Kur'an-ı Kerim
2.Cüz
2.Bakara Suresi 142.(286)Ayet'den 2.Bakara Suresi 252.(286)Ayet'e Kadar
Kur'an-ı Kerim 2.Cuz 36.Sayfa 2.Sure Bakara Suresi Ayet 231-233
Ve izâ tallaktumun nisâe fe belagne ecelehunne fe emsikûhunne bi ma’rûfin ev serrihûhunne bi ma’rûf(ma’rûfin), ve lâ tumsikûhunne dırâran li ta’tedû, ve men yef’al zâlike fe kad zaleme nefseh(nefsehu), ve lâ tettehızû âyâtillâhi huzuvâ(huzuven), vezkurû ni’metallâhi aleykum ve mâ enzele aleykum minel kitâbi vel hikmeti yeızukum bih(bihî), vettekûllâhe va’lemû ennallâhe bi kulli şey’in alîm(alîmun).
Ve olduğu zaman, olduğunda boşadı(ğı)nız kadınlar(ı), o zaman, sonra, artık erişti(kten), ulaştı(ktan), tamamladı(ktan) onların (bekleme) süreleri(ni), artık onları tutun, alıkoyun ma'rufla, iyilikle, örf ve adete uygun (olarak), veya onları serbest bırakın ma'rufla, iyilikle, örf ve adete uygun (olarak). Ve onları tutmayın zararla, zarar vererek, hakka tecavüz için (haklarını çiğneyerek haddinizi aşmayın). Ve kim yapar(sa) bunu, o zaman, sonra, artık, o taktirde olmuştu(r) zulmetti, haksızlık yaptı kendi nefsine. Ve edinmeyin Allah'ın âyetleri(ni) alay konusu, eğlence. Ve zikredin, hatırlayın Allah'ın ni'meti(ni) sizin üzerinize, size, ve indirdiği şey sizin üzerinize, size kitaptan, ve hikmet(i) (ki), size vazeder, öğüt verir, nasihat eder onunla (sizden öncekilere, size, ve sizden sonrakilere). Ve takva sahibi olun Allah'a (karşı). Ve bilin, biliniz olduğunu, Allah(ın) herşeyi Âlim'dir (en iyi bilen)!
Ve izâ tallaktumun nisâe fe belagne ecelehunne fe lâ ta’dulûhunne en yenkıhne ezvâcehunne izâ terâdav beynehum bil ma’rûf(ma’rûfi), zâlike yûazu bihî men kâne minkum yu’minu billâhi vel yevmil âhır(âhıri), zâlikum ezkâ lekum ve ather(atheru), vallâhu ya’lemu ve entum lâ ta’lemûn(ta’lemûne).
Ve olduğu zaman, olduğunda boşadı(ğı)nız kadınlar(ı), o zaman, sonra, artık erişti(kten), ulaştı(ktan), tamamladı(ktan) onların (bekleme) süreleri(ni), o zaman, sonra, artık onlara engel olmayın nikâhlamak(larına) onların (kadınların) eşleri (ile), kocaları (ile), razı oldukları taktirde onlar aralarında, kendi aralarında marufla, iyilikle, örf ve adete uygun (olarak). İşte bu, işte böyle vazediliyor, öğüt veriliyor ona, onunla (sizden öncekilere, size, ve sizden sonrakilere), kim, kimse oldu, idi sizden îmân eder Allah'a, ve yevm'il ahire, ahir güne, son güne, sonraki güne, işte bu, işte böyle, daha iyi tezkiye olma(nız), arınma(nız) sizin için, ve daha (iyi, en iyi) temiz olma (temizlenmeniz).Ve Allah bilir, ve siz bilmezsiniz.
Vel vâlidâtu yurdı’ne evlâdehunne havleyni kâmileyni li men erâde en yutimmer radâah(radâate), ve alel mevlûdi lehu rızkuhunne ve kisvetuhunne bil ma’rûf(ma’rûfi), lâ tukellefu nefsun illâ vus’ahâ, lâ tudârra vâlidetun bi veledihâ ve lâ mevlûdun lehu bi veledihî ve alel vârisi mislu zâlik(zâlike), fe in erâdâ fısâlen an terâdın min humâ ve teşâvurin fe lâ cunâha aleyhimâ ve in eradtum en testerdıû evlâdekum fe lâ cunâha aleykum izâ sellemtum mâ âteytum bil ma’rûf(ma’rûfi), vettekullâhe va’lemû ennellâhe bi mâ ta’melûne basîr(basîrun).
Ve anneler, süt emzirirler (nikâhlı olsun veya boşanmış olsun, doğan) kendi evlâtlarını iki sene tamamen, tam olarak (evet) iki (sene). (Bu hüküm) Kimse(ler) için(dir) istedi(yse) tamamlamak süt emzirme(yi). Ve üzerine(dir) onun (kendisi) için doğurulmuş olan(ların) (babaların, annelerin) onların rızıkları(nın), ve onların giyimleri(nin) ma'rufla, iyilikle, örf ve adete uygun (olarak). (Tukellef) Yükümlü tutulmasın (tutmayın) (hiç bir) nefs(i), (hiç bir) kişi(yi), (hiç bir) kimse(yi), (onun) kendi gücünün yettiğinden (fazlasıyla) zarara uğratılmasın (uğratmayın), anne (onun) kendi çocuğu ile, ve olmaz, olmasın onun için doğurulmuş olan (baba) (onun) kendi çocuğu ile. Ve mirasçının üzerinde (ki sorumluluk da) gibi(dir), aynı(dır) bu(nun). Fakat, o taktirde, artık eğer (ana ile baba) ikisi isterlerse (çocuklarınızı) sütten kesmek rıza alınarak, razı olarak (onların) ikisinde, ve müşavere ederek, görüşerek, fakat, o taktirde, artık günah, (evet) günah yoktur onların ikisi üzerine, ikisine. Ve eğer isterseniz (süt anne tutup) emzirtmek çocuklarınız(ı), fakat, o taktirde, artık günah yoktur sizin üzerinize,size teslim ettiğiniz zaman, emzirme ücretini ne karar) verdiğiniz şey(i) (süt anneye) ma'rufla, örf ve adete uygun olarak. Ve Allah'a karşı takva sahibi olun. Ve bilin (ki), Allah'ın ..... olduğunu(zu) yaptığınız şeyleri, yaptıklarınızı en iyi (çok iyi) gören(dir) (Basîr'dir)!
21 Ekim-29 Kasım 2014 Salı-Cumartesi
YK-44(Yunus Katı-Malatya)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder