1 Aralık 2014 Pazartesi

28.Sayfa

Kur'an-ı Kerim
2.Cüz

2.Bakara Suresi 142.(286)Ayet'den 2.Bakara Suresi 252.(286)Ayet'e Kadar

Kur'an-ı Kerim 2.Cuz 28.Sayfa 2.Sure Bakara Suresi Ayet 187-190

Uhılle lekum leyletes sıyâmir refesu ilâ nisâikum hunne libâsun lekum ve entum libâsun lehun(lehunne) alîmallâhu ennekum kuntum tahtânûne enfusekum fe tâbe aleykum ve afâ ankum, fel âne bâşirûhunne vebtegû mâ keteballâhu lekum, ve kulû veşrabû hattâ yetebeyyene lekumul haytul ebyadu minel haytıl esvedi minel fecri, summe etimmus sıyâme ilel leyli, ve lâ tubâşirûhunne ve entum âkifûne fîl mesâcid(mesâcidi), tilke hudûdullâhi fe lâ takrabûhâ kezâlike yubeyyinullâhu âyâtihî lin nâsi leallehum yettekûn(yettekûne).

Helâl kılındı sizin için, size gece(sinde) oruç (cinsel arzu ile) yaklaşmak kadınlarınıza. Onlar elbise(dir) sizin için, ve siz (de) elbise(siniz) onlar için. Bildi Allah, sizin ..... olduğunuz oldunuz, idiniz ihanet ediyorsunuz sizin nefsleriniz, kendiniz. O zaman, bunun üzerine sizin tövbelerinizi kabul etti, (ve) affetti sizden, sizi. Artık, bundan sonra şimdi onlara (eşlerinize) yaklaşın, onlarla (eşlerinizle) mübaşeret edin, ve isteyin takdir ettiği, yazdığı, farz kıldığı şeyi Allah(ın) sizin için, size. Ve yeyin, ve için oluncaya kadar (tan yerinin ağarmasıyla) açığa çıkar, belli olur (tebeyyün edince) sizin için, size iplik beyaz, iplikten siyah (gündüzün aydınlığı, gecenin karanlığından sıyrılıncaya) fecr (seher) vaktinde. Sonra tamamlayın oruç(u) geceye kadar. Ve onlarla (kadınlarınızla) mübaşeret etmeyin, onlara (kadınlarınıza) yaklaşmayın, ve siz itikâfta olanlar (çok ibadet etmek için) mescidlerde, mecsidlerin içinde. Bu (hudutlar, hadler, sınırlar, yasaklar) hudut(udur), hadler(idir), sınırlar(ıdır) (yasaklarıdır) Allah(ın). O zaman, artık ona (yasaklara, hudutlara, hadlere, sınırlara) yaklaşmayın. İşte böyle beyan ediyor, açıklıyor, Allah kendi âyetleri(ni) insanlar için, insanlara. Umulur ki böylece onlar takva sahibi olurlar.

Ve lâ te’kulû emvâlekum beynekum bil bâtılı ve tudlû bihâ ilel hukkâmi li te’kulû ferîkan min emvâlin nâsi bil ismi ve entum ta’lemûn(ta’lemûne).

Ve yemeyin (kendiniz) mallarınız(ı) sizin aranızda bâtıl ile, haksızlıkla. Ve aktarmayın, rüşvet olarak vermeyin onu hakimlere, yemeniz için, bir kısım(ını) mallar(ın)dan insanlar(ın), günah ile, günaha girerek. Ve siz biliyorsunuz.

Yes’elûneke anil ehilleh(ehilleti), kul hiye mevâkîtu lin nâsi vel hacc(haccı), ve leysel birru bi en te’tûl buyûte min zuhûrihâ ve lâkinnel birre menittekâ, ve’tûl buyûte min ebvâbihâ, vettekûllâhe leallekum tuflihûn(tuflihûne).

(Ey Muhammed!) Sana soruyorlar, sorarlar hilâllerden (Ay'ın hilâl şeklinden dolunay olana kadar geçirdiği hilâl şekillerinden). De, söyle (ki): "O, vakitleri bildiren "vakit ölçüsü(dür)" insanlar için, ve hac (zamanını)." Ve değildir birr, (kişiyi) ebrar yapan davranış biçimi, gelmeniz, girmeniz evler(e) onun arkasından (cahiliyet devrinde yatîkları gibi). Ve lâkin, fakat, oysa birr, (kişiyi) ebrar yapan (güzel) davranış biçimi kişi(nin) takva sahibi olur (olmasıdır). Ve gelin, girin evler(e) onun kapılarından. Ve takva sahibi olun Allah(a) (karşı). Umulur ki böylece siz felâha, kurtuluşa erersiniz.

Ve kâtilû fî sebîlillâhillezîne yukâtilûnekum ve lâ ta’tedû innallâhe lâ yuhıbbul mu’tedîn(mu’tedîne).

Ve savaşın, öldürün, Allah'ın yolunda (da savaşın), o kimseler, onlar sizi katlediyorlar, sizinle savaşıyorlar, sizi öldürüyorlar,  ve aşırı gitmeyin, haddi aşmayın. Muhakkak ki Allah sevmez, aşırı gidenler(i), haddi aşanlar(ı).

21 Ekim-29 Kasım 2014 Salı-Cumartesi

YK-44(Yunus Katı-Malatya)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder