minlere."
Men kâne aduvven lillâhi ve melâiketihî ve rusulihî ve cibrîle ve mîkâle fe innallâhe aduvvun lil kâfirîn(kâfirîne).
Kim, kimse oldu, idi düşman Allah'a ve onun melekleri(ne), ve resúlleri(ne), ve Cebrail (e), ve (de) Mikail (e), o zaman hiç şüphesiz Allah düşman(dır) kâfirler için, kâfirlere.
Ve lekad enzelnâ ileyke âyâtin beyyinât(beyyinâtin), ve mâ yekfuru bihâ illel fâsikûn(fâsikûne).
Ve andolsun (ki) biz indirdik sana âyetler beyan edilenler, beyyineler, deliller. Ve inkâr etmezler onu ancak, sadece, den başka fasıklar, îmân ettikten sonra küfre (fıska) düşenler.
E ve kullemâ âhedû ahden nebezehu ferîkun minhum bel ekseruhum lâ yu’minûn(yu’minûne).
Mı ve her defa, her sefer, her zaman ahid yaptılar, anlaştılar, (ve) ahd(i), antlaşma(yı) onu attı(lar), bozdu(lar) (içlerinden) (bir) fırka, (bir) kısım, (bir) zümre hayır aksine, evet aksine, öyle değil? Onların çoğu mü'min olmazlar, îmân etmezler.
Ve lemmâ câehum resûlun min indillâhi musaddikun limâ meahum nebeze ferîkun minellezîne ûtûl kitâb(kitâbe), kitâballâhi verâe zuhûrihim ke ennehum lâ ya’lemûn(ya’lemûne).
Ve olduğu zaman onlara geldi(ği) bir resûl, Allah'ın katından (geleni) tasdik eden şeyi (Kitab'ı) onlarla beraber, onların yanında, attı(lar) bir fırka, bir zümre, bir kısım o kimselerden, onlarda verildiler kitap, Allah'ın Kitab'ını arka(larına) (evet) onların arkaları, arkalarına gibi, sanki onların olduğu(nu) bilmiyorlar(dı).
5 Eylül-18 Ekim 2014 Cuma-Cumartesi
YK-44(Yunus Katı-Malatya)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder