1 Aralık 2014 Pazartesi

33.Sayfa

Kur'an-ı Kerim
2.Cüz

2.Bakara Suresi 142.(286)Ayet'den 2.Bakara Suresi 252.(286)Ayet'e Kadar

Kur'an-ı Kerim 2.Cuz 33.Sayfa 2.Sure Bakara Suresi Ayet 216-219

Kutibe aleykumul kitâlu ve huve kurhun lekum, ve asâ en tekrahû şey’en ve huve hayrun lekum, ve asâ en tuhıbbû şey’en ve huve şerrun lekum vallâhu ya’lemu ve entum lâ ta’lemûn(ta’lemûne).

Yazıldı, farz kılındı sizin üzerinize savaş, ve o kerih, hoşa gitmez sizin için, size. Ve umulur ki, olur ki kerih olması, hoşa gitmemesi bir şey, ve o hayırdır, hayırlıdır sizin için, size. Ve umulur ki sevmeniz, hoşlanmanız bir şey, ve o (bir) şerrdir sizin için, size. Ve (bütün bunları) Allah bilir, ve siz (evet) siz bilmezsiniz.

Yes’elûneke aniş şehril harâmi kıtâlin fîh(fîhi), kul kıtâlun fîhi kebîr(kebîrun), ve saddun an sebîlillâhi ve kufrun bihî vel mescidil harâmi ve ihrâcu ehlihî minhu ekberu indallâh(indallâhi), vel fitnetu ekberu minel katl(katli), ve lâ yezâlûne yukâtilûnekum hattâ yeruddûkum an dînikum inistetâû ve men yertedid minkum an dînihî fe yemut ve huve kâfirun fe ulâike habitat a’mâluhum fîd dunyâ vel âhireh(âhireti), ve ulâike ashâbun nâr(nâri), hum fîhâ hâlidûn(hâlidûne).

Sana (ey Muhammed) soruyorla haram (hürmetli) aydan, (ve) savaş(tan) onun içinde, onda. De (ki), söyle (ki): "Savaş onun içinde (o ayda) büyük (günahtır, vebaldir). Ve (fakat insanları) men etmek, alıkoymak Allah'ın yolundan, ve inkâr etmek O'nu (Allah'ı), ve (mü'minlere) Mescid-i Haram(ı) (yasaklamak), ve çıkarmak onun halkı(nı) (Mekke'nin halkını) ondan, oradan (sürüp) (bütün bunlar ise) en büyük günahtır), daha büyük(tür) (daha büyük günahtır) Allah'ın katında. Ve fitne, en büyük(tür) (en büyük günahtır), daha büyük(tür) (daha büyük günahtır) (adam) öldürmekten, (ve bir suçur). Ve (onlar) zail olmazlar, geri kalmazlar sizinle savaşırlar, oluncaya kadar sizi döndürürler dîninizden eğer (onların) güçleri yetse (yapabilseler). Ve kim geri döner(se) sizden dîninden, o zaman, o taktirde ölür, ve o kâfir olarak. O zaman, böylece, bu sebeple işte onlar, boşa gider onların amelleri dünyada, ve ahirette. Ve işte onlar, ateş ehlidir (ashâb-ı nâr), (ve) onlar, onun içinde, orada ebediyyen kalıcak olanlardır."

İnnellezîne âmenû vellezîne hâcerû ve câhedû fî sebîlillâhi, ulâike yercûne rahmetallâh(rahmetallâhi), vallâhu gafûrun rahîm(rahîmun).

Muhakak ki onlar âmenû oldular (Allah'a ulaşmayı dilediler) îmân ettiler, ve o kimseler, onlar hicret (göç) ettiler, ve cihad ettiler Allah'ın yolunda, (ve) işte onlar, ümit ederler, arzu ederler, dilerler Allah'ın rahmeti(ni). Ve Allah, Gafûr'dur (mağfiret edendir, bağışlayandır), Rahîm'dir (Rahmet nurunun sahibidir, Rahîm esması ile tecelli edendir).

Yes’elûneke anil hamri vel meysir(meysiri), kul fîhimâ ismun kebîrun ve menâfiu lin nâsi, ve ismuhumâ ekberu min nef’ihimâ ve yes’elûneke mâzâ yunfikûn(yunfikûne) kulil afve, kezâlike yubeyyinullâhu lekumul âyâti leallekum tetefekkerûn(tetefekkerûne).

Sana (ey Muhammed) soruyorlar, sorarlar şaraptan, ve kumar(dan). De (ki), söyle (ki): "(O) İkisinde (de) vardır büyük (bir) günah, ve (de) menfaat, faydalar insanlar için. Ve (fakat) onların (o ikisinin) günahları daha büyük(tür) onların (o ikisinin) faydalarından." Ve sana (ey Muhammed)  soruyorlar, sorarlar (Allah için) ne(yi), nasıl infâk ediyorlar (veriyorlar). De (ki), söyle (ki): "Afv olan(ı), ihtiyaçtan fazla olan mal(ı), affedilen(i), vazgeçilen(i) (infâk edin) bunun gibi, işte böyle." Allah açıklıyor sizin için, size âyetler(ini). Umulur ki böylece siz tefekkür edersiniz, (bunlardaki hikmetleri) düşünürsünüz.

21 Ekim-29 Kasım 2014 Salı-Cumartesi

YK-44(Yunus Katı-Malatya)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder