Kur'an-ı Kerim
2.Cüz
2.Bakara Suresi 142.(286)Ayet'den 2.Bakara Suresi 252.(286)Ayet'e Kadar
Kur'an-ı Kerim 2.Cuz 26.Sayfa 2.Sure Bakara Suresi Ayet 177-181
Leysel birre en tuvellû vucûhekum kıbelel maşrıkı vel magrıbi ve lâkinnel birre men âmene billâhi vel yevmil âhırı vel melâiketi vel kitâbi ven nebiyyîn(nebiyyîne), ve âtel mâle alâ hubbihî zevil kurbâ vel yetâmâ vel mesâkîne vebnes sebîli, ves sâilîne ve fîr rıkâb(rıkâbi), ve ekâmes salâte ve âtez zekât(zekâte), vel mûfûne bi ahdihim izâ âhed(âhedû), ves sâbirîne fîl be’sâi ved darrâi ve hînel be’s(be’si) ulâikellezîne sadakû, ve ulâike humul muttekûn(muttekûne).
Değil birr (ebrar kılacak davranış biçimi), dönmeniz, yönelmeniz (gerçek îmânı yansıtan) yüzleriniz(i) yön, cihet doğu, ve batı. Ve lâkin, fakat birr (ebrar kılacak davranış biçimi), kim âmenû oldu (Allah'a ulaşmayı diledi) îmân etti, Allah'a, ve (yevmi el âhiri) sonraki gün(e) (hidayet gününe, vuslat gününe, beklenen güne, Allah,a ulaşılacak güne son güne, ...), ve melekler(e), ve Kitap(a), ve peygamberler(e). Ve verdi mal (maldan) ona sevgi duyma, sevme; (yakınlık sahiplerine) akrabalar(a), ve yetimler(e), ve çalışamayacak durumdaki ihtiyarlar(a) (miskinlere, düşkünlere), ve (yolda kalmış veya kalmamış) yolcu(lara), ve isteyenler(e) (muhtaçlara), ve kölelerin, esirlerin kurtulması hakkında, konusunda (kurtulması için), namazı ikame etti (kıldı devam ettirdi), ve zekât(ı) verdi. Ve (Allah'a ve insanlara karşı) vefa eden (hakkıyla yerine getiren) (onların) ahdlerini ahd verdikleri zaman; ve sabredenler(e) sıkıntıda, musîbet isabet ettiği zaman (hastalıkta), ve darlık(ta) (zorlukta, zarurette, ...), ve o zamanda (o hallerde) şiddetli savaş,işte onlar (evet) onlar sadık oldular (sadık olanlardır). Ve işte onlar (evet) onlar muttakiler(dir) (takva sahipleridir).
Yâ eyyuhâllezîne âmenû kutibe aleykumul kısâsu fîl katlâ el hurru bil hurri vel abdu bil abdi vel unsâ bil unsâ fe men ufiye lehu min ahîhi şey’un fettibâun bil ma’rûfi ve edâun ileyhi bi ihsân(ihsânin), zâlike tahfîfun min rabbikum ve rahmeh(rahmetun), fe meni’tedâ ba’de zâlike fe lehu azâbun elîm(elîmun).
Ey onlar, olanlar âmenû oldular (Allah'a ulaşmayı dilediler), îmân ettiler! Yazıldı (farz kılındı) sizin üzerinize (size) kısas (eşit olarak misilleme) (katl) öldürülme hakkında. Hür hür ile, ve köle köle ile, ve kadın (dişi), kadın ile (dişi ile) (kısastır), o zaman kim (artık, fakat, o taktirde), o affedilir onun (öldürülenin) kardeşi tarafından bir şey (ile bir diyete, karşılığa), o zaman (artık, fakat, o taktirde) gereğini yapmak (tâbî olmak, uymak), örfe tâbî olarak (bilinen şekilde, iyilikle), ve ödemek (eda etmek) ona (affedene), (diyetini, karşılığını) ihsan ile. İşte bu (bu), (bir) hafifletme Rabbinizden, ve bir rahmet(tir). O zaman kim (artık, fakat, o taktirde) haddi aştı (saldırıya kalkıştı) bundan sonra o zaman (o taktirde) onun için (vardır) elîm (acıklı) bir azap.
Ve lekum fîl kısâsı hayâtun yâ ulîl elbâbi leallekum tettekûn(tettekûne).
Ve sizin için (vardır) kısasta hayat. Ey (ulûl'elbab) sır hazinelerinin (lübblerin) sahipleri! Umulur ki böylece siz takva sahibi olursunuz (sakınırsınız).
Kutibe aleykum izâ hadara ehadekumul mevtu in tereke hayrâ(hayran), el vasiyyetu lil vâlideyni vel akrabîne bil ma’rûf(ma’rûfi), hakkan alel muttekîn(muttekîne).
Yazıldı (farz kılındı) sizin üzerinize (size) hazır olduğu zaman (geldiği zaman) sizden biriniz ölüm eğer bırakırsa bir hayır (mal v.s), vasiyet (etmek) anne-babaya, ve akrabalar(ına) (yakınlarına) marufla (örf ve adete uygun olarak) bir hakk (bir borç, bir verecek) olarak takva sahiplerinin (muttâkilerin) üzerine (yapılması, yerine getirilmesi).
Fe men beddelehu ba’de mâ semiahu fe innemâ ismuhu alellezîne yubeddilûneh(yubeddilûnehu), innallâhe semîun alîm(alîmun).
O taktirde kim (artık, o zaman) onu (vasiyeti) değiştirdi sonra onu (vasiyeti) işitti(kten) (duyduktan), o taktirde (artık, o zaman) sadece(ama, fakat) onun günahı (vebali) onların üzerine onu değiştirirler. Muhakkak ki Allah Sem'i'dir (hakkıyla işitendir, en iyi işitendir), Alîm'dir (hakkıyla bilendir, en iyi bilendir).
21 Ekim-29 Kasım 2014 Salı-Cumartesi
YK-44(Yunus Katı-Malatya)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder