Kur'an-ı Kerim
2.Cüz
2.Bakara Suresi 142.(286)Ayet'den 2.Bakara Suresi 252.(286)Ayet'e Kadar
Kur'an-ı Kerim 2.Cuz 34.Sayfa 2.Sure Bakara Suresi Ayet 220-224
Fîd dunyâ vel âhirah(âhirati) ve yes’elûneke anil yetâmâ kul ıslâhun lehum hayr(hayrun) ve in tuhâlitûhum fe ıhvânukum vallâhu ya’lemul mufside minel muslih(muslihi) ve lev şâallâhu le a’netekum innallâhe azîzun hakîm(hakîmun).
Dünya hakkında, dünyada, ve ahiret, ve sana (ey Muhammed) soruyorlar, sorarlar yetimlerden. De (ki), söyle (ki): "Islâh etmek,(durumlarını) düzeltmek onları hayır(dır), hayırlı(dır). Ve eğer onlara karışırsanız, katılırsanız, artık, o zaman (onlar) sizin kardeşleriniz(dir).” Ve Allah, (ayırıp) bilir fesat çıkaranlar(ı), ıslâh edenlerden. Ve şâyet, olsa, ise Allah diledi, elbette, mutlaka sizi sıkıntıya soktu(ydu). Muhakkak ki Allah, Azîz'dir (üstündür), Hakîm'dir (hüküm ve hikmet sahibidir).
Ve lâ tenkihûl muşrikâti hattâ yu’minn(yu’minne), ve le emetun mu’minetun hayrun min muşriketin ve lev a’cebetkum, ve lâ tunkihûl muşrikîne hattâ yu’minû ve le abdun mu’minun hayrun min muşrikin ve lev a’cebekum, ulâike yed’ûne ilen nâr(nâri), vallâhu yed’û ilel cenneti vel magfireti bi iznih(iznihi), ve yubeyyinu âyâtihî lin nâsi leallehum yetezekkerûn(yetezekkerûne).
Ve (kendinize) nikâhlamayın müşrik (Allah'a ortak koşan) kadınlar(ı), (onlar) mü'min oluncaya, îmân edinceye kadar. Ve elbette bir cariye, mü'min (kadın) hayırlı(dır), daha hayırlı(dır) müşrik (Allah'a ortak koşan) (hür) bir kadından, ve size hoş gelse bile, hoşunuza gitse bile. Ve (siz kadınlarınızı) nikâhlamayın müşrik (Allah'a ortak koşan) erkekler(le), (onlar) mü'min oluncaya, îmân edinceye kadar. Ve elbette bir köle, mü'min (erkek) hayırlı(dır), daha hayırlı(dır) müşrik (Allah'a ortak koşan) (hür) bir erkekten, ve size hoş gelse bile, hoşunuza gitse bile. İşte onlar, davet ederler (sizi) ateşe. Ve Allah, davet ediyor (sizi) cennete, ve mağfiret(e) O'nun (Allah'ın) izni ile, ve açıklıyor kendi âyetlerini insanlar için, insanlara. Umulur ki böylece onlar tezekkür ederler (bir sorunu konuşurlar, hatırlarlar, hatıra getirirler).
Ve yes’elûneke anil mahîd(mahîdi), kul huve ezen, fa’tezilûn nisâe fîl mahîdi, ve lâ takrabûhunne hattâ yathurn(yathurne) fe izâ tetahherne fe’tûhunne min haysu emerekumullâh(emerekumullâhu) innallâhe yuhıbbut tevvâbîne ve yuhibbul mutetahhirîn(mutetahhirîne).
Ve sana (ey Muhammed) soruyorlar, sorarlar (kadınların belirli günlerinden) hayz (ay) hallerinden. De (ki), söyle (ki): "O eza(dır), ıstırap(dır). O taktirde, bu yüzden uzak durun (cinsel olarak) kadın(lardan) hayz (ay) hallerinde, hayz (ay) zamanında (belirli günlerinde), ve onlara yaklaşmayın temizleninceye kadar. Öyle olunca, (öyle) ise, artık, o zaman temizlendikleri zaman öyle olunca, (öyle) ise, artık, o zaman onlara gelin, yanına gidin (biraraya gelin) yerden Allah(ın) size emretti(ği)." Muhakkak ki Allah, sever tövbe edenler(i) (tevvâbin olanları), ve sever temizlenenler(i), temizlenmiş olanlar(ı).
Nisâukum harsun lekum, fe’tû harsekum ennâ şi’tum ve kaddimû li enfusikum vettekûllâhe va’lemû ennekum mulâkûh(mulâkûhu), ve beşşiril mu’minîn(mu’minîne).
Sizin kadınlarınız tarla(dır) sizin için, sizin. O zaman, artık, o halde gelin, yaklaşın sizin tarlanız(a) nasıl dilediniz (dilerseniz). Ve takdim edin (derecelerinizi arttıracak ameller) nefsleriniz için, kendiniz için. Ve takva sahibi olun Allah(a) (karşı), ve bilin sizin ..... olduğunu(zu) O'na mülâki olma(k) (ruhunu O'na (Allah'a) ölmeden önce ulaştırmak). Ve (ey Muhammed) müjdele mü'minler(i).
Ve lâ tec’alûllâhe urdaten li eymânikum en teberrû ve tettekû ve tuslihû beynen nâs(nâsi), vallâhu semîun alîm(alîmun).
Ve kılmayın, yapmayın Allah(ı) siper, mani, engel, (sizi alıkoyan) yeminlerinize, yeminleriniz için ebrar (hayır sahipleri, iyiler, dindarlar, özü sözü doğru olanlar) kimseler olmanız, ve takva sahibi olun, ve ıslâh edin, düzeltin arası(nı) insanlar(ın). Ve Allah, Sem'î'dir (en iyi işitendir), Alîm'dir (en iyi bilendir).
21 Ekim-29 Kasım 2014 Salı-Cumartesi
YK-44(Yunus Katı-Malatya)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder