Kur'an-ı Kerim
3.Cüz
2.Bakara Suresi 253.(286)Ayet'den 3.Âli İmrân Suresi 91.(200)Ayet'e Kadar
Kur'an-ı Kerim 3.Cuz 54.Sayfa 3.Sure Âli İmrân Suresi Ayet 38-45
Hunâlike deâ zekeriyyâ rabbeh(rabbehu), kâle rabbi heblî min ledunke zurriyyeten tayyibeh(tayyibeten), inneke semîud duâ’(duâi).
Orada, işte orada Zekeriyya (a.s) dua etti Rabbine, dedi (ki): "Rabbim, bana bağışla Senin katından (bir) zürriyyet, (bir) nesil temiz, tertemiz, muhakkak ki Sen, duayı işitensin (semî-ud dua)".
Fe nâdethul melâiketu ve huve kâimun yusallî fîl mihrâbi, ennallâhe yubeşşiruke bi yahyâ musaddikan bi kelimetin minallâhi ve seyyiden ve hasûran ve nebiyyen mines sâlihîn(sâlihîne).
Bunun üzerine, melekler ona (Zekeriyya a.s'e) nida etti(ler) (bildirdiler), ve o (Zekeriyya a.s) ayakta (kaim olarak) namaz kılıyor(du) mihrapta: "Allah, ... olduğunu, seni (sana) 'Yahya' ile müjdeliyor, tastik edici olan, tastik edici olarak bir kelime ile, Allah'tan (Hazreti İsa ile), ve seyyid (seyyiden), peygamber soyundan gelen, ve son derece nefsine hakim (hasûran), ve peygamber (nebiyyen), salihlerden (min-es sâlihîn)."
Kâle rabbi ennâ yekûnu lî gulâmun ve kad beleganiyel kiberu vemraetî âkir(âkirun), kâle kezâlikellâhu yef’alu mâ yeşâ’(yeşâu).
(Zekeriyya a.s) Dedi (ki): "Rabbim benim nasıl olur (bir) erkek çocuk(um), (bir) oğul(um) (gulâmun)? Ve bana erişmiştir ihtiyarlık (el kiberu). Ve benim kadınım (da) kısırdır. (Allah da) Dedi (ki) (buyurdu ki):"İşte böyle, Allah dilediğini yapar (Allah-u yef'alu mâ yeşâu)."
Kâle rabbic’al lî âyeh(âyeten), kâle âyetuke ellâ tukellimen nâse selâsete eyyâmin illâ remzâ(remzan), vezkur rabbeke kesîran ve sebbih bil aşiyyi vel ibkâr(ibkâri).
(Zekeriyya a.s) Dedi (ki): "Rabbim benim için kıl (ver), bir delil (bir alâmet, bir işaret)."
(Allah da) Dedi (ki) (buyurdu ki): "Senin delilin (alâmetin, işaretin), insanlarla konuşmaman(dır) üç gün(ler) rumuzdan (işaretten) başka. Ve zikret (uzkur) Rabbini çok(ca), ve (O'nu) tesbih et (sebbih) akşam, ve sabah."
Ve iz kâletil melâiketu yâ meryemu innallâhastafâki ve tahhareki vestafâki alâ nisâil âlemîn(âlemîne).
Ve (şöyle) demiş(ler)di melekler: "Ey Meryem muhakkak ki Allah, seni seçti (üstün kıldı, estâfa-ki), ve tertemiz yarattı (seni temizledi), ve seni seçti (üstün kıldı, estâfa-ki) âlemlerin kadınları üzerine."
Yâ meryemuknutî li rabbiki vescudî verkai mear râkiîn(râkiîne).
Ey Meryem! Kânitîn ol (Rabb'inin huzurunda huşû ile dur) Rabbin için, ve secde et (uscudî), ve rükû edenlerle birlikte rükû et (irkai mea er râkiîne).
Zâlike min enbâil gaybi nûhîhi ileyk(ileyke), ve mâ kunte ledeyhim iz yulkûne eklâmehum eyyuhum yekfulu meryeme, ve mâ kunte ledeyhim iz yahtesımûn(yahtesımûne).
İşte bu, haberlerinden(dir) gayb, onu sana vahyediyoruz. Ve sen ... değildin onların yanında, (onlar) attıkları zaman (kura çekmek için) kalemleri(ni) (eklâme-hum), "Onların hangisi Meryem'e, kefil (vekil) olacak (bakımını üstlenecek)?" Ve sen ... değildin onların yanında, onlar tartışıyorlar(dı) (tartışırken de).
İz kâletil melâiketu yâ meryemu innallâhe yubeşşiruki bi kelimetin minhu, ismuhul mesîhu îsebnu meryeme vecîhan fîd dunyâ vel âhırati ve minel mukarrabîn(mukarrabîne).
(Şôyle) Deemiş(ler)di melekler: "Ey Meryem! Muhakkak ki Allah, seni müjdeliyor bir kelime ile Kendinden (O'ndan). Onun ismi (adı) "Mesih, Meryem oğlu Îsa(dır). Şerefli(dir) (itibarlıdır) dünyada, ve ahirette, ve (Allah'a) yakın olanlardan(dır) (mukarrebînlerdendir)."
8 Aralık 2014-16 Nisan 2015 Pazartesi-Perşembe
YK-44(Yunus Katı-Malatya)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder