Kur'an-ı Kerim
3.Cüz
2.Bakara Suresi 253.(286)Ayet'den 3.Âli İmrân Suresi 91.(200)Ayet'e Kadar
Kur'an-ı Kerim 3.Cuz 59.Sayfa 3.Sure Âli İmrân Suresi Ayet 78-83
Ve inne minhum le ferîkan yelvûne elsinetehum bil kitâbi li tahsebûhu minel kitâbi ve mâ huve minel kitâb(kitâbi), ve yekûlûne huve min indillâhi ve mâ huve min indillâh(indillâhi), ve yekûlûne alâllâhil kezibe ve hum ya’lemûn(ya’lemûne).
Ve muhakkak ki onlardan (Ehli Kitap'tan) bir grup mutlaka, eğip bükerler dillerini Kitab'ı okurken, sizin onu (okuduklarını) zannetmeniz için(dir) Kitab'dan, ve o değildir Kitab'dan. Ve derler (diyorlardı) (ki): "O, Allah'ın katından(dır).", ve O, değildir Allah'ın katından, ve derler (diyorlardı). (Onlar), Allah'a karşı (Allah'ın üzerine) yalan söyledi(ler), ve onlar biliyorlar (bilirler).
Mâ kâne li beşerin en yu’tiyehullâhul kitâbe vel hukme ven nubuvvete summe yekûle lin nâsi kûnû ıbâden lî min dûnillâhi ve lâkin kûnû rabbâniyyîne bi mâ kuntum tuallimûnel kitâbe ve bimâ kuntum tedrusûn(tedrusûne).
Olamaz (olmaz, olmadı, mümkün değildir) bir insan için, Allah ona (Allah kendisine) vermesi(neden) kitap, ve hikmet, ve peygamberlik (nebilik), sonra (onun) der (ki) (demesi) insanlara: " Olun kul Allah'tan başka (bana)." Ve lâkin (fakat), (der ki): "Olun(uz) Rabbani (kendini Rabb'e adamış) (kullar)." Sebebiyle(dir) (... den dolayısıyladır) siz oldunuz (ya) siz kitabı öğretiyorsunuz, ve sebebiyle(dir) (... den dolayısıyladır) siz oldunuz (ya) tedris ediyorsunuz (okuyup öğreniyorsunuz).
Ve lâ ye’murekum en tettehizûl melâikete ven nebiyyîne erbâbâ(erbâben), e ye’murukum bil kufri ba’de iz entum muslimûn(muslimûne).
Ve size (diye) emretmez: "Edinmenizi melekleri, ve peygamberleri Rab'ler (tanrılar)!" Size emreder mi küfrü (inkârı), sonra siz ... olduğunuz zaman müslümanlar (Allah'a teslim olanlar)?
Ve iz ehazallâhu mîsâkan nebiyyîne lemâ âteytukum min kitâbin ve hikmetin summe câekum resûlun musaddikun limâ meakum le tu’minunne bihî ve le tansurunnehu, kâle e akrartum ve ehaztum alâ zâlikum ısrî, kâlû akrarnâ, kâle feşhedû ve ene meakum mineş şâhidîn(şâhidîne).
Ve Allah, aldığı zaman misak (söz), peygamberler(den) (nebilerden): "Olduğu zaman size verdim (kitaptan) kitabı, ve hikmet(i). Sonra size geldi(gi) (zaman) (bir) Resûl tasdik eden, o şeyi (Allah'ın size verdiği kitapları) sizinle beraber (olan), mutlaka O'na îmân edeceksiniz, ve mutlaka O'na yardım edeceksiniz." Dedi (ki) (söyledi ki, buyurdu ki): " İkrar ettiniz mi (kabul ettiniz mi)?, ve aldınız mı bunu (ahdimi) üzerinize ağır (zor)?" (Onlar da) Dediler (ki): “İkrar ettik (kabul ettik)." (Allahû Teâlâ da) Dedi (ki) (buyurdu ki): “Öyle ise (o zaman) şahit olun, ve Ben, sizinle beraberim şahitlerden.”
Fe men tevellâ ba’de zâlike fe ulâike humul fâsikûn(fâsikûne).
Artık kim yüz çevirir(se) (dönerse) (nebilerden sonra gelecek olan bu Resûl'ü inkâr ederse), bundan sonra işte onlar, onlar fâsıklar(dır) (fıska düşenlerdir).
E fe gayre dînillâhi yebgûne ve lehû esleme men fîs semâvâti vel ardı tav’an ve kerhen ve ileyhi yurceûn(yurceûne).
(Onlar), Hâlâ başkasını mı Allah'ın dîni(nden) arıyorlar (istiyorlar)? Ve O'na teslim oldu(lar); kim varsa göklerde (semâlarda), ve yeryüzünde, (hepsi( tav'an, ve kerhen (isteyerek, ve istemeyerek),ve (onlar), O'na (Allah'a), geri döndürülecekler.
8 Aralık 2014-16 Nisan 2015 Pazartesi-Perşembe
YK-44(Yunus Katı-Malatya)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder