Kur'an-ı Kerim
2.Cüz
2.Bakara Suresi 142.(286)Ayet'den 2.Bakara Suresi 252.(286)Ayet'e Kadar
Kur'an-ı Kerim 2.Cuz 37.Sayfa 2.Sure Bakara Suresi Ayet 234-237
Vellezîne yuteveffevne minkum ve yezerûne ezvâcen yeterabbasne bi enfusihinne erbeate eşhurin ve aşrâ(aşran), fe izâ belagne ecelehunne fe lâ cunâhe aleykum fî mâ fealne fî enfusihinne bil ma’rûf(ma’rûfi), vallâhu bi mâ ta’melûne habîr(habîrun).
Ve o kimseler, onlar vefat ettirilirler, ölürler sizden, ve geriye bırakırlar eşler(i) dururlar, beklerler kendi kendileri ile, kendi kendilerine dört (ay) aylar(dan), ve on (gündür). Böylece, artık eriştiği zaman, tamamladığı zaman onların eceli, bekleme süresi, o zaman, böylece, artık, günah yoktur sizin üzerinize, size, şey(ler)de yaptılar onların kendileri hakkında ma'rufla, örf ve adete uygun olarak. Ve Allah, şeyleri (zulümleri) yapıyorsunuz (ya işte o şeylerden) (çok iyi) haberdar olan(dır) (Habîr'dir).
Ve lâ cunâhe aleykum fîmâ arradtum bihî min hitbetin nisâi ev eknentum fî enfusikum, alimallâhu ennekum se tezkurûnehunne ve lâkin lâ tuvâıdûhunne sirran illâ en tekûlû kavlen ma’rûfâ(ma’rûfen), ve lâ ta’zimû ukdeten nikâhı hattâ yeblugal kitâbu eceleh(ecelehu), va’lemû ennallâhe ya’lemu mâ fî enfusikum fahzerûh(fahzerûhu), va’lemû ennallâhe gafûrun halîm(halîmun).
Ve günah yoktur sizin üzerinize, size, (bekleme süresi içindeki kadınlara, onlar) hakkında ima ettiniz onu evlenme teklif etmekden kadın(lara), veya örttünüz, gizlediniz içinde, ... de (böyle bir arzuyu) sizin nefsleriniz, kendiniz. Bildi Allah, sizin ..... olduğunuzu onları (hep) zikredeceğinizi, hatırlayacağınızı. Ve lâkin, fakat (sakın) onlarla vaadleşmeyin, sözleşmeyin sır olarak, gizlice, ancak, den başka, hariç (üstü kapalı evlenme isteğiniz dışında), söylemeniz bir söz marufla, örf ve adete uygun olarak. Ve azmetmeyin akid, anlaşma nikâh oluncaya kadar, ulaşır, tamamlanır kitap(ta) (kitapta yazılı olan) onun eceli, onun süresi. Ve biliniz, Allah'ın ..... olduğunu bilir şeyi için(iz)de, ... de (olanı) sizin nefsleriniz, kendiniz! Artık O'ndan sakının. Ve biliniz, Allah'ın ..... olduğunu Gafûr (mağfiret eden, bağışlayan), Halim (yumuşak, sakin, ceza vermekte acele etmeyen)!
Lâ cunâha aleykum in tallaktumun nisâe mâ lem temessûhunne ev tefridû lehunne farîdâh(farîdâten) ve mettiûhunne alel mûsiı kaderuhu ve alel muktiri kaderuh(kaderuhu) metâan bil ma’rûf(ma’rûfi), hakkan alel muhsinîn(muhsinîne).
Günah yoktur sizin üzerinize, size, eğer boşarsanız kadın(ları) henüz kendilerine dokunmadı(ğı)nız, veya takdir ettiniz, tayin ettiniz (farz kıldınız) onlar için, onlara (ama geri veemediniiz) takdir edilen (farz kılınan) miktar, mehir. Ve onları metelandırın, faydalandırın eli geniş olan üzerine (zengin olana) muktedir olduğu (kendi kudreti) kadar, ve dar geçimli olan üzerine (fakir olana) muktedir olduğu (kendi kudreti) kadar meta, mal, fayda ma'rufla, örf ve adete uygun olarak, bir hakk olarak (kalmıştır) muhsinlerin üzerine, muhsinlere.
Ve in tallaktumûhunne min kabli en temessûhunne ve kadfaradtum lehunne farîdaten fe nısfu mâ faradtum illâen ya’fûne ev ya’fuvellezî bi yedihî ukdetun nikâh(nikâhı), ve en ta’fû akrabu lit takvâ ve lâ tensevul fadla beynekum innallâhe bi mâ ta’melûne basîr(basîrun).
Ve eğer onları boşarsanız önceden, daha önceden onlara dokunma(dığı)nız, ve olmuştur size farz kılındı onlar için, onların takdir edilen (farz kılınan) miktar, mehir o zaman, o taktirde yarısı sizin farz kıldığınız miktar, mehir. Ancak, hariç (kadınların bunu) affetmeleri (alacaklaından vazgeçmeleri), veya (erkek) affeder (diğer yarısını da kadına bağıslar) ki o, kimse onun (erkeğin) elinde ahid(i), söz(ü), bağ(ı) nikâh. Ve sizin affetmeniz (diğer yarısını da sizin vermeniz) daha yakın(dır) takvaya, takva sahibi olmanıza. Ve unutmayın fazl(ı), fazilet(i) sizin aranızda. Muhakkak ki Allah, yaptığınız şey(ler)i en iyi gören(dir) (Basîr'dir).
21 Ekim-29 Kasım 2014 Salı-Cumartesi
YK-44(Yunus Katı-Malatya)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder