17 Nisan 2015 Cuma

52.Sayfa

Kur'an-ı Kerim
3.Cüz

2.Bakara Suresi 253.(286)Ayet'den 3.Âli İmrân Suresi 91.(200)Ayet'e Kadar

Kur'an-ı Kerim 3.Cuz 52.Sayfa 3.Sure Âli İmrân Suresi Ayet 23-29

E lem tera ilellezîne ûtû nasîben minel kitâbi yud’avne ilâ kitâbillâhi li yahkume beynehum summe yetevellâ ferîkun minhum ve hum mu’ridûn(mu’ridûne).

Görmedin mi (işte) onlar(ı) nasip verildi (ya) Kitap'tan? Davet edilirler, çağrılırlar Allah'ın Kitab'ına hüküm vermek için, hükmetmek için kendi aralarında. Sonra yüz çevirirler, dönerler bir fırka, bir grup, topluluk onlardan, ve onlar yüz çevirenler, dönenler(dir).

Zâlike bi ennehum kâlû len temessenen nâru illâ eyyâmen ma’dûdât(ma’dûdâtin), ve garrahum fî dînihim mâ kânû yefterûn(yefterûne).

Bu, (onların) sebebiyle(dir) (şöyle) dediler (ki): "Asla bize dokunmaz (dokunamaz, dokunmayacak) ateş ...'den başka sayılı günler('den başka)." Ve onları, kendilerini aldattı (gârra-hûm), dînleri hakkında(ki) iftira etmiş oldukları şeyler.

Fe keyfe izâ cema’nâhum li yevmin lâ raybe fîhi ve vuffiyet kullu nefsin mâ kesebet ve hum lâ yuzlemûn(yuzlemûne).

O zaman, artık, o halde, hasıl, halleri nasıl olacak? Onları topladığımız zaman o gün için onun hakkında şüphe yoktur, olmaz, ve ödenir, karşılığı verildi (yuffîyet), her nefs(e), herkes(e) kazandığı şey(in). Ve onlara (onlar), zulm (zulüm) olunmazlar, haksızlığa uğramazlar (lâ-yuzlemûne).

Kulillâhumme mâlikel mulki tû’til mulke men teşâu ve tenziul mulke mimmen teşâ’(teşâu), ve tuizzu men teşâu ve tuzillu men teşâ’(teşâu, bi yedikel hayr(hayru), inneke alâ kulli şey’in kadîr(kadîrun).

(Ey Muhammed)! De (ki), söyle (ki): " Allah'ım mülkün maliki, sahibi (olan). Mülkü verirsin dilediğin kimseye, ve mülkü (geri) alırsın dilediğin kimseden (de). Ve aziz kılarsın dilediğin kimseyi, ve zelil edersin dilediğin kimseyi (de). 'Hayır' Senin elinde(dir)." Muhakkak ki Sen, her şeye kaadir(sin), kudret sahibi(sin).

Tûlicul leyle fîn nehâri ve tûlicun nehâra fîl leyl(leyli), ve tuhricul hayya minel meyyiti ve tuhricul meyyite minel hayy(hayyi), ve terzuku men teşâu bi gayri hısâb(hısâbın).

Geceyi sokarsın gündüzün içine, ve gündüzü sokarsın gecenin içine (de). Ve canlıyı çıkarırsın ölüden, ve ölüyü çıkarırsın canlıdan (da). Ve rızıklandırırsın, dilediğin kimseyi, hesapsız (gayri-l hısâb).

Lâ yettehizil mu’minûnel kâfirîne evliyâe min dûnil mu’minîn(mu’minîne), ve men yef’al zâlike fe leyse minallâhi fî şey’in illâ en tettekû minhum tukâta(tukâten), ve yuhazzirukumullâhu nefseh(nefsehu), ve ilallâhil masîr(masîru).

Edinmesin, mü'minler kâfirleri dostlar (evliyâe) (yani) mü'minlerden başkasını . Ve ki)m yaparsa bunu , o zaman değildir Allah'dan bir şeyde (rahmet ve fazlda). Sakınmak için (dost) olması hariç onlardan korunmak. Ve Allah, sizi sakındırır onun kendisi (takva sahibi olmanızı ister). Ve dönüş Allah'adır (ruhun ulaşacağı makam, Allah'ın Zat'ıdır). 

Kul in tuhfû mâ fî sudûrikum ev tubdûhu ya’lemhullâh(ya’lemhullâhu), ve ya’lemu mâ fîs semâvâti ve mâ fîl ard(ardı), vallâhu alâ kulli şey’in kadîr(kadîrun).

(Ey Muhammed)! De (ki), söyle (ki): "Eğer gizleseniz sinelerinizde olan(ı), veya onu açıklarsınız (da), Allah onu bilir. Ve (Allah) bilir, göklerde olan şeyleri, ve yerde olan şeyleri." Ve Allah, her şeye kaadir(dir) ( kudret sahibidir).

8 Aralık 2014-16 Nisan 2015 Pazartesi-Perşembe

YK-44(Yunus Katı-Malatya)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder