17 Nisan 2015 Cuma

58.Sayfa


Kur'an-ı Kerim
3.Cüz

2.Bakara Suresi 253.(286)Ayet'den 3.Âli İmrân Suresi 91.(200)Ayet'e Kadar

Kur'an-ı Kerim 3.Cuz 58.Sayfa 3.Sure Âli İmrân Suresi Ayet 71-77 

Ya ehlel kitâbi lime telbisûnel hakka bil bâtılı ve tektumûnel hakka ve entum ta’lemûn(ta’lemûne).

Ey Kitap Ehli (ehli kitap, kitap sahipleri, kitab verilenler)! Niçin, karıştırıyorsunuz? Hakkı (gerçeği), batıl (boş şeyler) ile. Ve (niçin), gizliyorsunuz? Hakkı (gerçeği). Ve (üstelik) siz (birde) biliyorsunuz.

Ve kâlet tâifetun min ehlil kitâbi âminû billezî unzile alellezîne âmenû vechen nehâri vekfurû âhirahu leallehum yerciûn(yerciûne).

Ve dedi(ler) (ki) bir grup (topluluk, taife) kitap ehlinden (kitap verilenlerden), (diğerlerine): "Îman edin ona ki (ona) indirildi (ya) onlar âmenû oldular (îmân ettiler), gündüz; ve inkâr edin onun (günün) sonunda (akşamleyin). Umulur ki böylece onlar (dînlerinden) dönerler."

Ve lâ tu’minû illâ li men tebia dînekum, kul innel hudâ hudallâhi en yu’tâ ehadun misle mâ ûtîtum ev yuhâccûkum inde rabbikum, kul innel fadla bi yedillâh(yedillâhi), yu’tîhi men yeşâu, vallâhu vâsiun alîm(alîmun).

Ve (Ehli Kitap): “İnanmayın (îmân etmeyin) o kimseden başka(sına) sizin dîninize tâbî oldu (uydu).” (dediler). (Habibim onlara) De (ki) (söyle ki): “Muhakkak ki hidayet (Allah'a hristiyanlar) Allah'ın hidayetidir (Allah'ın Kendisine ulaştırmasıdır, İnsanın ruhunun ölmeden önce Allah’a ulaşmasıdır). Verilmesi(dir) bir başkası(na) (bir kimseye), (bir) benzer(inin) size verilen şey(in).” Yoksa onlar, sizinle çekişiyorlar mı, Rabbiniz'in huzurunda? (Onlara) De (ki) (söyle ki): “Muhakkak ki fazilet (fazl) Allah’ın elinde(dir). Onu verir dilediği kimseye (dilediğine).” Ve Allah, Vâsi’dir (ilmi geniştir, herşeyi kapsar), Alîm'dir (en iyi bilendir).

Yahtassu bi rahmetihî men yeşâ’(yeşâu), vallâhu zul fadlil azîm(azîmi).

Tahsis eder Rahmetini dilediği kimse(ye) (dilediğine). Ve Allah, “Fazl (fazilet) Sahibi(dir) Büyük."

Ve min ehlil kitâbi men in te’menhu bi kıntârin yueddihî ileyk(ileyke), ve minhum men in te’menhu bi dînârin lâ yueddihî ileyke illâ mâ dumte aleyhi kâimâ(kâimen), zâlike bi ennehum kâlû leyse aleynâ fîl ummiyyîne sebîl(sebîlun), ve yekûlûne alâllâhil kezibe ve hum ya’lemûn(ya’lemûne).

Ve ...den, ...dan kitap ehli(n)den) (ehli kitapdan,kitap sahillerinden), (öyle) kimseler (kimse) (var ki); eğer onu (emaneti), ona emanet etsen kantar kantar (kantarlarca, tartı ile, ölçü ile) (altını), onu (emaneti) iade eder (geri verir) sana. Ve (yine) onlardan (öyle) kimseler (kimse) (var ki); eğer onu (emaneti), ona emanet etsen bir dinar, onu (emaneti) iade etmez (geri vermez) sana, ancak, devamlı olmadıkça onun üzerine, dikilici (ayakta durucu). İşte bu, hiç şüphesiz onların, dediler (ki): "Değildir (yoktur), bizim üzerimize (bize) ümmîler hakkında (okuma yazma bilmeyenler) bir yol (sorumluluk).", ve diyorlar(dı). (Onlar), Allah'ın üzerine yalan söyledi(ler), ve onlar biliyorlar.

Belâ men evfâ bi ahdihî vettekâ fe innallâhe yuhibbul muttekîn(muttekîne).

Hayır, (öyle değil)! Kim (Allah ile olan) yerine getirdi (vefa etti, ifa etti) ahdini (yeminini), ve takva sahibi oldu (olursa), o taktirde (o zaman) muhakkak ki Allah, sever takva sahipleri(ni).

İnnellezîne yeşterûne bi ahdillâhi ve eymânihim semenen kalîlen ulâike lâ halaka lehum fîl âhırati ve lâ yukellimuhumullâhu ve lâ yenzuru ileyhim yevmel kıyâmeti ve lâ yuzekkîhim ve lehum azâbun elîm(elîmun).

Muhakkak ki onlar; Satarlar Allah’ın ahdini, ve yeminlerini az bir değer(e). İşte onlar (bir) nasip yoktur onlar için ahirette. Ve onlarla konuşmayacak Allah, ve nazar etmeyecek (bakmayacak) onlara kıyâmet günü. Ve (Allah) onları temize çıkarmayacak, ve onlar için elim (bir) azap (acı bir azap), (vardır).

8 Aralık 2014-16 Nisan 2015 Pazartesi-Perşembe

YK-44(Yunus Katı-Malatya)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder